yaralar.com https://www.yaralar.com Yara, Yara Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, yaralar.com Tue, 17 Nov 2015 00:00:00 +0000 Mon, 16 Sep 2019 00:00:00 +0000 60 Ayakta Çıkan Yaralar https://www.yaralar.com/ayakta-cikan-yaralar.html Tue, 09 Oct 2018 09:27:03 +0000 Ayakta Çıkan Yaralar, Çokça görülen bir rahatsızlıktır. Genellikle yaşı ilerlemiş kişilerde daha çok rastlanır. Bu durumun çok yaygın bir şekilde görülmesinin tabi ki de geçerli bir nedeni vardır. Ayaklar insan vücudunda Ayakta Çıkan Yaralar, Çokça görülen bir rahatsızlıktır. Genellikle yaşı ilerlemiş kişilerde daha çok rastlanır. Bu durumun çok yaygın bir şekilde görülmesinin tabi ki de geçerli bir nedeni vardır. Ayaklar insan vücudunda en çok bakterilerle temas eden bölgelerden biridir. Birde sürekli ayakların ayakkabı içerisinde kalması bakterilerin çoğalması gibi durumlardan dolayı ayak yaraları sorunları meydana gelir. Ayakta çıkan yara denildiğinde ayakların altında görülen nasırlar kastedilmektedir. Bu nasırlar genellikle sürekli olarak ayakta olan ve ayakları sürekli ayakkabı içerisinde olan kişilerde görülmektedir. Ayakta çıkan yaralar bazen kişilerde yanlış ayakkabı giyilmesi sonucunda da oluşabilir. Ayak sağlığı için doğru ayakkabı seçimi de önemlidir. Eğer sizlerde sürekli ayakta veya çok uzun süre ayaklarınız ayakkabı içerisinde ise ayakkabı seçiminde dikkatli olmalısınız. Aksi taktirde bir süre sonra bu önünüze daha büyük bir sorun olarak çıkabilir.

İleri ki yaşlarda görülen sorunlara neden bir durum olan ayaktaki yaralar genellikle ayak altındaki derinin çok fazla ezilmesi nedeni ile sertleşmesi ve bazı enfeksiyonların o bölgede çoğalması nedeni ile oluşmaktadır. Bu yaraların çok büyük zararları olabilir. Ağrı, kanama ve çatlama gibi durumlara neden olmaktadır. Bu durumda hemen bir müdahale etmek gerekebilir. Aksi taktirde bu enfeksiyonların kana karışarak farklı hastalıklar meydana getirebilir. Bu yüzden uzman bir doktora başvurmalısınız. Ayaktaki yaralarının birçok sebebi bulunur. Bunlar;
  • Ayağın altında görülen ağrılar ve aynı zamanda görülen kızarıklıklardır. Meydana gelen kızarıklıklar bazen bölgesel bazen de daha yaygın bir şekilde görülmektedir. Bazen şişme durumları da görülebilir.
  • Ayakta çıkan yaralarda bölgesel his kayıpları da bu durumun belirtilerinden biridir. Bu gibi problemler birçok zaman kişilerde ayak altında yara sorunu ile sonuçlanabilir.
Ayakta Çıkan Yaralar Tedavisi

Ayakta çıkan yaralar tedavisi genellikle yaranın türüne bakılarak yapılmalıdır. Fakat genel olarak antibiyotikler ve ağrı kesici ilaçlar ya da merhemler verilerek hastanın üzerindeki hastalık belirtisi azaltılmaya çalışılır. Bazen bitkisel tedavi yöntemi de etkili olabilir. Öncelikle bir doktora başvurmalıyız daha sonra ya tıbbi ilaçlarla ya da bitkisel ilaçlarla tedavi uygulamalıyız.
]]>
Rahim Yarası Dondurma Sonrası https://www.yaralar.com/rahim-yarasi-dondurma-sonrasi.html Wed, 10 Oct 2018 01:13:12 +0000 Rahim Yarası Dondurma Sonrası: Kriyoterapi olarakta adlandırılan bu tedavide rahimde, rahim ağzında olan anormal dokular dondurularak işlem yapılmaktadır. Rahimde yara bu bölgede farklı hücrelerin yerleşimiyle beraber oluşan fark Rahim Yarası Dondurma Sonrası: Kriyoterapi olarakta adlandırılan bu tedavide rahimde, rahim ağzında olan anormal dokular dondurularak işlem yapılmaktadır. Rahimde yara bu bölgede farklı hücrelerin yerleşimiyle beraber oluşan farklılıktan kaynaklanmaktadır. Bu yöntem ile yapılan tedavide prob adlı bir alet uygulama yapılan dokuya temas ettirilerek dondurma için kullanılacak gaz prob içinden geçirilir, prob ucu yaklaşık -90 derecede soğutulmalıdır. Bu işlemde yapılan soğutma esnasında kullanılan gazın basınç ile  prob ucuna itilmesiyle beraber, gaz ani bir şekilde hacmen genişler ve çevreden ısı çekerek probun ucu soğur. Dokunun prob ile temas etmesi donmasına neden olmaktadır. Rahimde yara dondurma tedavisinde kullanılan gaz genellikle karbon dioksit ya da sıvı nitrojendir. Yapılan işlem genellik ile 3-4 dakikada tamamlanmaktadır. Fakat uygulama 1-2 defa yapıldıktan sonra, ortalama olarak 15 dakikada tedavi sonlandırılmalıdır.

Rahimde yara dondurma işlemi jinekolojik muayene masasında uygulanmalıdır. Aynı normal muayene yapılacak şekilde  vajinaya spekulum konularak serviks görünür hale getirilir ve kriyoterapi işlemi uygulanır. Burada en fazla karşılaşılan problemlerden bir tanesi de, probun kayarak vajina duvarına değmesi ve ağrıya neden olmasıdır. Şayet dondurulan bölgenin asimetrik olması gibi bir sorun olur ise, prob seçiminin uygun şekilde yapılması halinde düzeltilebilinir.

Rahim Yarası Dondurma Sonrası Tansiyon Değerleri;

Nadiren vagal refleks denilen sorundan hastada tansiyon düşüklüğüde yaşana bilinir. Hastalarda 1-2 hafta kadar şiddetli bir akıntı olabilmektedir. Tedaviden sonra birkaç ay hastadan smear alma işlemi zorlaşır. Çünkü smear alınacak alan rahim ağzının içine doğru kayabilir. Ayrıca tedavinin başarısız olma riski de bulunmaktadır.  Hastalardaki yaralanma riski oranı çok düşüktür. Oldukça hızlı ve kolay uygulanabilen bir yöntemdir. Üstelik tedavi maliyeti de diğer yöntemlere oranla daha azdır. Anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. 

Rahim Yarası Dondurma Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler;

Hastalar uygulamadan sonra normal yaşamlarına hemen geri dönebilir. Hastaların üreme sisteminde herhangi bir olumsuzluğa neden olmayan bir işlemdir. Tedaviden sonra 3 ila 4 hafta devam eden sulu akıntı ölü hücrelerin atılmasını sağlayan bir akıntıdır. Bu akıntı genellik ile kokulu olandır. Bu süreçte rahim ağzı enfeksiyon ve travmalara açık olduğundan dolayı, havuz ve jakuziden kaçınılması, tampon kullanılmaması, cinsel ilişkide bulunulmaması, vajinal duş alınmaması gerekmektedir. 3 ay sonra pap smear yapılmalı ve kontrol sağlanmalıdır. Bundan sonra 2 yıl süre ile 6 ayda bir bu işlem tekrarlanmalıdır. Çünkü tekrarlayan yaralar en fazla 2 yılda ortaya çıkmaktadır. Yapılan test ile lezyon belirlenir ise, biyopsi ya da LEEP işlemi yapılması gerekebilir.
]]>
Gebelikte Rahim Ağzı Yarası https://www.yaralar.com/gebelikte-rahim-agzi-yarasi.html Wed, 10 Oct 2018 14:06:11 +0000 Gebelikte rahim ağzı yaraları, insanlar tarafından  rahimde yara veya rahim ağzında yara olarak bilinen"servisit" jinekolog hekimlerinin asına oldukları jinekolojik problemlerden birisidir. Rahim ağzı yaraları genel anlam Gebelikte rahim ağzı yaraları, insanlar tarafından  rahimde yara veya rahim ağzında yara olarak bilinen"servisit" jinekolog hekimlerinin asına oldukları jinekolojik problemlerden birisidir. Rahim ağzı yaraları genel anlamı ile cervicit (servisit) rahim ağzı dokusunun iltihabıdır.  Servisit genel olarak mikrop kapmasına bağlıdır, ancak bazen irritasyon ya da travma sonrası da meydana gelebilir. Bir çok kadında hayatının bir döneminde rahim ağzı yaralanma sorunuyla yüzleşir. Kaç yaşında  olursa olsun  cinsel ilişkiye giren ve buna devam eden her kadın servisit için uygun bir adaydır.Kasık ağrısı ve vajinal akıntısı olan kadınların çoğunda farklı hastalıklarla beraber de rastlanılan bu rahatsızlığın bulunmasi anormal bir durum değildir.Belirtileri diğer pek çok hastalığa benzediği ve spesifik yakınmalar yaratmadığı için kadınların bu rahatsızlıklarını önceden fark etmeleri yada  rahim ağzı yaralarının ilerlemesine rağmen  kendi kendine servisitten şüphelenmesi zordur.

Gebelikte rahim ağzı yaralarının belirtileri,

Rahim ağzı yaralarının ilk belirtileri adet kanamasının ardındaki dönemde ortaya çıkan vajinal akıntıdır. Diğer belirtiler arasında anormal vajinal kanama, kaşınma, vajinada yanma, cinsel münesebet esnasında  ağrı, ilişki sonrasında kanama, idrar yaparken yanma ve bel ağrısı bu belirtilerde sayılır. Rahim ağzı yaraları ilk başladığında herhangi bir bulguya rastlanılmasada lakin yaralar ilerledikçe kötü kokulu ve iltihabi bir akıntı ortaya çıkar. Rahatsızlık ilerledikçe ve tedavi edilmemiş bir servisit mukus (serviks salgısı) yapısını kötüleştirerek spermlerin servikal kanala ulaşmasını engelliye bilir ve bu şekilde kısırlığa sebep olabilir.

Gebelikte rahim ağzı yaralarının tedavisi nasıl yapılır

Eğer rahim ağzı yaraları ilerlemiş veya altta yatan etkenin tedavisine rağmen meydanda gerileme yoksa bu bölgedeki anormal hücreleri tahrip etmek için bazı küçük cerrahi girişimler yapılabilir. En çok kullanılan tedavi yöntemleri şunlardır;

  • Koterizasyon (yakma)
  • Krioterapi (dondurma) 
  •  Lazer 
  • Bu yöntemlerin hepsinde de aynı sonuç için çalışılır: iltihabi dokunun öldürülerek yaranın adeta dağlanması.
Koterizasyon (yakma); Koterizasyon ısı yardımı ile tahrip etmektir. Halk arasında bu işleme "yara yakma" adı verilir. Kronik servisitteki  en eski ve en klasik yöntemdir. Kalem şeklinde bir probun ucundan elektrik akımı geçirilerek ısı elde edilir. Beş  dakikadan az  süren bu işlem esnasında çok azda olsa ağrı olabilir. bununla beraber suda bilinmeliki; Binde bir ihtimalde olsa yara yakma operasyonlarından sonra  nedbe dokusu rahim ağzı kanalında tıkanmalara yol açabilir.

Kriyoterapi (dondurma); Krioterapi ise sıvı karbondioksit veya azot yardımı ile normal olmayan dokuların dondurulmasıdır. Buna da halk arasında "yara dondurma" ismi verilir.
Koterizasyon ( yara yakma ) metoduna kıyasla daha fazla artısı vardır. Daha az ağrı hissedilir  ve daha kontrollü bir doku tahribiyle cerrahi operasyon sonuçlanır, ve haliyle daha az nedbe dokusu oluşmasını sağlar. Bu nedenle servikal kanalda daralmaya yol açmaz.

Lazer; Dokuların lazer ile tahrip edilmesidir. Kriyoterapiye kıyasla bir artısı yoktur.
Bu tedavi yöntemlerin hangisiyle sonuca varılınırsa varılsın, hücrelerin tahrip edilmesininden sonraki ilk  10 ile 15 gün içerisinde  kirli bir vajinal akıntı görülmesi kaçınılmazdır. Bu süre zarfında lekelenme şeklinde kanamalar olabilir, bundan dolayı bu cerrahi operasyonlardan sonra 20 -25 güne kadar cinsel ilişkiden sakınmak gerekir. Tamamen iyileşme bazen iki ay kadar bir zaman alabiliyor.

]]>
Dudak İçi Yarası Nasıl Geçer https://www.yaralar.com/dudak-ici-yarasi-nasil-gecer.html Wed, 10 Oct 2018 14:06:32 +0000 Dudak İçi Yarası Nasıl Geçer; Aft yada ağız ülseri olarak da isimlendirilen dudak içi yaraları tıp alanında sebebi halen tam olarak bilinmeyen doku bozukluklarıdır. Ortası gri, beyaz veya sarı renkli olan bu dudak içi yaralar Dudak İçi Yarası Nasıl Geçer; Aft yada ağız ülseri olarak da isimlendirilen dudak içi yaraları tıp alanında sebebi halen tam olarak bilinmeyen doku bozukluklarıdır. Ortası gri, beyaz veya sarı renkli olan bu dudak içi yaraları uçuk ile aynı şey değildir. Oldukça can yakan bu yaralar dudak içerisinde oluşur ve dilde, yanaklarda, damakta yada diş etinde ortaya çıkar. Çoğu zamanda aynı anda 2-3 tane yara oluşur. Dudak içi yaralarının daha çok bayanları etkilediği görülmek ile beraber çocuk yaştan itibaren hemen her kişide görülür. 7 ve 10 gün arasında iyileşir ve yeniden oluşup oluşmayacağı da kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Sebebi tam olarak bilinmiyor dedik ama aft üstünde etkili olduğu düşünülen çeşitli birçok faktörler oluşan bu dudak içi yaralarını etkileyen sebepler bulunmaktadır. Yiyeceklerden tutunda diş macununa kadar uzanan etkenler sayılır. Bu etkenleri sıralamadan önce dudak içi yaralarının bulaşıcı olmadığını da ilave edelim. 

Dudak İçi Yaralarını Tetikleyen Etkenler

Alerji: Yiyecek alerjilerinin yüzde doksanında kabuklu deniz mahsulleri, buğday, süt, balık, fıstık, soya ve fındık gibi yiyecekler ile alakalı alerji çeşitlerini tetiklediği görülür. Çilek, glüten, inek sütü proteinleri, limon, çikolata, incir, tarçın, domates, ceviz ve badem dudak içinde aft çıkmasına neden olur. Histamin salgılanması sonrasında dudakta doku ve hücreler hasar görür. Alerjik semptomların biri olarak da dudak içi yaraları meydana gelir. 

Fiziksel Travma: Çok sıcak yiyecek yada içecekler, yanlışlıkla yanağı ısırmak, protez dişler, sivri bir nesne sebebi ile dudak içinin tahriş olması dudak içinde yaralara sebep olur. Bunlarda fiziksel travmaya örnektir. 

Mide Mikrobu: Heliko bacter pilori ismi ile bilinen mide mikrobu B12 gibi bazı vitamin eksikliklerinin yanı sıra dudak içi yaralarına da neden olur. Aft sebepleri araştırılır iken genelde atlanır fakat ülser gibi çeşitli birçok mide hastalıklarına da neden olan mide mikrobu son derece yaygın olan bir sağlık problemidir. Aft probleminin altında eğer mide mikrobu yatmakta ise bu durum tedavi edilmeden aft rahatsızlığından kurtulmakta mümkün olmaz. 

Vitamin Ve Demir Eksikliği: Vitamin ile demir eksikliği özellikle de B12, B3, B9 (folik asit) vitaminlerinin eksikliği dudak içindeki yaraları tetiklemektedir. Bu vitaminler sinir sistemi ve cilt sağlığını, kan ve hormon hücresi üretmek gibi eksikliğinde dudak içi yaralarının görüldüğü konularda yardımcı olmaktadır. Vitamin eksikliği ayrıca da bağışıklık sisteminin zayıf olması ve kötü beslenmeye de işaret eder. Her iki durumda dudak içi yaralarını tetikleyen durumlardır. Eğer başka bir sebep yok ise dudak içi yaralarının sebebini anlayabilmek içinde beslenme alışkanlıklarınızı mutlaka bir düzene koymanız gerekir. 

Yiyecekler: Asitli içecekler ve yiyecekler dudak içi yarasını tetiklemektedir. Burada asitli içeceklerden kast yalnızca gazoz ve kola gibi içecekler değildir. Mesela portakal suyu dudak içi yarası olan kişilerde veya hassas bir dudak dokusuna sahip olan kişilerde en çok soruna neden olan içeceklerin en başında gelmektedir. Yalnızca portakalın değil genel olarak turunçgillerin asit oranı diğer yiyeceklere göre çok daha fazla olur. Asit seviyesi yüksek olan meyvelerin yanı sıra çerez, sirke, turşu, sirkeli soslar, acılı yiyecekler, tuzlu yiyecekler ve baharatlı yiyeceklerde pek çok kimyasal içeren hazır besinler dudakta aft oluşmasını tetikler. Dudak içinde aft oluşmasından bir, iki gün öncesine kadar yemiş olduğunuz her şeyi gözden geçirerek size neyin dokunduğuna dair bir ip ucu yakalamaya çalışmalısınız. 
]]>
Ağız Ve Diş Eti Yaraları https://www.yaralar.com/agiz-ve-dis-eti-yaralari.html Wed, 10 Oct 2018 17:11:13 +0000 Ağız ve diş eti yaraları; mikroplar için oldukça kolay bir giriş yeri olan ağız bakteri ve mikropları alarak ağız ve diş eti bakterilerin sebep olur. Ağzı her an açık bir konumda bulan mikroplar kolay bir şekilde ağız yoluy Ağız ve diş eti yaraları; mikroplar için oldukça kolay bir giriş yeri olan ağız bakteri ve mikropları alarak ağız ve diş eti bakterilerin sebep olur. Ağzı her an açık bir konumda bulan mikroplar kolay bir şekilde ağız yoluyla mikropları vücudunuza ulaştırır.  Bu yüzden ağız ve diş eti bakımı son derece önemlidir.  Ağız yoluyla bulaşan bakteriler, diş eti plaklarına yerleştirerek ciddi sorunların yaşanmasına sebep olur.  Diş eti yaralarının en büyük sebebi olan enfeksiyon, ağız bakımının yapılmamasına bağlı olarak oluşur.  Diş enfeksiyonunun yaşanmamsı için günde en az 2 defa dişleri fırçalayıp, ağız bakımına önem vermek gerekir.

Ağız bakımı çocuklara erken yaşta kazandırılmaya başlanması dış eti yaralarının oluşmamasını sebep olur. Ağız ve dış eti yaralarının temel sorunu olan magnezyum eksikliği ve kalsiyum eksikliği büyük ölçüde ağız sağlığını etkiler. Beslenme şekli ağız ve diş eti için son derece önemlidir. Ağız ve diş eti yaralarının temel sorunlarından biri olan çürük ve yiyecek atıklarının diş eti arlarında kalarak ağrı ve kanama yapmasıdır. Bu sorunlara çözüm bulabilmek için diş eti ipi kullanmak ve dişleri iyice fırçalamak oluşacak ağız yaralarının önlenmesine yardım sağlar.

Ağız ve diş eti yaralarının bitkisel tedavisi;

Bu bitkisel tedaviler evde kolaylık ile uygulanabilir. Öncelikle her yeni güne başlarken ılık su ile ağzı çalkalayıp, dişleri fırçalamak ağız içinin temizlenmesini sağlayarak yara oluşmamasına yardımcı olur. 
  • Ada çayı; diş eti yaralarının oluşmaması ve oluşan yaraların kurumasını sağlar. Ada çayı dinlendikten 5 dakika sonra ağız içinde gargara yapılarak ağız temizliği sağlanır. Yapılan bu gargara oldukça etkilidir.
  • Yeşil çay; gün icerisinde icilen yeşil çay diş eti yaralarını kurutarak, ferahlık sağlar.
  • Papatya çayı; ağız ve dış eti yaralarının 3 gün içerisinde toparlanmasına yardımcı olur.
  • Zeytin yağı; 1 çorba kaşığı içilen zeytin yağı diş eti enfeksiyonuna iyi gelerek, rahatlık sağlar. 
  • Tuz; 1 su bardağı ılık su ile 1 tatlı kaşığı tuz karışımı gargara mikropların ölmesine sağlayarak,  ağız ve diş eti temizliğini sağlar.
  • Karanfil; kurutulmuş karafilden 1 tane çiğnemek ağız içinde oluşan yaraların kurumasında son derece etkilidir. 
]]>
Rahimde Yara Yakmak https://www.yaralar.com/rahimde-yara-yakmak.html Thu, 11 Oct 2018 01:08:51 +0000 Rahimde yara yakmak, rahim ağzı yarası, kadın hastalıkları arasında oldukça sık karşılaşılan bir problemdir.Tıp camiasında servikal erozyon olarak tanımlanan rahim yarası, bir tür iltihaptır. Rahimde yara birço Rahimde yara yakmak, rahim ağzı yarası, kadın hastalıkları arasında oldukça sık karşılaşılan bir problemdir.Tıp camiasında servikal erozyon olarak tanımlanan rahim yarası, bir tür iltihaptır. Rahimde yara birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Yaş, doğum sayısı gibi etkenlerle direkt olarak ilişkili bir durum değildir. Rahimde yara her yaştan kişide görülebilir. Yaranın neden ortaya çıktığı kesin olarak bilinmese de, enfeksiyonlar yara oluşumuna sebep olmaktadır. Gonore, trikomonaz, klamidya tarzı enfeksiyon çeşitleri eğer tedavi edilmezse rahimde yaraya sebep olabilir. Beraberinde vajinal duş, tampon kullanımı, bölgeye temas eden kimyasallar rahimde yaraya sebep olabilir.  Rahim yarası, genelde kişi üzerinde herhangi bir belirtiye sebep olmaz ve genel jinekolojik muayene sırasında tesadüfen fark edilebilir. Ancak bazı kadınlarda rahim yarası ile ilişkili olarak vajinal akıntı, yara büyükse cinsel birliktelik anında kanamaya sebep olabilir. Ayrıca yara spermin rahim içine geçişi engelleyerek kısırlığı da sebep olabilir.

Rahimde yara yakmak nasıl gerçekleşir

Rahimde yara yakmak oldukça sık kullanılan tedavi yöntemlerinden biridir. Elektrokoter olarak adlandırılan bir cihaz kullanılır. Elektrik yardımıyla rahimde bulunan yaraya ışınsal ısı verilerek yara yakılır. İşlem yaklaşık olarak 5 dakika içinde tamamlanır. Bölgenin iyileşme süresi 1-2 ayı bulabilir. Hasta yakma işlemi anında nadir olarak ağrıya maruz kalabilir. Ağrıyı bloke etmek amacıyla anestezik madde kullanılmaya gerek duyulmaz. Muayene şartlarında işlem kolaylıkla gerçekleştirilebilir. Yakma işleminden sonra hastaya kullanması için ilaç reçete edilir. Deniz, havuz ve sauna gibi ortak kullanım alanlarına girmek bir süre yasaklanır. Ayrıca işlem sonrası 1 ay boyunca cinsel birliktelik kısıtlaması söz konusudur. Yakma işlemi yapıldıktan sonra bir ay kadar kanlı, sıvı şeklinde ara kanamalar normaldir. Rahimde yara yakmak %90 civarında başarılı sonuçlanır.

]]>
İç Dudak Yarası https://www.yaralar.com/ic-dudak-yarasi.html Thu, 11 Oct 2018 03:40:42 +0000 İç dudak yarası; hemen hemen herkesi belirli dönemlerde yaşadıkları sağlık sorunlarından bir tanesidir. Ağızda yara ağzın çeşitli bölgelerinde oluşabilir. Bazen de dudağın iç kısmında meydana gelir. İç dudak y İç dudak yarası; hemen hemen herkesi belirli dönemlerde yaşadıkları sağlık sorunlarından bir tanesidir. Ağızda yara ağzın çeşitli bölgelerinde oluşabilir. Bazen de dudağın iç kısmında meydana gelir. İç dudak yarasının oluşum nedenlerine bakıldığında birbirinden bağımsız birçok nedenin bulunduğu anlaşılmaktadır. İç dudak yarasından kurtulabilmek ya da oluşumunu en aza indirebilmek için neden böyle bir sağlık sorunu yaşandığınızın tespit edilmesinde büyük fayda bulunmaktadır. Küçük büyük demeden her bireyin yaşadığı bu sağlık sorunu hayatın olağan akışı içerinde hayat kalitesinin düşmesine neden olmaktadır. Bazen ağıza yiyecek konulması, konuşma bile çok zor bir hal almaktadır. Bu nedenle bu yaraların bir an evvel tedavi edilmesi gerekir. 

Dudağın iç kısmında meydana gelen yaraların pek çok oluşum sebebi vardır. Halk arasında bu yaraların oluşum sebebi olarak genellikle yetersiz beslenme şekli görülür. Pek çok hastalığın altında yatan temel sebep sağlıksız beslenme alışkanlığıdır. Bol vitamin ve mineral içeren besin maddeleri yerine daha çok gereksiz gıdaların tüketilmesi halinde vücut direnci düşer ve bu yaraların oluşumu hızlanır. Bunun en temel nedeni ise vücutta zamanla bazı vitamin ve minerallerin eksikliğidir. Diğer taraftan anne sütü veya mama ile beslenen ve su içmediği için ağız temizliği yapılamayan bebeklerin ağzında kalan atıklar iç dudakta yara oluşmasına neden olur. Bu durumla karşılaşmamak için bebeğinizin beslenmesinden sonra ağız içerisinin nemli tülbentle temizliği yapılmalıdır. Ayrıca Behçet hastalığı gibi bazı hastalıklar da dudak içinde yara oluşmasına neden olur. Behçet hastalığının tam olarak tedavisi olmasa bile bu hastalığın kontrol altında tutulması yara oluşmasına engel olur. 


İç dudak yaralarından korunmak için yapılması gerekenler

İç dudak içerinde çıkan yaraların iyileştirilmesi maksimum 5 gün sürer. Fakat hangi tedavi yöntemini uygularsanız uygulayın yaralar birkaç gün boyunca acı verir. İç dudağınızda sürekli yaralar meydana geliyorsa sadece iyileşmek amacıyla değil oluşum nedenlerini de bertaraf edebilmek için mutlaka dermatoloji kliniğine görünün. Doktorunun şikayetlerini dinler ve kan sayımı ister. Eğer şikayetleriniz içerisinde Behçet bulgusuna rastlarsa başka testler de yaptırılmasını isteyebilir ve gerek görürse ilaç tedavisine başlar. İç dudak yaralarının iyileşebilmesi için genellikle gargara ve ağız içerisine sürülebilen kremler önerilir. 

Yetişkin bir birey ya da ebeveyn olarak kendimizin ve çocuğumuzun sağlığına dikkat etmeniz gerekir. Özellikle iç dudak yarası bir takım vitamin ve minerallerin eksikliği nedeniyle meydana gelmişse daha dikkatli bir beslenme programı uygulamanız gerekir. Halk arasında bu yaraların tedavisi için karadut şurubunun çok faydalı olduğu kabul edilmektedir. 

 
]]>
Dudak Kenarında Yara https://www.yaralar.com/dudak-kenarinda-yara.html Thu, 11 Oct 2018 05:27:12 +0000 Dudak kenarında yara; Ağız kenarında veya köşesinde meydana gelen yaralar ve çatlaklar ağız kenerlarının iltihaplanması ve kuruması sonucunda meydana gelmektedir. Genellikle ağrılı ve kanamalı şekilde kendini göstermektedir. Dudak kenarında yara; Ağız kenarında veya köşesinde meydana gelen yaralar ve çatlaklar ağız kenerlarının iltihaplanması ve kuruması sonucunda meydana gelmektedir. Genellikle ağrılı ve kanamalı şekilde kendini göstermektedir. Yumuşak dokuyu etkileyen yaralarda, yemek borusu, mide bile etkilenebilir. Bunun pek çok nedenleri olabilir. En fazla rastlanan tahriş kaynaklı olan yara ve pamukçuk yarasıdır. Bunların dışında uçuk virüsü, enfeksiyon ya da kanser kaynaklı dudak kenarında yara oluşabilir. Bu yüzden uzmanlar yara tamamen iyileşme oluncaya kadar başka kişilerle öpüşmemeyi, ellerin sürekli temiz olması ve yara iyileştikten sonra diş fırçasının değiştirilmesi gerektiğini belirtirler.

Dudak kenarında yaranın nedenleri:

Dudak çevresinde meydana gelen bu yaralar genellikle soğuk havalarda, kişinin ağız çevresini sürekli olarak ıslak tutması ve buna bağlı olarak rüzgarın çarpması sonucunda oluşan gerginlikten meydana gelebilir. Bunların dışında da kişinin beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak vitamin eksikliğinden kaynaklı ortaya çıkabilir. Beslenme düzeninden kaynaklı olarak meydana gelmiş olan dudak kenarındaki yaralar, kişinin beslenme düzenine oldukça dikkat etmesi gerekir. Tek tip gıda kaynaklı beslenmeden kaçınması, daha fazla vitamin ağırlıklı olarak beslenmesi gerektiğine bir işarettir. Çok nadir olarak ciddi sorunların habercisi olabilmektedir. Böyle durumda doktor tavsiyesi almak çok önemlidir.

Dudak kenarındaki yaraların tedavisi:

Büyük çaplı yaraların iyileşmesi yaklaşık 10-14 gün' ü bulmaktadır. Ancak altı haftaya kadar geçmeyen yaralarda olabilir. Dudak kenarında çıkan yaralar varsa, tedavisi oldukça basit yöntemlerle mümkün olacaktır. Bu yaraların geçmesi için düzenli olarak bir dudak koruyucu krem kullanmak gerekir. Ayrıca dışarı çıkarken güneş koruyucu krem kullanmak ve dudakların rüzgardan ve nemden korunması oldukça önem teşkil etmektedir. Dudak kenarındaki yaralar geçtikten sonra bile dudak koruyucu kullanmaya devam edilerek dudak çevresinin nemli kalması sağlanırsa daha hızlı bir şekilde iyileşme gözlemlenir. 

Besinlerde acı, ekşi, tuzlu olanları yememeli, sigara içmemeli, ağrı kesici ilaçlar alınmalı, yaranın üzerine karbonat ve su ile hazırlanan karışımı sürmeli, su ve 1,1 oranında ki hidrojen peroksit karıştırılıp yarata sürülmelidir. Doktorun verdiği kremler kullanılmalıdır. Eğer dudak kenarı yarası enfeksiyon yüzünden oluştuysa öncelikle enfeksiyonun tedavisi yapılmalıdır. Bazen şeker hastalarında bu tür yaralar olabilmektedir. Bunlar geç iyileşir ve mutlaka doktor tavsiyesi alınmalıdır.

Dudak kenarında yara tedavisi için o bölgeye soğuk veya sıcak kompres yapmak yaraların iyileşmesini sağlayacaktır. Genelde vücudun tamamına bağlı olarak değilde, bazı durumlarda stres kaynaklı olarak da ortaya çıkmaktadır. Stres kaynaklı olarak ortaya çıkan ağız çevresi ve köşe yaraları, diğer zamanda çıkan yaralara göre çok daha farklıdır. Kişinin psikolojik durumu düzeldiğinde otomatik olarak ağızda ve dudak kenarında meydana gelen yaralanmalarda ve kızarıklıklar da azalmalar meydana gelmektedir. Bu durum düzeldikten sonra kişinin beslenme düzenine çok özen göstererek oldukça iyi ve daha fazla vitamin ağırlıklı besinler tüketmeye özen göstererek, sağlığına oldukça özen göstermesi gerekmektedir. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için A, C vtaminleri, ekinezya ,çinko, yabani indigo gibi besinler kullanmak gerekir. Özellikle folik asit ve tiamin yaraların iyileşmesinde ve dudak kenarında yara oluşumunda etkilidir. 
]]>
Rahimde Yara Gebeliğe Engel Mi https://www.yaralar.com/rahimde-yara-gebelige-engel-mi.html Thu, 11 Oct 2018 10:30:08 +0000 Rahimde Yara Gebeliğe Engel Mi, rahim içinde geçmeyen, sürekli tekrarlayan ve nedeni henüz bilinmeyen iltihaplar rahim içinde yerleşerek yaralara sebep olmaktadır. Vajinal olan bu yaralar iç ve dış labia, vajina içi, vajinal a Rahimde Yara Gebeliğe Engel Mi, rahim içinde geçmeyen, sürekli tekrarlayan ve nedeni henüz bilinmeyen iltihaplar rahim içinde yerleşerek yaralara sebep olmaktadır. Vajinal olan bu yaralar iç ve dış labia, vajina içi, vajinal açıklığı yada vajinanın genişliği de dahil olmak üzere vulvanın yani dış genital bölge ile görünen vajinanın herhangi bir yapısında hasar veya yaralanma olma sonucu da ortaya çıkmaktadır. Daha çok karın altında şiddetli ağrılar ile kendini gösteren rahimde ki yara başka bir rahatsızlığın sebebi olarak da kişiyi yanıltabilir. Bu nedenle jinekolojik muayene hastalığın teşhisinin tam konula bilmesi için şarttır. Rahim içinde oluşan yaralar mantar enfeksiyonuna ve yumurtalıkların olumsuz etkilenmesi sonucu kişinin gebe kalmasını engelleyen en önemli sebeplerden biridir. Rahim içinde oluşan bu yaralara rahimde oluşan tahriş, rahim içinde oluşan iltihap, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve sürekli tekrarlayan rahim içi enfeksiyonları neden olmaktadır. 

Rahimde Yara Gebeliği Engellemesi Nedenleri,

Rahim içinde oluşan yaralar gebe kalmayı olumsuz etkiler. Bunun nedeni rahim içinde oluşan yaralar yumurtanın sperm ile buluşmasını ve döllenmesini ayrıca rahim içine yerleşmesini engeller. Ancak tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Tedavi edildiği anda rahim içinde oluşan yaralar gebeliğe engel olmaz. Bu nedenle rahim içine yerleşen yaralar sürekli yenilenen ve kronomikleşmeden tedavi edildiği sürece gebeliğin önündeki tüm engeller kaldırılmış olur. Rahim içinde oluşan yaralar ciddiye alınmadığı sürece hastalık ilerler ve çok ciddi boyutlar kazanır. Bu durumda gebe kalmaya engel en büyük nedenlerden biridir. Bazende yara ilerlemeden rahim içinde yara olmasına rağmen gebe kalına bilir. Ancak bu çok zor bir durumdur. Çünkü gebeliğin gelişmesi ve büyümesi ile rahim içinde oluşan yaralarda ilerler. Bu nedenle gebeliğin düşük ile sonuçlanmasına kadar varabilir. Bu nedenle hamile kalmadan önce mutlaka doktorun sizin için önerdiği en iyi tedavi yolu ile önceliğiniz rahim içi yaralarından kurtulmak olmalıdır. Böylelikle rahim içi yaralarından kurtulduğunuz zaman daha sağlıklı gebelikler oluşabilir. 

Rahim İçinde Yara Gebeliğe Engelmi

Rahim içinde oluşan iltihaplar yaraya, yaralar ise rahim içinde mantar enfeksiyonuna neden olur. Kadınlarda mantar enfeksiyonu ise spermin fallop tüplerinden yumurtalık ile buluşmasını engeller. Ayrıca rahim içinde oluşan bu mantar enfeksiyonu sperm hücrelerinin rahim içinde canlı kalma sürelerini de azaltarak gebelik oluşmasını engellemektedir. Bu enfeksiyona yakalan kadınların bir çoğunda kaşınma kasıklarda ağrı ve idrarda yanma oluştuğu gibi, rahim içinde bulunan spermin kalitesinide düşürmektedir. Bu şikayetleri olan kadınların hemen doktora başvurmaları ve erken teşhis sayesinde kısa sürede tedavi olarak gebe kalma şansları yükselmektedir. 
]]>
Memede Yara https://www.yaralar.com/memede-yara.html Thu, 11 Oct 2018 10:57:09 +0000 Memede Yara;emzirme döneminde genellikle oluşmaktadır. Memede yara, doğum yapmış ve bebeğini emziren annelerin en büyük sorunudur. Memede yara, meme başında oluşan yaralar, çatlaklar, için sıvı dolu kabarcıklar ve hatta Memede Yara;emzirme döneminde genellikle oluşmaktadır. Memede yara, doğum yapmış ve bebeğini emziren annelerin en büyük sorunudur. Memede yara, meme başında oluşan yaralar, çatlaklar, için sıvı dolu kabarcıklar ve hatta kanayan lezyonlar dan oluşmaktadır. Memede yara, oluşmasının nedeni bebeğin yanlış teknik ve yanlış pozisyonda emzirilmesidir. Memede yara, oluşmasını önlemek için gebeliğin sekizinci ayından itibaren süt üretimine hazırlanmaya başlayan vücudu korumak gerekmektedir. Memede yara oluşumunu önlemek için, gebeliğin sekizinci ayından itibaren göğüs sıkmaya sütyenler giymek, özel losyonlar ve yağlar kullanmak gerekmektedir. Ayrıca bu dönemde memede yara oluşumunu engellemek için bir uzmandan doğru teknik ve doğru pozisyonda bebeği emzirmeyi öğrenmek gerekir. Memede yara oluşumunu engellemek için, emzirme döneminde daha kısa süreli ve sık sık bebekler emzirilmelidir. Meme başı kuru tutulmalı, pamuklu kumaşlar giyilmelidir. Memede yarayı önlemek için, her emzirmeden sonra meme başından biraz süt sıkılarak meme başı temizlenmelidir. Memede çok şiddetli ağrı ve kanama oluyorsa doktora danışılarak ağrı kesiciler ve pomatlar kullanılabilir. Memede yara için, genellikle lanolin içerikli pomatlar kullanılmalıdır. Lanolin kremler, genellikle sürüldü yerdeki nemi koruyarak buradaki nemi hapseder ve nemli iyileştirme yolu ile derinin korunmasını sağlamaktadır.

Lansinoh HPA Krem; Kuru ve hassas ciltler için uygundur. Meme uçlarını korumaya ve bakımına yardımcıdır. Bu krem saf lanolin ile üretilmektedir. Hiçbir katkı maddesi, koruyucu madde ve paraben içermemektedir. Tadı, rengi ve kokusu yoktur. Bebek için güvenli meme ucu bakım kremidir. Yabancı maddelerden arındırılmıştır. Emzirmeden önce silmeye gerek yoktur. Emzirme işleminden sonra tekrar krem sürülmesi önerilmektedir. Kullanım şekli, eller yıkandıktan sonra bezelye büyüklüğünde kremi parmaklarınızın arasında yumuşatın. Göğüs ucuna meme ucunun tamamını kapsayacak şekilde uygulayın. Krem oda sıcaklığında saklanmalıdır. 

Lansinoh Krem; Memede yara için geliştirilmiş saf lanolin kremdir. Lansinoh krem, meme ucunda rahatlama sağlayarak yara oluşmasını engeller ve iyileşmeyi hızlandırır. Temiz ellerle bir parça Lansinoh kremi parmaklarınızın arasında yumuşatın. Her emzirmeden sonra ya da her gerekli görüldüğünde göğüs ucunun çevresini tamamen kaplayacak şekilde uygulayın. Kremi emzirmeden önce silinmeye gerek yoktur. Lansinoh krem bozulmamış cilt yapısının sağlanması ve enfeksiyona karşı cildi korumak için kullanılır. Lansinoh krem oluşan kuruluğu önleyerek cildin sağlıklı olmasını sağlar ve koruyucudur. Hamileliğin sekizinci ayında itibaren meme ucundaki kuruluğu gidermek için kullanılmaya başlanabilir.


Lanomere Lanolin Krem; Her emzirmeden sonra veya gerektiğinde uygulanabilmektedir. Uygulamadan önce meme etrafı temizlenmeli ve kurulanmalıdır. Islakken uygulanmamalıdır. Bezelye büyüklüğünde bir parça krem parmaklarınızın arasında yumuşattıktan sonra göğüs ucunun tamamını kaplayacak şekilde uygulanmalıdır.

Ameda Comfortlan Krem; Cildin nemini geri kazandırmaktadır. Hipoalerjeniktir. Tatsızdır, katkı maddesi ve koruyucu içermez. Emzirme öncesi temizlenmesine gerek yoktur. Nemli yara iyileştirme metodu ile meme ucunu besler ve korur. Meme ucundaki kuruluğu giderir. Emzirme dönemi için meme ucunu hazırlar. Her emzirmeden sonra uygulanmalıdır. Gebeliğin otuz ikinci haftasından sonra göğüse uygulanması önerilmektedir.

Carbosol Krem; Cildi nemlendirerek yumuşatır. Çatlayan ve kuruyan cildin yenilenmesine, uçlarının korunmasına ve iyileştirilmesine yardımcı olur. Carbosol lanolin göğüs kremi her emzirmeden sonra ve gerekli olduğu düşünülen her durumda kullanılabilir. Emzirmeden sonra bezelye kadar bir miktarı parmaklarınızın arasında yumuşatarak meme ucunu kapsayacak şekilde ve çevresine sürülmelidir. Emzirme öncesi temizlenmesine gerek yoktur.

Lanolin içerikl]]> Sırt Yaraları https://www.yaralar.com/sirt-yaralari.html Fri, 12 Oct 2018 06:56:16 +0000 Sırt Yaraları, Sırt yaraları bir çok nedene bağlı olarak çıkarlar alerjik reaksiyon olarak çıkar. Yara derinin şeklini bozan ve o bölgenin şeklinin bozulmasına sebep olan ucu iltihaplı ve açık bazen de kanamalar Sırt Yaraları, Sırt yaraları bir çok nedene bağlı olarak çıkarlar alerjik reaksiyon olarak çıkar. Yara derinin şeklini bozan ve o bölgenin şeklinin bozulmasına sebep olan ucu iltihaplı ve açık bazen de kanamalara sebep olan farklı şekillerdeki döküntüleridir. Birçok hastalıklar insanların sırt bölgesinde yaraların çıkmasına sebep olabilir. Bazen vücudun yağlanmasından bazen de alerjik reaksiyonlardan kaynaklanan yaralardan ve  bazen de iç organlardaki hastalıklardan ötürü sırtta yaralar çıkar. Sırtta çıkan yaralar kişiye çok fazla ağrılar yaşatmaz. Tehlike yaratmayan yaralardır. Genellikle bir haftada iyileşir ve hızlıca kaybolurlar fakat bazen bir yandan kayıp olurken bazen diğer yandan tekrar çıkarlar ve tatlı tatlı kaşınmalar yapan yaralardır. Sırtta çıkan yaralar 5-6 hafta kadar kalıyorsa ve iyileşmede gecikiyorsa ciddi unsur taşıyor olabilir. Sırtta 5-6 hafta kalan ve iyileşmede geciken inatlaşan yaralar için mutlaka bir doktora gidilmesi gerekir. Doktora gidildiğinde yaranın ne zaman çıktığı, yaranın büyüklüğü ve ne zamandır bulunduğu doktor tedavisi için önem taşır. 

Sırt Yaraları Nedenleri

Strese bağlı sırt yarası; sırtta çıkan yaraların bir çoğu stresse bağlı yaralardır. Strese bağlı çıkan yaralar küçük kırmızı renkte ve kaşıntı problemli yaralardır. Strese bağlı olan sırt yaraları (egzama) kronikleşmesine neden olur sürekli tekrarlanmasına sebebiyet verir. Sırtta strese bağlı çıkan ve sık sık tekrarlayan egzamalar hastayı çok rahatsız eder ve bu durum psikolojisi de etkilene bilir. Sırttaki strese bağlı çıkan egzama vücudun herhangi yerlerinde de çıkar bu durum kişiyi çok rahatsız etmektedir. Ergenlik zamanında da sırta sivilceler çıkar. Bu sivilceler erkeklerde ergenlik çağından sonrada devam edebilir. Sırttaki sivilceler kaşınarak iltihaplı bölgenin patlayıp kanamasına sebep olur ve bu durumda sırtta yara oluşumuna neden olur. Başka bir nedeni olan karaciğer ve böbrek hastalığı sonucu sırt yarası; karaciğere ve böbrek hastalığına bağlı sırta yaralar çıkar. Karaciğer ve böbreğe bağlı rahatsızlıklarda sırta çıkan yaralardan vücudun her hangi yerlerinde de çıkar bu tür yaralar küçük kan toplamış kabarcıklardır. Bu tür hastalıklara bağlı yaralarda genellikle sırt bölgesinde daha çok çıkarlar. Karaciğer ve böbrek hastalığı tedavi edildiği taktirde sırttaki yaralarda kediliğinden yok olmaya başlayacaktır. Diğer bir nedeni ise alerjiye bağlı sırt yarasıdır; alerjiden dolayıda sırtta yaralar çıkar ve bu yaralar kaşıntı yapabilir. Kişinin ilaca veya herhangi bir besine karşı alerji olur. Alerjiye bağlı sırtta yaralar çıkar.

Sırt Yaraları Tedavisi

Sırtta çıkan yaralar herhangi bir sebepten dolayı ortaya çıksa da hiçbir yara ihmale gelmez. Bu yüzden mutlaka bir doktora gidilip yaranın neye bağlı olduğunu teşhis edip ona göre ilaç kullanılmalıdır. Deri üstünde yaralara sürülecek bir takım antibiyotik kremler, ağızdan alınacak birtakım antibiyotikle ve alerji hapları gibi birtakım ilaç tedavisi uygulanabilir. Karaciğer ve böbrek hastalıklarına bağlı yaralar için mutlaka karaciğerin ve böbreklerin tedavi edilmesi gerekir. Karaciğer ve böbrek tedavi edildiği taktirde sırttaki yaralar yavaş yavaş kendiliğinden geçecektir. Bazı sırttaki yaralar uzun zamanlı tedavi gerektirebilir. Alerjiye bağlı sırt yaralarında insan vücuduna dokunan gıdadan uzak durmalıdır. 
]]>
Ayak Yarası https://www.yaralar.com/ayak-yarasi.html Fri, 12 Oct 2018 21:14:39 +0000 Ayak yarası, ileri yaşlarda daha sık görülen önemli bir sağlık sorunudur. Tedavi edilmeyen bu yaralar ileri yaşlarda ayak kaybına yol açar. Ayak yaralarının bir çok nedeni olabilir. Ama genellikle şeker hastalığından dolayı Ayak yarası, ileri yaşlarda daha sık görülen önemli bir sağlık sorunudur. Tedavi edilmeyen bu yaralar ileri yaşlarda ayak kaybına yol açar. Ayak yaralarının bir çok nedeni olabilir. Ama genellikle şeker hastalığından dolayı kaynaklanır. Şeker hastalığı ve damar sorunu bulunmayan diğer hastalarda ilaçlarla ve ayak bakımı ile, ayak yarası daha kolay tedavi edilir. 

Ayak yaralarının sebepleri

Şeker hastalığına bağlı ayak yarası: Şeker hastalığına bağlı gelişen ayak yaraları damarsal sorunlardan kaynaklanır. Sinir hasarına bağlı yaralar daha sık görülür. Ayaklarda duyu hissi azaldığından, üzerine bindirilen yükten dolayı ve dokulara yeterince kan gitmediğinden, doku hasarı meydana gelir. Hasar ayakta terlemeye engel olduğu için cildin kurumasına, çatlamasına ve enfeksiyon riskine sebep olur. 

Atar damar tıkanıklığına bağlı ayak yarası: Bu soruna bağlı oluşan ayak yaraları daha çok parmaklarda ve topuklarda görülür. Belirtileri arasında ayakta solgunluk, ağrı ve soğukluk vardır. Daha sonra ayakta yaralar oluşmaya başlar. Yaraların oluşumundaki en büyük sebep dokulara yeterince kan gitmemesidir. Tedavi olarak öncelikle bölgeye giden kan akımı arttırılmaya çalışılır. Bu sebeple atardamarlara stent ve balon uygulaması yapılır. Bu şekilde yaralar daha hızlı düzelmeye başlar.

Toplardamar yetmezliğine bağlı ayak yarası: Bu tür yaralar genelde ayak bileği çevresinde gelişir. Yaranın çevresi kahverengidir. Bacakta ağrı ve şişlik gibi belirtilerde vardır. Yetmezlik gösteren damar cerrahi veya lazer yoluyla tedavi edilir.
]]>
Açık Yara Tedavisi https://www.yaralar.com/acik-yara-tedavisi.html Sat, 13 Oct 2018 15:19:58 +0000 Açık yara tedavisi, deride veya başka bir organda doku bütünlüğünün bozulmasından yara meydana gelir. Açık yaralar değişik sebeplerle oluşabilmektedir.Açık yaralar oluş şekillerine göre; Açık yara tedavisi, deride veya başka bir organda doku bütünlüğünün bozulmasından yara meydana gelir. Açık yaralar değişik sebeplerle oluşabilmektedir.

Açık yaralar oluş şekillerine göre;

  •  bıçak, cam, jilet gibi kesiklerin oluşturduğu açık yaralar,
  •  yırtık yada künt travma sonucu oluşan yaralar
  • sıyrık şeklinde derinin üst katmanının sıyrıldığı yaralar
  • kesici aletlerin oluşturduğu yaralar
  • kopma sonucu oluşan yaralar
  • kimyasal ve fiziksel radyoaktiflerin oluşturduğu yanık gibi yaralar

Bu yaralanmaların tamamı açık yaraları oluşturur ve buna göre bir tedavi yöntemi izlenmelidir.

Açık yaralarda tedavi ne şekilde olmalıdır, dikkat edilmesi gerekenler nelerdir

Açık yaralarda dikkat edilmesi gereken husus meydana geldiğinde hemen harekete geçmektir. Yaraların iyileşme süreci ve hızı yaranın büyüklüğüne ve türüne göre değişir. Yaranın temizliği ve hijyeni yaranın tedavisinde ve iyileşmesinde etkin rol oynayan en önemli şeydir. Müdahale edilmeyen açık yaralar istenmeyen izlere ve enfeksiyonlara karşı hassas durumdadırlar.

Açık yaralar evde uygulanabilecek tedavi yöntemleri,

Açık yaraya müdahale etmeden önce üzerindeki kir veya döküntü alınmalıdır.Akan kan yada sızıntı varsa temiz bir bezle bunu durdurmak için tampon yapmalısınız. Bir pamuğa hidrojen peroksit dökülerek ilk temizleme işlemi gerçekleştirilir. Böylece enfeksiyon riskini azaltmış olursunuz. Hidrojen peroksit yarada köpürme işlemi meydana getirir. Bu köpürme işlemi sona erene kadar uygulamayı tekrar edebilirsiniz. Yara kuruduktan sonra antibiyotikli bir merhem sürerek yaranın içine mikrop girmesini engellemiş olursunuz. Yara üzerine bir bandaj yada gazlı bez kapatarak yarayı kuru tutmanız gerekir. Tabi ki düzenli aralıklarla bandajı değiştirmek gerekir. Yara kapanıp kabuk bağlamaya başlayınca yara izini geçirmeye yönelik merhem ve jellerden faydalanabilirsiniz.

Açık yarada medikal tedavi nasıl yapılmalıdır 

Bazı açık yaralara ise mutlaka hastane de müdahale edilmesi gerekir. Açık yarada ilk olarak ideal bir şekilde pansuman yapılması çok önemlidir. Yarada nemli ortam sürdürülmeli mikroorganizmalara karşı bariyer oluşturulmalıdır. Yara yüzeyinde partikül ve atık bırakılmamalıdır. Yarada gaz geçişine izin verilmemelidir. Yara yüzeyine zarar verilmeden mekanik bir bariyer oluşturulmalıdır. Açık yarlarda doku enfeksiyonu ve ağrıyı önlemek için antibiyotik ve antiseptiklerden faydalanılır. Okzülatif sargılar yardımı ile nemli bir yara yüzeyi elde edilmelidir. Burada ki amaç yara yüzeyindeki su kaybını önlemektir. Ağrıyı azaltan sargı özelliğinden dolayı sık değişim gerektirmez. Ayrıca okzülatif pansuman yaraya yapışmaz ve deri yüzeyini soğutma özelliğine sahiptir.  

]]>
Yara İzi https://www.yaralar.com/yara-izi.html Sun, 14 Oct 2018 02:21:51 +0000 Yara İzi, Travmatik olaylar veya ameliyat gibi durumlar nedeniyle cildin bütünlüğü bozulduğu zamanlarda yara izi oluşur. Oluşmuş olan yara izi, dikiş yardımı ile kapanabileceği gibi, pansumanlar ile Yara İzi, Travmatik olaylar veya ameliyat gibi durumlar nedeniyle cildin bütünlüğü bozulduğu zamanlarda yara izi oluşur.

Oluşmuş olan yara izi, dikiş yardımı ile kapanabileceği gibi, pansumanlar ile kendi kendisine kapanabilir veyahut daha farklı şekilde yara izinin bulunduğu bölgeye doku aktarımı ile kapatılabilmektedir.

Her ne sebeple yara izi oluşursa oluşsun ya da hangi yöntem ile yara izi kapatılırsa kapatılsın, yara izinin bulunduğu bölgede bir onarım süreci başlamaktadır. Yara izinin tam anlamıyla son biçimini alması 1-2 sene sürmektedir. Zaman içerisinde yara izi ten rengine dönüşmektedir. En başta hissedilen sertlik yumuşamaya başlar, ancak iyi yahut kötü mutlaka yara izi kalmaktadır.

Herhangi bir yara izi oluştuğu zaman, yavaşta olsa o izin değişeceği bilinmelidir ve sabırlı olunmalıdır.

Yara izlerinin düzelmesi estetik anlamda önemli bir konudur, daha estetik bir görünümde kalmak amacıyla farklı farklı yara izi tedavisi yöntemleri kullanılmaktadır.

Yara İzi İle İlgili Sorunlar Nelerdir

  • Yara izinin rengi çevredeki sağlam olan cilt renginden daha farklı olabilmektedir.
  • Yara izinin başlangıcı ince bir çizgi şeklinde iken zaman içerisinde genişleyebilmektedir.
  • Kesik hattı süresince yara izi ve etrafında varsa dikiş izi belirgin bir şekilde kalabilir.
  • Yaranın bulunduğu bölge zeminden daha kabarık, pembemsi renkte, sert ve kaşıntılı olabilmektedir.
  • İlk başlarda küçük bir yara izi halinde iken daha sonraki zamanlarda kabararak çevredeki dokuya doğru ilerleyebilmektedir.
  • Dudak, kulak, göz kapağı, burun kanadı, kol, avuç içi gibi bölgelerin doğal şekilleri bozulabilir, eklem hareketleri kısıtlanabilir.

Yara İzi Nasıl Tedavi Edilebilir

  • Herhangi bir sebeple oluşmuş olan yara izinin tamamen yok olması ve yaralanmamış gibi gözükmesi henüz mümkün olan bir seçenek değildir. Bazı zamanlarda yara izini düzeltmeye çalışırken daha kötü duruma getirmekte mümkündür. Bu sebeple her insanın önerdiğini yapmamak, tecrübeli plastik operatörlerin önerilerine kulak vermek oldukça önemlidir.
  • Yara izinin olduğu gibi tamamen çıkarılıp yeniden dikilmesi: Yara izleri sağlam olan deriden tam anlamıyla çıkarılır ve daha uygun olan cerrahi yöntem ve dikiş malzemeleri kullanılarak tekrardan dikilir.
  • Yara izinin çıkarılıp zikzak biçiminde dikilmesi: Yara izinin yönünü değiştirmek amacıyla ve daha az dikkat çekmek amaçlı sıklıkla bu yöntem kullanılmaktadır.
  • Balon yöntemi ile doku genişletme: Yaranın yan taraflarındaki sağlam derinin altına cerrahi yöntemler ile bir doku genişlettirici balon yerleştirilir. Doku genişletici balonun içerisi başlangıçtayken boştur. Zaman içerisinde doku genişletici balonun içerisine tuzlu su enjekte edilerek balon şişirilmeye başlanır. Şişen doku genişletici balon ile birlikte üzerindeki deri de genişlemeye başlayacaktır. Bir iki ay sonrasında yeterli genişlik sağlandığında ikinci bir ameliyat uygulanarak yaralı bölge çıkarılır ve yan tarafındaki sağlam olan genişletilmiş normal deri yara izinin bulunduğu alana kaydırılarak yara kapatılır.
  • Lazer: Yara izindeki kızarıklığı yok etmek amacıyla kullanılabildiği gibi geç dönem içerisinde yara izi üzerindeki düzensizlikleri zımparalamak amaçlı da kullanılabilir.
  • Zımparalama ve ince deri yaması: Geniş alanları çevreleyen yanık izleri, jilet izleri gibi yara izleri renk farklılıklarının önde olduğu yara izlerinin tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Önce cildin üzeri zımparalanır, daha sonrasında ise uyluktan alınan ince deri yara izinin bulunduğu bölgeye aktarılarak normal doku ile daha uyumlu bir yüzey elde edilmektedir.

]]>
Damakta Yara https://www.yaralar.com/damakta-yara.html Sun, 14 Oct 2018 21:10:48 +0000 Damakta yara, konuşmanızı, yemek yemenizi engelleyen rahatsız edici bir durumdur. Damak, ağız boşluğunun üst tarafında bulunur. Yemek yemeye, içmeye yarayan dokulardan meydana gelir. Oldukça hassas bir yapıya sahip olan damak, baz Damakta yara, konuşmanızı, yemek yemenizi engelleyen rahatsız edici bir durumdur. Damak, ağız boşluğunun üst tarafında bulunur. Yemek yemeye, içmeye yarayan dokulardan meydana gelir. Oldukça hassas bir yapıya sahip olan damak, bazen ağızdaki yiyeceklerin etkisiyle, bazen de kendiliğinden yara oluşabilmektedir. Bu yaralar konuşmaya, yemek yemeye hatta nefes alıp vermeye bile etki edebilir. Son derece rahatsız edici bir durumdur. Genellikle soyulma ve hafif kabarcıklar şeklinde olan damakta yaralar, özellikle sabah ilk uykudan kalkıldığında daha rahatsız verici olabilmektedir. Acı, baharatlı, sıcak yiyecek ve içecekler tüketilirken damaktaki yara daha çok acı ve ağrı ile kendini göstermektedir. Basit gibi görünen damak yaraları, kişiyi psikolojik yönden de tedirgin etmektedir. Konuşmada, yemek yemede çekilen güçlükler acı vermekle kalmayıp, kişinin gerilmesine sebep olabilmektedir. Damak yaraları ihmal edilmemeli, özellikle kendiliğinden oluşmuş ise, doktora gidilip, sebebi öğrenilmelidir.Çünkü damak yaralarının birçok sebebi vardır.

Damakta Yara Oluşmasının Sebepleri Neler Olabilir

Ağız boşluğundaki damak dokularında meydana gelen yaraların birçok sebebi olabilmektedir.
  • Yanlış yeme içme alışkanlıkları, damakta yara oluşumuna en çok etki eden sebeplerdendir. Sert tüketilen gıdalar damağın tahriş olmasına sebep olmaktadır.
  • Tahrişe sebep olan bazı maddeler vardır. Sigara kullanımı, ağzı yakacak kadar sıcak yiyecek ve içecekler, sıcağın aksine aşırı soğuk yiyecek ve içecekler, aşırı acılı ve baharatlı yiyecekler gibi. Çok tuzlu gıdalarda damak dokusuna zarar vermektedir. Bazı maddeler, sadece damak dokusunda tahrişe sebep olmakla kalmayıp, meydana gelen yaranın iltihaplanmasına kadar ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.
  • Vücutta meydana gelen enfeksiyonlar da damakta yara oluşmasına sebep olabilmektedir. Grip, nezle, sinüzit, bademciklerin iltihaplanması ve boğaz ağrısı gibi rahatsızlıkların neticesinde de, enfeksiyona bağlı olarak yaralar meydana gelmektedir.
  • Ağız yolu ile tüketilen her şeyin sıcaklığına dikkat etmek gerekmektedir. Fazlasıyla sıcak olarak yeyip içmek, başta damak olmak üzere, yutak ve yemek borusunu tahriş etmektedir. Fazla sıcağa maruz kalan damak, yanmaya bağlı olarak tahriş olmaktadır. Yanma sonucu meydana gelen bu yaralar birkaç günden önce geçmemektedir.
  • Bazı ağız içi yaralanmalara bağlı olarak damakta çizik, kesik ve kızarıklık olabilmektedir. Dış etkenlerin sebep olduğu bu yaralar, daha ilerleyen zamanlarda beyazlaşma başlar. Hatta sarı irin ile kaplanabilir. Son derece acı vericidir ve ağrıya sebep olmaktadır.
  • Damak boşluğundaki kuruluklar ve ağızda çıkan pamukçuklar, ağızda yanma hissi oluşmasına sebep olmaktadır. Ağızda yanma hissi, damağı da etkilemektedir. Buna bağlı olarak özellikle sabahları daha çok rahatsız edici bir hal almaktadır.
  • Diş ve diş etlerine bağlı olarak ortaya çıkan rahatsızlıklar da damakta yara oluşmasına sebep olmaktadır. Damak ile diş arasındaki ince çizgi, sorunlu dişten geçen iltihap ile özellikle üst damağın zarar görmesinde önemli ölçüde rol oynamaktadır. Diş ve diş eti apseleri belli bir süre sonra damağa bulaşmakta ve yaraların oluşumuna sebebiyet vermektedir.
  • Stressiz bir yaşam kimse için mümkün değildir. Strese bağlı olarak zayıflayan bağışıklık sistemi ağız içinde yara oluşumuna sebep olmaktadır. Özellikle adet öncesi bayanlarda sinir ve gerginliğe bağlı olarak ağız içinde aftlar görülebilmektedir. Dolayısıyla da bu aftlar damak yaraları ile devam edebilmektedir.
  • Bazı besinler vardır ki ağız içi tahrişlere yol açmaktadır. Sirke, turşu, cipsler, baharatlı ve acılı yiyecekler, patlıcan, turunçgiller, tuzlu yiyecekler, peynir, incir, çikolata,  gibi gıdalar fazla tüketildiğinde oldukça hassas bir yapıya sahip olan damak dokusunu tahriş edebilmektedir.
  • Bazı diş macunları ve yanlış diş fırçası seçimleri de damakta yara oluşmasına neden olabilmektedir. Diş macunlarında bulunan kimyasallar, damak dokusuna zarar]]> Kulakta Yara https://www.yaralar.com/kulakta-yara.html Sun, 14 Oct 2018 23:45:25 +0000 Kulakta yara; birçok kişide görülen ve uzman bir doktor tarafından kontrol edilmediğinde çok farklı belirtiler göstererek kişilerde rahatsızlıklara sebep olan bir şikayettir. Bu gibi problemler çoğu zaman kişilerin gündel Kulakta yara; birçok kişide görülen ve uzman bir doktor tarafından kontrol edilmediğinde çok farklı belirtiler göstererek kişilerde rahatsızlıklara sebep olan bir şikayettir. Bu gibi problemler çoğu zaman kişilerin gündelik hayatını etkilemektedir. Kulakta meydana gelen yara bazen çok büyük tehlikelere neden olabilmektedir. İşitme kaybına gidecek kadar büyük tehlikeleri olan bu durumlar çok eski yıllardan itibaren insanların en büyük problemleri arasında bulunmaktadır. Bu gibi kulakta yara genellikle akıntı, kaşıntı gibi son derece rahatsız edici ve etrafındaki kişileri de rahatsız edici bir durumdur. Kulakta yara, kişilerde sadece sağlık açısından değil estetik açısından da istenmeyen görüntülere sebep olmaktadır. Kulakta yara genç, yaşlı demeden hemen hemen herkeste görülebilecek bir rahatsızlıktır. Kulakta bazen şiddetli ağrılara neden olmaktadır. Özellikle çocuklarda daha şiddetli bir şekilde görüldüğü için bu durum son derece büyük sorunların meydana gelmesine sebep olmaktadır.

Kulakta yara problemi kesinlikle hiç bir zaman aksatılmaması gerek önemli sorunlardan bir tanesidir. Genel sebebi enfeksiyon olmasına rağmen çoğu zaman insanların zarar görmesine sebep olarak daha büyük hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Özellikle ülkemizde bu tür şikayetlerin önemsenmemesi sebebi ile şikayetler daha fazla büyümektedir. Bu sebeple kulak şikayetleri hiç bir zaman hafife alınmamalıdır. Günümüzde özellikle problemli kulak hastalıklarının bir çoğu hafife alınarak doktora başvurulmadığı için meydana gelmektedir.

Kulakta yara aynı zamanda cilt rahatsızlıklarından da kaynaklanmaktadır. Bazen cilt kanseri gibi ciddi rahatsızlıklar, kulakta yaraların oluşumuna sebebiyet vermektedir. Bu sebeple kulakta yaralar meydana geldiğinde mutlaka uzman bir doktor tarafından muayene olmalısınız. 

Kişilerde çok sık görülen alerjik problemler ve böcek ısırmalarından dolayı meydana gelen kulakta yaralar çok büyük problemler meydana getirmektedir.

Kulakta yara belirtileri nelerdir;

Kulakta yara, genellikle kişinin kulağına dokunduğu zaman yarayı hissetmesi ile anlaşılmaktadır. Bazen kulak içerisinde çok şiddetli kaşıntılar meydana gelmektedir. Bu kaşıntılar daha çok kulak çeperinde görülmektedir. Fakat bu kısımlarda da yaralar olduğu için kişi istese de kaşıyamamaktadır. Yara ile birlikte şişliklerde meydana gelir. Bir diğer belirti ise; özellikle geceleri uyurken veya yatarken sürekli kulaktan iltihap veya sıvı gelmesidir. Bu durum kulakta yara olduğunu göstermektedir. Eğer kulaktan akıntılar geliyorsa, kulağınız şişse ve iltihap akıyorsa geç kalınmadan mutlaka uzman bir doktor tarafından muayene olmanız gerekir. Doktor muayenesi sağlığınız açısından son derece önemlidir.

Kulak yarasına iyi gelen bitkisel tedavi yöntemleri;

Zeytinyağı ve Hindistan cevizi yağı bitkisel yöntemlerden biridir. Çeşitli bir çok durumlarda kulak damlalarının yerini almaktadır. Sarımsak yağı da mantar enfeksiyonlarına karşı oldukça etkili bir yöntemdir.
]]>
Dudak İçi Yara https://www.yaralar.com/dudak-ici-yara.html Mon, 15 Oct 2018 09:07:42 +0000 Dudak içi yara; birçok farklı sebebe bağlı olarak hemen hemen herkeste görülebilen bir rahatsızlıktır. Oldukça yaygın görülen bu rahatsızlık bazı kişilerde mevsimsel zamanlarda, bazı insanlarda kronik, bazı insanlarda Dudak içi yara; birçok farklı sebebe bağlı olarak hemen hemen herkeste görülebilen bir rahatsızlıktır. Oldukça yaygın görülen bu rahatsızlık bazı kişilerde mevsimsel zamanlarda, bazı insanlarda kronik, bazı insanlarda da tek seferde görülmektedir. Özellikle mevsim geçişlerinde görülen dudak içi yarası oldukça yaygın olarak görülmektedir. Meydana gelen dudak içi yaraları çoğunlukla bir kaç hafta içerisinde kendiliğinden geçmektedir. Fakat dudak içi yaraları ortaya çıkmasından, iyileşme sürecine kadar kişilerde bir çok probleme sebep olmasının yanında kişiyi uykularından uyandıracak kadar ağrılara neden olmaktadır. Dudak içi yaralarının nedeni tam olarak bilinmediği için net bir tedavide uygulanamamaktadır. Diğer taraftan nedeni bilinen dudak içi yaralarına baz tedaviler uygulanabilir. Erkeklere göre bayanlarda daha fazla görülen bu yaralar, kişide çok şiddetli iştah kayıplarına sebep olmaktadır. Kişiler çoğunlukla dudak içi yarasından dolayı ağrıların şiddetlenmesinden kaynaklı yemek yemek istemezler. Bu sebeple bu kişilerde kilo kayıpları da görülebilmektedir.

Dudak içi yara nedenleri;

Dudak içi yarasının en büyük nedenleri arasında yiyecekler gelmektedir. Özellikle çok asit içeren yiyeceklerin tüketilmesi halinde dudak içi yarası sorunu çokça görülmektedir. Bu yiyeceklerin içerisinde bolca asit bulunmasından dolayı bu gibi yiyecekler son derece zararlıdır.

Diş macunları ve diş fırçaları da dudak içi yarası problemlerinde büyük etkileri bulunmaktadır. Birçok kişinin her gün dişlerini fırçaladığı kalitesiz diş macunları ve diş fırçaları bu sorunun meydana gelmesinde çok büyük etken olmaktadır. Bu sebeple kalitesiz ürünler kullanmamalısınız.

Bir diğer sebepte yanlışlıkla dudağı ısırmak veya çok sıcak içeceklerin tüketilmesi sebebi ile de dudak içi yara sorunları birçok kişide görülmektedir. Çok acı veren ve kişilerin yaşam kalitesini düşüren bu rahatsızlık kişilerin işini dahi yapamamasına sebep olmaktadır.

Dudak içi yara tedavisi;

Dudak içi yarası olan kişilerde çok şiddetli ağrılar oluşmaktadır. Bu gibi sorunlar olduğunda yapılması gereken en önemli şey uzman bir doktora muayene olmaktır. Doktorunuzun önerdiği ve tavsiye ettiği ilaçları uygun süre ve dozda kullanmaya özen göstermelisiniz. Ancak bu şekilde tedaviye cevap vererek bu rahatsızlıktan kurtulabilirsiniz. Aynı zamanda bu rahatsızlıkta stresten uzak durmanız dudak içi yaraların iyileşmesinde yarı yarıya etki yapacaktır. Çoğu zaman stres bu yaraların büyümesine etki edecektir.

Dudak içi yaralarında bazen tıbbi ilaçlardan daha iyi gelen bazı doğal yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemleri evde kolaylıkla yapabilir ve uygulayabilirsiniz. Örneğin kara dut dudak içi yaraların iyileşmesinde çok büyük fayda sağlamaktadır. Normal bir zamanda bu yaraların iyileşmesi bir kaç hafta sürmesine rağmen kara dut uygulamasından sonra bir hafta kadar kısa bir zamanda iyileşmektedir. Günde iki kez karbonat ve suyu birlikte karıştırarak gargara yapmanızda etkili olacaktır. Böylece ağızdaki asit dengesini sürekli sabit tutabilirsiniz, bu işlemi yaparak dudak içi yarası rahatsızlığının oluşmasını engellemiş olursunuz.
]]>
Ağız İçi Yarasına Ne İyi Gelir https://www.yaralar.com/agiz-ici-yarasina-ne-iyi-gelir.html Mon, 15 Oct 2018 21:16:28 +0000 Ağız İçi Yarasına Ne İyi Gelir, Ağız içinde çıkan yaraların bir çok nedeni vardır. Bunların en başında da ağız bakımına gerekli önemin verilmemesidir. Tedavinin en büyük gereği sorunun neden kaynaklı olduğunu öğren Ağız İçi Yarasına Ne İyi Gelir, Ağız içinde çıkan yaraların bir çok nedeni vardır. Bunların en başında da ağız bakımına gerekli önemin verilmemesidir. Tedavinin en büyük gereği sorunun neden kaynaklı olduğunu öğrenmektir. Aksi taktirde tedavinin bir etkisi olmaz. Bazı ağız bakımları hijyen eksikliğinden kaynaklanırken bazı ağız yaralarının sebebi ise stres ve hormon değişimleri olabilir. Aynı zamanda genetik yapıya bağlı olarak ve sigara kullanımına bağlı olarakda ağız içi yaralarına rastlamak mümkündür. Özellikle çocuklarda ağız içi yaralarının en büyük nedeni çocuklardaki vitamin eksikliğidir. Bazı ağız içi yaraları evde doğal yöntemler ile bitkisel yollardan tedavi edilirken, bazı ağız içi yaraları özellikle sürekli olarak yenilenen yaralarda bir hastalığın belirtisi olabileceğinden mutlaka ihmal edilmeden bir doktora başvurulması gerekir. Ancak çoğu ağız içi yaraları evde bir takım şifalı bitkiler kullanılarak kendiliğinden geçer. 

Ağız İçi Yaralarında İlaç Kullanılan Durumlar

 Demir eksikliğine bağlı olarak kişide oluşan kansızlık ağız içi yaralarının başlıca sebepleri arasındadır. Kansızlığa bağlı olarak kanda yeteri miktarda kırmızı kan hücresinin bulunmaması demir eksikliğine neden olur. Demir eksikliği görülen kişilerde kronik yorgunluk, enerji zayıflığı, baş dönmesi ve halsizlik görülür. Vücudun direncinin düşmesi ve bağışıklık sisteminin zarar görmesi nedeni ile ağız içi yaraları olarak vücut tepki gösterir.  Özellikle küçük yaşta ki çocukların sıklıkla karşılaştığı B 12 vitamini eksikliğine bağlı ağız içi yaraları nefes darlığı ve halsizliğe de neden olmaktadır. Ağızda çıkan yaralar B 12 vitamini eksikliğinin en belirgin özelliğidir. Ağız içi yaraları genellikle bir hastalığın ilk belirtileri arasında yer alır. Sürekli ağız içi yarası olan kişilerin mutlaka bir doktora başvurarak gerekli tahlilleri yapması gerekir. Chron hastalığı mide ve ağız içinde ülsere neden olmakta ve sürekli kendini yenileyen kronik bir rahatsızlıktır. Mutlaka ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Bu durumlarda ilaç tedavisi uygulamak şarttır. 
 Bu gıdaların başında çikolata, kahve, peynir, fındık, fıstık, domates, beyaz un ve çilek gibi gıdalar gelmektedir. Stres ve kaygıdan en çok vücut etkilenir ve en çok tepkiyi dile ve ağız içine vurarak yaralar oluşmasına neden olur. Sigaranın vücuda verdiği zararlar anlatılmakla bitmez. Ancak ilk gösterdiği tepki ağız içinde oluşan yaralardır. Ağız yolu ile alınan kimyasal değişimler ağız içinde birikerek yaraların oluşmasına neden olur. Ağrı kesici olarak verilen ilaçlar, anjin ve beta tedavisinde kullanılan ilaçlar ağız içi yaralarına neden olmaktadır. 

Ağız Yaralarına İyi Gelen Bitkiler

Ağız içi yaralarına doğru tedavi için mutlaka neden kaynaklı olduğunu tespit etmek gerekir. Öncelikle hiç geçmeyen sürekli tekrar eden ağız içi yaraları kronik olduğundan doktor tedavisinde uygulanmalıdır. Ancak bir çoğu bitkiler ile kısa sürede geçebilen ağız içi yaralarıdır.

Çay : Tannik asit bakımından çok zengin olan çay bakterilerin, alerjilerin, mantarların ve virüslerin ağız içine yerleşmesi sonucu ağız içinde meydana getirmiş olduğu yaraları tedavi etme etkisi vardır. Demlik poşet çayı demledikten sonra posasını bir on beş yada yirmi dakika kadar ağız içi yarasının üzerinde tutun ve bekletin. Yaraların zamanla söndüğünü göreceksiniz. Aynı zamanda çay yerine aynı oranda tanen içeren bitkiler olan nane, ada çayı, ahududu meyan kökü, ayı üzümü ve okaliptüs çaylarının posalarını da aynı şekilde uygulayabilirsiniz. Bir kaç gün etkisi sürene kadar acır. Daha sonra yaralar söndükçe ağrı da kendiliğinden ortadan kalkar. 

Ülser Otu : Ülser Otu adından da anlaşılacağı gibi ağız içinde oluşan ülserlerin tedavisinde kullanılır. Bu bitki daha çok ağız içi yaralarında kullanıldığı için adına ülser otu denmiştir. Ülkemizde pek yaygın olarak üretilmeyen ülser otunun kullanımı fazlalığından aktarlarda rahatlıkla bu]]> Yara İzi Nasıl Geçer https://www.yaralar.com/yara-izi-nasil-gecer.html Tue, 16 Oct 2018 12:58:56 +0000 Yara izi nasıl geçer, yaralar ve izler farklı ve değişen nedenlere ve olaylara bağlı olarak meydana gelir ve uzun seneler hayatımızda kalır. Bu yanık, çizik ve yara gibi izler dış görüntümüzü etkileyerek özgüvenimizi kaybe Yara izi nasıl geçer, yaralar ve izler farklı ve değişen nedenlere ve olaylara bağlı olarak meydana gelir ve uzun seneler hayatımızda kalır. Bu yanık, çizik ve yara gibi izler dış görüntümüzü etkileyerek özgüvenimizi kaybetmemize neden olarak kendimizi kötü hissetmemizi sağlar. Şimdi anlatacağımız doğal evde kolaylıkla bulabileceğiniz ve pratik bir şekilde uygulanan çözümlerden bahsedeceğim sizlere. Düzenli ve istikrarlı kullanımlarda etkili ve hızlı gelişmeler görebilirsiniz. 

Yara izi nasıl geçer evde hazırlayabileceğiniz doğal ve pratik çözümler:
  • İlk olarak limonun mucizevi gücüne inanarak limonla başlayalım. Direkt olarak limon suyunu veya limonun kendisini yüzünüzde bulunan yara veya izlerin üzerine sürün. Dikkatli olmanız gereken nokta yara ve izlerin yeni ve açık olmaması gerekir. Limonun içinde bulunan hidroksit asit sayesinde, cilt üzerindeki ölü hücreler temizlenir ve yeni hücreler oluşur. Limon aynı zamanda bir beyazlatma özelliğine de sahip olduğundan dolayı köyü renkte olan yara izlerinin de kendini açmada yardımcı olur. Böylece yara izlerini hafifletir ve yavaş yavaş zaman içinde düzgün ve düzenli olarak kullanımda dünden gene o rahatsız edici görüntü ortadan kalkar ve artık gözle görülür bir şekilde iyileşme gösterir. Cildinizde sürmek istediğiniz bölgeyi temizledikten sonra limonu sürün ve yaklaşık olarak 10 dakika kadar bekleyin. Daha sonra cildinizi temizleyin. Bu işlemi günde iki sefer 1-2 ay devam etmeniz gerekmektedir.
  • Bir diğer doğal tedavi yöntemi ise bal ile yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken hususlar balın gerçek olmasından emin olmanızdır. Başka türlü sonuçtan memnun kalmazsınız. Bal aynı zamanda doğal bir nemlendiricidir. Yaraları ve izlerin tedavisinde doku yenilenmesini hızlandırır ve tamir edici özelliği bulunmaktadır. Uygulaması ise oldukça kolaydır. 2 çay kaşığı doğal bal ve 2 çay kaşığı kabartma tozunu küçük bir kabın içine koyun ve karıştırın. Bu karışımla yaklaşık olarak 4-5 dakika kadar cildinizde sürmek istediğiniz yere masaj yaparak uygulayın. Daha sonra bir kalın bez veya bir havluyu ısıtarak yaranın üzerine koyun bu şekilde havlu soğuyana kadar bekleyin. Soğuduktan sonra cildinizi ılık su ile temizlenmelidir. 
  • Yara izi nasıl geçer diye sorularınız varsa, bir diğer çözümse soğan ile yapılan tedavi türüdür. Bu tedavide dikkat edilmesi gereken hususs ise sadece soğanın özü kullanılması gerekiyor. Soğan özünün içinde bulunan iltihap giderici ve önleyici aynı zamanda da izlerin bulunduğu yere kolojen vererek yara izlerini minimuma indirir. Yara izlerinin bulunduğu bölgeye ovarak sürün. Daha sonra 4-5 dakika bekleyin ve yüzünüzü temizleyin. Bu işlemi yaklaşık olarak 1 ay günde 2 defa olmak kaydıyla devam etmeniz gerekmektedir. 
  • Salatalık yöntemi de iyi gelen tedaviler arasında yer alıyor. Salatalık zaten cilt bakımında kullanılan bir üründür. Özellikle cildi yumuşatır, nemlendirir ve diri tutma özelliği vardır ve bu amaçla kullanılır. Ker cilt tipi için uygundur. Tahriş edici bir ürün değildir. Öncelikle sakatlıkları derin bir kaseye doğrayın ve bir blenderdan yardım alarak yaklaşık olarak 4-5 dakika kadar karıştırarak püre haline getirin. Başka bir kase içinde bir yumurta koyup karıştırın ve sonra sakatlıkların üzerine koyup karıştırın. Daha sonra bu kremi cildinizin üzerine sürün ve 20 dakika kadar bekleyin. Daha sonra ılık su ile cildinizi temizleyin. 
  • Yara izleri nasıl geçer diyenler için tam bir tedavi yöntemi de zeytinyağı dır. Ama bu yöntem için kullanılan yağın tamamen doğal olmasına dikkat edilmelidir yoksa istenilen çözümü alamazsınız.  Zeytinyağının içinde bulunan E ve K vitamini sayesinde cilde antioksidan etkisi yapar ve içinde bulunan yüksek asit sayesinde yaranın rengini açar ve hızla iyileşebilmektedir. Zeytinyağını direkt olarak veya bir pamuk ile yara veya izin üzerine sürün ve 5 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü yıkayın. Düzenli kullanıldığında olumlu yönde tepkiler alacaksınız. 
]]>
Saç Diplerinde Yara https://www.yaralar.com/sac-diplerinde-yara.html Wed, 17 Oct 2018 11:30:27 +0000 Saç Diplerinde Yara: Saç diplerinde çıkan yara, isilik, sivilce çok rastlanan durum değildir. Saç diplerinde oluşan yaralar daha çok kıl köklerinde olan iltihaplanma olarak karşımıza çıkmaktadır. İltihaplı sivilceler v Saç Diplerinde Yara: Saç diplerinde çıkan yara, isilik, sivilce çok rastlanan durum değildir. Saç diplerinde oluşan yaralar daha çok kıl köklerinde olan iltihaplanma olarak karşımıza çıkmaktadır. İltihaplı sivilceler ve yara olarak çıkan bu durum ciddi bir soruna neden olmadan kendiliğinde geçer ve iyileşmektedir. Fakat kişilerin kafasında oluşan sivilceler, yaralar bazı durumlarda saç diplerine kadar inmekte ve bu durum saç diplerine zarar verir, saç dökülmesine yol açar. Kişi başında çok sayıda sivilce ve yara oluştuğunda mutlaka bir cilt doktoruna gitmeli muayene olmalı ve antibiyotik tedavisine başlamalıdır. Bu saç diplerinde oluşan sivilceler ve yarayı göz ardı edildiğinde çoğalarak çok ciddi sorunlara yol açabilir.

Saç Diplerinde Oluşan Yaranın Nedenleri: 

Saç diplerinde yara ve sivilce oluşmasının en büyük nedenlerden biri saçlara uygulanan kozmetik ürünlerin gün sonunda yıkanmaması neden olur. Saça uygulanan saç spreyleri, jöle gibi kullanılan kozmetik ürünleri kafa derisinin gözeneklerini kapatır ve derinin hava almasını önler. Bu nedenden dolayı saç diplerinde sivilcelenme ve yara oluşmaya başlar. Bu yaralar kaşındığında çoğalmaya ve etrafa dağılmaya başlar. Bunların olmaması için gün içinde kullanılan kozmetikleri gün sonu mutlaka yıkanmalı ve saç dipleri temizlenmelidir. Başa bere, şapka, eşarp kullanmak saçları havasız bırakır ve kısa sürede yağlanmaya neden olur bu durumda hava almayan deride terleme yapar. Terlemeden dolayı saç diplerinde isilik ve sivilcelerin çıkmasına neden olmaktadır.

İnsan derisi çok narindir ve devamlı bakteriler bulunmaktadır. İnsanların vücudu yorulduğunda bakterilerin çoğalmasına neden olmaktadır. Bu çoğalan bakteriler vücudun herhangi bir yerinde sivilcelerin çıkmasına neden olur. Ayrıca stresli bir yaşam, yorgunluk insan sağlığının düşmanıdır. Bu ortamlarda yaşayan kişilerin saç diplerinde sivilceler ve yaraların oluşmasına neden olmaktadır. Saç diplerinde oluşan sivilceler, yaralar çoğunlukla bayanlarda görülmektedir. Bayanların daha çok kozmetik ürün kullanması, saçlarını boyaması saçların sertleşmesine ve zayıflamasına neden olur. Boyaların saç diplerinde alerji göstermesi sonucu sivilcelenme ve yaralar meydana çıkmasına neden olmaktadır. Bu yaralar nedeniyle saçların dökülmesinde artma görülür, bu nedenden dolayı bayanlar saç boyası alırken boyanın kaliteli olmasına veya bitkisel boyalar kullanmasına özen göstermeleri gerekir.

Saç Diplerinde Oluşan Yaraların Tedavisi: 

Saç diplerinde yara oluşmaması için mutlaka temizliğe önem verilmelidir. Genel olarak böyle durumlarda hijyen sağlamak gerekir. Temiz ve hijyen sağlanan kafa derisinde 2 veya 3 gün içinde bu problemler ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle saçları temiz yıkamalı ve temizce durulamasının yapmak gerekir. Yıkanan saçların durulaması esnasında şampuan ve sabun kalmamasına özen gösterilmesi gerekir. Saçlar temiz tutulduğu halde sivilceler ve yaralardan iyileşme olmuyorsa mutlaka bir cilt uzmanına gidilmelidir.

Sağlıklı günler dilerim.

]]>
Saçta Yara https://www.yaralar.com/sacta-yara.html Wed, 17 Oct 2018 15:15:31 +0000 Saçta yara, çıkmasının pek çok sebebi bulunmaktadır. Bu nedenlerden biri farklı bir rahatsızlığa bağlı olabilmektedir. Saç derisini tutan bazı mantar türleri de saçta yara oluşumuna neden olabilmektedir. Bazen Saçta yara, çıkmasının pek çok sebebi bulunmaktadır. Bu nedenlerden biri farklı bir rahatsızlığa bağlı olabilmektedir. Saç derisini tutan bazı mantar türleri de saçta yara oluşumuna neden olabilmektedir. Bazen saçta yara oluşumu bir çeşit deri hastalığı nedeniyle de olabilmektedir. Saçta egzama oluşumu vakalarında da saçta yara meydana gelebilmektedir. Bu nedenlerden dolayı kırmızı lezyonlar ve kepeklenmeler ortaya çıkabilmektedir. Sedef hastalığı da saçta yara, kızarıklıklar ve iri taneli kepeklenmelere yol açmaktadır.

Saçta Yara Oluşumunun Nedenleri Nelerdir

İnsanların saç derisindeki cilt hastalıkları da saçta yaralanmalara yol açmaktadır. Sistemik hastalıkların bazıları da saç dökülmesi ve kepeklenmelere neden olmaktadır.

Aynı zamanda insanlardaki saçta yara ve sivilce oluşumlarının nedenlerinden bir tanesi de kullanılan kozmetik ürünleri olabilmektedir.

Özellikle saça sürülen saç spreyleri, jole gibi ürünleri kullandıktan sonra, o günün akşamında muhakkak saçlarınızı yıkayınız. Bere, şapka gibi eşyaları kullanmakta saçların hızlı bir şekilde yağlanmasına neden olmaktadır. Çünkü kafa derisi kapandığından dolayı deri hava almamaktadır. Hava bulamayan saç, terlemenin sonucunda isilik şeklindeki yaralar çıkarmaktadır. Bu saç yaraları kaşındığı zaman çoğalmaktadır.

Eşarp ya da şal takan bayanlarda da saç terleme yaptığından dolayı saçta yara olabilmektedir. Saçtaki bakterilerin çoğalmaması amacıyla, sık sık banyo yapmak ve saçlara iyi bakmak gerekmektedir. Çünkü insan bedeni çok narindir ve bu nedenle üzerinde sürekli bakteriler bulunmaktadır.

Saçtaki yaraların nedenlerinden birisi de stres ve yorgunluk olabilmektedir. Stresli ve yorgun olduğumuz zaman, vücut direnci de azalır. Bu da vücutta sivilce ve yaralanmaların ortaya çıkmasına neden olur. Stresli bir hayat süren insanların saç derilerinde yaraların bulunması ihtimali oldukça yüksektir.

Saçta yara oluşumunun nedenlerinden bir diğeri de bayanların sıklıkla kullandığı saç boyaları olmaktadır. Ayrıca boyalar saçların sertleşmesine ve zayıflamasına da neden olmaktadır. Bunun yanı sıra saç dökülmesine de yol açmaktadır.

Saçta Yara Nasıl Giderilir

Genel olarak saçtaki yara oluşumuna engel olmak için ve gidermek için yapılması gereken en önemli şey hijyen ve temizliktir. Doğru temizlik ve hijyen kuralları uygulandığı taktirde 2-3 gün içerisinde saçta yaralar ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle mutlaka saçlarınızı iyi bir şekilde yıkayınız ve durular iken saçınızın sabunlu veya şampuanlı kalmamasına özen gösteriniz. Saçınızı temiz tuttuğunuz halde saçta yaralar geçmiyor ise bir dermatologa başvurunuz. 

]]>
Ayak Parmak Arası Yara https://www.yaralar.com/ayak-parmak-arasi-yara.html Thu, 18 Oct 2018 04:16:06 +0000 Ayak Parmak Arası Yara, Genel olarak ayak parmak arasında oluşan yaraların başında mantarlar gelmektedir. Nitekim mantarların oluşma nedenleri incelendiğinde özellikle de ayaklarda oluşması yüksek oranda gerçekleşir. Bunda Ayak Parmak Arası Yara, Genel olarak ayak parmak arasında oluşan yaraların başında mantarlar gelmektedir. Nitekim mantarların oluşma nedenleri incelendiğinde özellikle de ayaklarda oluşması yüksek oranda gerçekleşir. Bundan dolayı, ayak parmak arası yara denildiğinde ilk akla gelen ayak mantarlarıdır. Mantarların oluşmasında en büyük etken bulaşıcı özelliği ve sıcak ortamları sevdiğinden dolayı özellikle ayak parmak aralarında meydana gelen yaralardır. Genel olarak ayak parmak arası yaraları deride kızarıklar, pullanma ve deride dökülmeler, beyaz iltihaplı bir şekilde su toplamaları gibi oluşan yaralardır. Ve belirtmiş olduğumuz bu yaraların geneli de mantarlardan kaynaklı olarak gerçekleşmektedir. Ve mantarların oluşması ise genel olarak gün içerisinde ayaklar üstünde çok durulması ve parmak arasına hava akımı gerçekleşmemesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca özellikle mantarların bulaşıcı özelliğinden dolayı hijyen açısından temiz olmayan ve ortak kullanım alanları havuzlar, hamamlar gibi yerlerde de mantarlar ayaklara bulaşabilir.

Ayak Parmak Arası Yara Tedavisi 

Öncelikle ayak parmak arası yaralarında dikkat etmeniz gereken hususların başında temizlik yer almaktadır. Şöyle ki çorapların günlük olarak değiştirilmesi ve kullanılan ayakkabılar ortopedik olmakla birlikte hava alış verişini sağlayan ayakkabılar tercih edilmelidir. Aynı zamanda ortak kullanım alanlarında hijyene dikkat etmelisiniz. Ve ayaklarınızı terlemelerden uzak tutmalısınız. Ayak parmak arası yaraları direkt olarak parmak arasının terlemesine bağlı olarak bakteriler çok çabuk üremekte ve buda yaralara neden olmaktadır. Ayak parmak arası yaralarında doktor kontrolünde kremler ve ilaçlar kullanarak tedavisini gerçekleştirmelisiniz. Bunun yanında kendiniz evde bir takım iyi gelen besinler yardımıyla kremler hazırlayarak yaraların iyileşmesini sağlayabilirsiniz. Başlıca ayak parmak arası yarasına iyi gelen besinler;
  • Zeytin Yaprakları: bir deste kadar zeytin yapraklarını kaynatılmış suda demledikten sonra içebilirsiniz. Özellikle ayak parmak arası yaralarında beyaz iltihaplı su toplanmaları için etkilidir.
  • Avakado Çayı: marketlerde kolaylıkla bulabileceğiniz çaylardan on paket kadarını büyük boy çaydanlıkta demledikten sonra geniş bir kaba aktararak soğuması gerçekleştikten sonra ayaklarınızı içerisinde yarım saate kadar bekletiniz.
  • Elma Sirkesi: Geniş su dolu bir kabın içerisine iki bardak kadar elma sirkesini karıştırınız. Ve ardından ayaklarınızı içeriğinde yarım saate kadar bekletin. Özellikle mikropları temizlemede oldukça etkilidir.
  • Tarçın: İki litre kadar suya birer çorba kaşığı tarçın olacak şekilde oluşturulan karışımın içeriğine ayaklarınızı aynı şekilde yarım saate kadar bekletiniz. Bu yöntem parmak arasında mantarlar için oldukça etkilidir.

]]>
Açık Yara Pansumanı https://www.yaralar.com/acik-yara-pansumani.html Thu, 18 Oct 2018 19:21:30 +0000 Açık yara pansumanı, yara bölgesinde mikrop oluşmaması için yapılan ilk yardım önlemidir. Yara bölgelerine uygulanan tedavi yöntemlerine genel olarak pansuman adı verilir. Pansuman genellikle açık yara bölgelerine uygulanır. A Açık yara pansumanı, yara bölgesinde mikrop oluşmaması için yapılan ilk yardım önlemidir. Yara bölgelerine uygulanan tedavi yöntemlerine genel olarak pansuman adı verilir. Pansuman genellikle açık yara bölgelerine uygulanır. Açık yaraların daha çabuk iyileşmesi için, mikroplardan temizlemek için ve dış ortam ile teması kesmek için açık yara pansumanı yapılır. Böylelikle yaranın daha ciddi sorunlar yaratmasının önüne geçeriz ve daha çabuk iyileşmek için uygun ortamı hazırlarız.
 
Açık yara pansumanı uygulanırken tentürdiyot veya mersol kullanılmaz. Çünkü bu ikisi açık yaranın etrafındaki mikroplar ile yarayı tahriş edebilir. Bu yüzden açık yara pansumanı dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Yanlış uygulama yöntemlerinden kaçınılmalıdır.

Açık yara pansumanı için gerekli olan malzemeler
  • Yaraya pamuğun yapışmasını önlemek için 3 veya 4 katlı gazlı bez,
  • Pansumanın emici kısmını ilgilendiren hidrofil pamuk,
  • Makas, eldiven, pens ve steril,
  • Yıkama işlemi için enjektör,
  • Dikiş işlemi gerçekleşecekse tıbbi dikiş malzemeleri,
  • Steril penset,
  • Atel,
  • Sargı bezi,
  • Koruyucu ve temizleyici merhem,
  • Tampon
  • Steril ve vazelin.
Açık yara pansumanı nasıl yapılır

Pansuman yapılacak kişiyi rahat bir pozisyona getiriniz. Eğer şartlar uygunsa pansuman işlemini yatakta yapın. Daha sonra yara bölgesindeki kıyafetler çıkarılır ve yara kısmı açık bırakılır. Yara bölgesinde kanama varsa bir tampon ile kanama durdurulur. Açık yara kısmında pislik ya da cam parçası gibi yabancı maddeler varsa bunlar steril ve pens yardımıyla çıkarılır. Yara bölgesinin tam kenarlarındaki mikroplar temizleyici krem ile temizlenir. Daha sonra yara kenarları steril pensetle birbirine yakınlaştırılmaya çalışılır. Yakınlaştırma işleminden sonra açık yaranın üzerine steril bez kapatılır. Yerleştirilen steril bezin üzerine pamuk ve daha sonra pamuğun üstüne tekrar gazlı bez yerleştirilir. Son olarak da sargı bezi ile yara bölgesi sarılır. Açık yara pansumanı tamamlandıktan sonra hastaya ağız yoluyla ağrı kesiciler verilerek acısının dinmesi sağlanır ve açık yara pansumanı tamamlanır.
]]>
Mide Yarası https://www.yaralar.com/mide-yarasi.html Fri, 19 Oct 2018 01:31:58 +0000 Mide Yarası, bir diğer adıyla ülserdir. Sindirim sistemini meydana getiren on iki parmak yemek borusu ve mide üstünde oluşan birtakım aşınmalar sonucunda mide oluşur ve yara oluşmasını tetikler. Midenin iç kısmında mide as Mide Yarası, bir diğer adıyla ülserdir. Sindirim sistemini meydana getiren on iki parmak yemek borusu ve mide üstünde oluşan birtakım aşınmalar sonucunda mide oluşur ve yara oluşmasını tetikler. Midenin iç kısmında mide asidi ile beraber parçalanması sonucunda meydana gelen rahatsızlık ise mide ülseri olarak tanımlanmaktadır. Mide asidinin miktarı ile üretimi her bünyede farklılık göstermektedir. Ancak bazı kişilerde üretim oldukça yoğun olur. 

Mide Yarası Nedenleri Nelerdir

Mide içinde mideyi muhafaza etmekte olan ve mide yapısının bozulmasının önüne geçen oldukça kalın bir tabaka olur. Mide yarası hastalığının en büyük nedeni ise Helicobacter Pylori ismi verilen bir bakteridir. Katı olan tabakanın delinerek buna bağlı olarak mide asidinin çok fazla üretimine bağlı olarak mide korunmasız bir duruma gelir ve yaralar oluşur. Aşırı stres mide asidinin düzenli olmaması ile aşırı bir nedenler üretimi tedavi sürecinde doğru sonuçlamayan kalp hastalıkları, gastrit ile sindirimi oldukça zor olan besinlerin yenilmesi ile alkol, çay ve sigara gibi insan sağlığı için oldukça zararlı olan maddelerin fazla bir şekilde vücuda alınması yada alınan ilaçların zamanında daha erken veya daha sonra alınması mide yarasının en bük faktörleri içinde yer alır. 

Mide Yarası Belirtileri Nelerdir

  • İlk önce mide ağrısı ile mide ekşimesi gibi belirtiler ortaya çıkar. 
  • Hasta olan kişi devamlı ağzında ekşi bir tat hissi hisseder. Tat alması normal bir kişiye göre daha çok hassas olur. Hasta olan kişinin dili normal kişilere göre daha koyu renkte olur.
  • Karnın en üst yerinde acı ile ağrı ortaya çıkar.
  • İlk süreçte iken meydana gelen bu belirtiler daha sonrasında tedavi için doktora gidilmez ise hasta kişi her yemekten sonra mide ağrısı çeker. Aşırı terleme ile baş dönmesi durumu rahatsızlığın ikinci aşamasında olur.
  • Daha sonra da kusmalar görülür ve çoğu kişininde ağzından kan gelir. Bazı hasta kişilerin dışkılarından kan gelir ve rahatsızlık bu süreçte artık ilerlemiştir ve tedaviye biran önce başlanılması gerekir. 

Mide Yarası Tedavisi

Bu mide rahatsızlığının tedavisi çokta fazla sıkıntı yaratmaz. Özellikle de rahatsızlığın ilk önce teşhisi konur ve tedaviye erken başlanmaktadır. Bu şekilde hastalık ilerlemeden tedavi edilmeye başlanır. Genelde ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Alınan ilaçlar rahatsızlığa yol açan bakteriyi öldürmek ve mide asidini düzenlemek amacı ile kullanılır. Bu rahatsızlıkta ameliyat çok az görülür. Stres mide yarası oluşumunu çok fazla tetikler ve bu sebep ile tedavi aşamasında moral ile isteklendirme seviyesi oldukça yüksek olmalıdır. Ayrıca tedavinin haricinde de aşağıda belirtilen durumlara da çok dikkat etmek gerekir. 

  • Yemek vakitlerini düzenlemek
  • Çay, sigara ve alkol gibi vücuda zararlı olan maddelerden mümkün olduğunca uzak durmanız gerekir. Hatta sigara içilen yerde dahi bulunmamanız gerekir.
  • Düzenli bir şekilde dinlenmek
    ]]>
    Dilde Çıkan Yaralar https://www.yaralar.com/dilde-cikan-yaralar.html Fri, 19 Oct 2018 12:55:11 +0000 Dilde çıkan yararlar, pek çok nedene bağlı olarak oluşabilir. Dilde çıkan yaralar özellikle yemek yerken ya da bir şey içerken bazen de yutkunurken çok acı verir. Yetişkinler dilde yara çıksa bile bir şekilde beslenme dü Dilde çıkan yararlar, pek çok nedene bağlı olarak oluşabilir. Dilde çıkan yaralar özellikle yemek yerken ya da bir şey içerken bazen de yutkunurken çok acı verir. Yetişkinler dilde yara çıksa bile bir şekilde beslenme düzenlerini devam ettirebilseler bile bebekler ve küçük çocuklar açısından durum çok daha zordur. Özellikle bebekler eğer anne sütü ile besleniyorsa emerken dahi büyük zorluk yaşarlar ve sürekli ağlarlar. Dilde çıkan yaralar tehlikeli nitelikte değildir ve kolay bir şekilde tedavi edilebilir. 

    Dilde yara oluşmasının temel sebepleri nelerdir

    Dilde yara oluşması genellikle içsel nedenlere bağlı olarak gelişmektedir ve uygulanacak tedavi de buna göre belirlenmektedir. Ancak dilde çıkan yaraların iyileşmesi gerçekleştirilebilse dahi asıl esas olan şey bir daha çıkmaması için altında yatan nedenlerin yok edilmesinin sağlamaktır. 
    • Dilde çıkan yaralar halk arasında pamukçuk adı da verilen nedenlere bağlı olarak meydana gelebilir. Pamukçuk, daha çok yeni doğan bebeklerde görülür. Pamukçuk daha hafif niteliklere sahip bir dil yarasıdır ve pamukçuktan bebeklerin korunması gerekir. Pamukçuk bazen bebeklerin çok anne sütü almasına bağlı olarak da gelişebilir. Bebeklerin ağzında süt bulaşığı kalır ve süt pamukçuğa neden olur. Bu durumun oluşmaması için bebekler anne sütü emdikten sonra ağız içi nemli ve temiz bir tülbentle silinmelidir.  
    • Çocuklar ve yetişkinlerde de dilde yara çıkabilir. Bu yararlar beslenme yetersizliğinden kaynaklanır. B 12, demir ve folik asit miktarının düşük olması, dilde tahrişe neden olacak besinlerin yenmesi, bir kısım enfeksiyonlar nedeniyle meydana gelebilir. Bu yaraların oluşumunun engellenmesi ve iyileşmesinin sağlanması için yapılması gereken şey iyi beslenmektir. Ayrıca vitamin takviyesi de alınabilir. 
    • Dilde çıkan yaraların en bilinen nedenlerinden bir tanesi de behçet adı verilen hastalıktır. Behçet, bir çeşit cilt hastalığıdır ve genital bölge de dahil vücudun bazı yerlerinde yaraların çıkmasına neden olur. Dilde yaralar eğer çok sık oluşuyorsa bu durum asla ihmal edilmeden bir cildiye uzmanına danışılması gerekir. Behçet hastalığı tam olarak tedavi edilemese de kontrol altına alınması gerekir. 
    Dilde çıkan yaralar nasıl iyileşir
    • Yaraların iyileşene kadar ağızda 2-3 gün boyunca yoğun bir acı hissedersiniz. Zamanla bu acı azalmaya başlar. Eczanelerde satılan gargara veya özel karışımlardan yaralanabilirsiniz. 
    • Beslenmeye büyük önem verin. Dilinizde acı olsa bile yemek yemeye gayret edin. Yara yemeklerin o bölgeyi zorlamasıyla daha hızlı iyileşir. Ayrıca unutmayın ki yara oluşumunu engellemek için yemek yemekten başka çareniz de yoktur. 
    • Karadut suyu da çok iyi gelmektedir. Günde birkaç bardak dut suyu için. 
      
    ]]>
    Üst Damakta Yara https://www.yaralar.com/ust-damakta-yara.html Fri, 19 Oct 2018 16:39:21 +0000 Üst damakta yara insanlarda sık sık meydana gelen bir durumdur. Bu durum sindirimin ilk aşaması olan ağızdaki sindirimi son derece olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu nedenle insanlarda sindirim problemleri de üst damakta yara prob Üst damakta yara insanlarda sık sık meydana gelen bir durumdur. Bu durum sindirimin ilk aşaması olan ağızdaki sindirimi son derece olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu nedenle insanlarda sindirim problemleri de üst damakta yara probleminde meydana gelen bir sorundur. Üst damak bölgesi, ağız bölgesi içerisinde bulunan ve oldukça hassas bir nokta olan bir bölgedir. Bu nedenle bu kısımlarda meydana gelen en küçük sorunlar bile müdahale edilmediği sürece daha da artarak sorun haline gelmektedir. Üst damakta yara problemlerinde insanlarda ilk olarak yeme ve içme sorunlarına neden olmaktadır. Özellikle tüketilmek istenen maddelerin üst damak bölgesine temas etmesi durumunda direk olarak çok şiddetli ağrılar meydana gelmektedir. Özellikle sıcak ve soğuk içecekler insanlarda çok ciddi rahatsızlığa neden olmaktadır. Kişi özellikle sabah vakitlerinde damakta meydana gelmiş olan yara daha da ağrıya neden olur. Çünkü sabah vakitlerinde kişinin ağzı daha kuru olacaktır. Üst damakta yara problemleri baharatlı ve tuzlu yiyecekler nedeniyle daha da büyük artış gösterebilmektedir. Bu nedenle kişinin kesinlikle aşrı yağlı ve baharatlı ürünlerden uzak durulması gerekmektedir. Genellikle çoğu insanın hayatında en az bir kere bile olsa bu sorunla karşı karşıya kalmıştır. Bu durumda yapmanız gereken en önemli şey gerekli olan müdahalelerin yapılmadır. 

    Üst damakta yara nedenleri nelerdir
    • Enfeksiyonlar: Üst damak bölgesinde meydana gelen yaraların en büyük nedenlerinden biri direk olarak enfeksiyonlardan kaynaklanmaktadır. Kimi zaman insanların kirli havaya sahip ortamlarda yer alması, kimi zamansa kişilerin bakterili besinler tüketmeleri durumunda enfeksiyona bağlı olarak üst damakta yara meydana gelebilmektedir. 
    • Tahrişe neden olan maddeler: Günlük hayatta kullanılan birçok madde ağız içerisinde tahrişe neden olacaktır. Bu tahrişler ise direk olarak iltihaplara neden olarak ağrıların artmasına neden olacaktır. 
    • Aftlar: Bazen dişin alt kısımlarında ya da dudakta oluşan aftlar üst dudak üzerinde oluşum göstererek insanlarda problemlerin meydana gelmesine neden olacaktır. Bu nedenle kronik olarak aft sorunu yaşayan insanların kesinlikle bu duruma müdahale etmeleri gerekmektedir. 
    • Sağlıksız dişler: Düzenli olarak bakımı yapılmayan dişler insanlarda ağız içerisinde bakterilerin artmasına neden olarak ciddi bir şekilde sorun haline gelirler. Bu nedenle artışa geçen bakteriler ağzın çeşitli yerlerinde ciddi sorun haline gelerek yaralara neden olur. 
    • Aşırı stres: Günlük olarak insanların karşılaşmış oldukları stres durumlarında üst damakta yara sorunu meydana gelmektedir. Özellikle artmış olan iş hayatı nedeniyle yaşanılan streste bir o kadar artmıştır. Bu nedenle sizlerde stresli durumlardan uzak durmalısınız. 
    Üst damak yarasına neden olan bazı yiyecekler:

    Turunçgiller, turşu, sirke, patates cipsleri, tuzlu ve baharatlı yiyecekler, domates, çikolata, patlıcan ve incir gibi birçok besin ağız içerisinde üst damakta yarası sorununa neden olmaktadır. Bu yiyeceklerin yanı sıra insanlarda alerjik problemlere neden olan birçok yiyecek direk olarak üst damak yarasına neden olacaktır. 
    ]]>
    Boğazda Yara https://www.yaralar.com/bogazda-yara.html Sat, 20 Oct 2018 04:24:48 +0000 Boğazda yara, birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkan ve insanlarda görülebilen bir durumdur. Oldukça hassas olan boğaz bölgesi birçok farklı durumdan kaynaklanarak yara olabilmektedir. Bunun yanı sıra boğazda yara soru Boğazda yara, birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkan ve insanlarda görülebilen bir durumdur. Oldukça hassas olan boğaz bölgesi birçok farklı durumdan kaynaklanarak yara olabilmektedir. Bunun yanı sıra boğazda yara sorununun hemen hemen her yaşta meydana gelebileceğini söyleyebiliriz. Öyle ki 5 yaşındaki bir bebekte görüldüğü gibi bu sorun aynı zamanda 60 yaşındaki yaşlıda da görülebilmektedir. Boğazda yara müdahale edilmedikçe daha da büyüyerek sorun haline gelen bir problemdir. Özelikle yaralar üzerinde iltihaplanmanın oluşması kişiyi çok ciddi bir şekilde etkiler. Oluşan iltihaplar beraberinde direk olarak yüksek ateş sorunlarına neden olduğu için kesinlikle önceden önlem alınmalıdır. Boğazda yara, insanlarda sindirimin tam olarak gerçekleşmemesine neden olmaktadır. Özellikle kişilerin boğaz ağrısı nedeniyle herhangi bir şey tüketmemesi nedenine bağlı olarak kişide zayıflama güçsüz kalma ve benzeri durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu durumlarda en çok dikkat edilecek durum ise boğazda yara sorunları için öncelikle kesinlikle iltihapların oluşmasını önlemek amacıyla erkenden tedaviler gerçekleştirmektir. Bu tedavilerin gerçekleşmesi hem yaraların artmasını engelleyecek hem de hastalığın ilerlemesini engelleyecektir. 

    Boğazda Yara Nedenleri nelerdir

    Sıcak ya da soğuk yiyecekler, içecekler: Özellikle soğuk havalarda aşırı soğuk ve sıcak içecekler boğazın tahriş olmasına neden olarak boğazda yara oluşumlarına neden olacaktır. Boğazda oluşan yaralar, bu içeceklerin içilmesiyle daha da artış gösterecektir. 

    Psikolojik durumlar: Aşırı stres durumlarında ya da aşırı heyecan durumlarında insanlarda boğazda yara sorunları görülebilmektedir. Bu şekilde meydana gelen duygusal değişimler bazen kadınlarda özel günlerinde de meydana gelebilmektedir. Bu nedenle görülen boğaz yaraları genellikle hormonlardan kaynaklanmaktadır. 

    Alerjik problemler: insanların tüketmiş olduğu birçok besin alerjik olarak sorunlara neden olur. Bu gibi durumlarda direk olarak boğazda yara sorunları ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu sorunlar zamanla daha da artabilir. Bunun için tıbbi olarak önlem alınmalıdır.

    Kullanılan diş macunları: Kalitesiz olan diş macunları insanlarda boğaz tahrişine neden olarak bu şekilde yaraların ortaya çıkmasına neden olur. 

    B12 vitamin eksikliği: Yine boğaz yaralarının ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu duruma bağlı olarak ortaya çıkan boğaz yaralarında aynı zamanda ağız içerisinde de yaraların oluşmasına neden olacaktır. 

    Bağışıklık sistemi rahatsızlıkları: Bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda boğaz yarası sık sık ortaya çıkan bir durumdur. Çünkü bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin vücuttan enfeksiyonları atması çok daha zor olacaktır. 

    Boğazda Yara Nasıl iyileşir
    • Boğazda yara sorunlarından kurtulmak için öncelikle tabi ki tıbbi tedavilerin yapılması gerekmektedir. Tıbbi tedailer yapılırken tabi ki kişinin de dikkat etmesi gereken şeyler vardır. Bunlardan biride tüketilen yiyecek ve içeceklere dikkat etmektir. Özellikle alerjen maddelerden uzak durulması boğazda yara sorunu için daha iyi olacaktır.
    • Asitli içeceklerden kesinlikle uzak durmaktır. Çünkü bu içecekler boğazın tahrişini hızlandıran etkenlerdir. 
    • Bol bol bitkisel çay kullanarak boğazınızı yumuşatmanız gerekmektedir. Boğazın yumuşak tutulmasıyla çok daha hızlı bir şekilde boğazda yara sorunu ortadan kalkar. 
    ]]>
    Bacak Arası Yaraları https://www.yaralar.com/bacak-arasi-yaralari.html Sat, 20 Oct 2018 13:10:23 +0000 Bacak arası yaraları, Genelde kilolu ve bacak bölgesi kalın olan kişilerde oldukça çok fazla rastlanılan bir durumdur. Bacakların birbirine sürtünmesi, bacaklarda aşınma ve pişik oluşmasına neden olur. Oldukça sıkıntılı b Bacak arası yaraları, Genelde kilolu ve bacak bölgesi kalın olan kişilerde oldukça çok fazla rastlanılan bir durumdur. Bacakların birbirine sürtünmesi, bacaklarda aşınma ve pişik oluşmasına neden olur. Oldukça sıkıntılı bir durum olup günlük hayatı olumsuz yönde etkilemektedir.

    Bacak arası yaraları nedenleri
    • Sürtünme bu yaraların ilk başta gelen nedenidir. hastanın kilolarına dikkat etmesi ve sürekli spor yapması gerekir. Bu tip durumlarda rahatsızlık ilerlememiş ise pudra sürülmesi uyurken iki bacağın arasına yastık alarak bacakların birbirine değmesi engellenmelidir.
    • Mantar enfeksiyonları bacak arası yaraların önemli nedenidir. Mantar bir başka mantarlı dokuya temas edilince hemen bulaşabilen organizmalardır. Nemli ve havasız ortamları çok severler. Burada barınıp çok hızlı bir şeklide üreyebilirler. Yaralar, pişik ve tahriş olmuş yerlerde yaşamayı severler. Tedavi edilmezse kasıklara ve genital bölgeye kadar ilerleyebilirler. Bulundukları yerde deride yanma, kaşıntı ve kızarıklık şeklinde görülürler. Bazı durumlar da ise içerisi su toplayıp yayılabilir. Yılancık adı verilen rahatsızlık, bacaklarda ve ayaklarda görülür. En büyük nedeni ise tedavi edilmeyen mantar hastalıklarıdır. 
    Bacak arası yaraları tedavisi

    Erken teşhiste hastalığın tedavisi oldukça basit ve kolaydır. Eğer bir mantar rahatsızlığı söz konusu ise tedavide anti mantar merhemleri kullanılır. Bu ilaçlar hücre zarına etki ederek mantar hücrelerinin ölmesine neden olur. Rahatsızlık ilerlemiş ve yara oluşmuş ise travazol tarzı kremler ile tedaviye ek takviye uygulanır. Ayrıca mantar enfeksiyonuna karşı antibiyotik kullanılması rahatsızlığın çok kısa zamanda ortadan kalmasını sağlar. Bacak arası yaraları genelde pişikle başlar pişik oluşmasının nedenleri şu şekildedir;
    • Makat bölümünün aşırı derecede temizlenmesi, derinin pH ortamının bozulması
    • Bacak aralarının ıslak kalması
    • Kimyasal ve kalitesiz tuvalet kağıtlarının kullanımı
    • Alkol, domates, turşu gibi alerjik reaksiyonlara neden olan yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi
    • Dar kıyafetler giyilmesi ve sentetik çamaşırların kullanılması
    • Yağ dengesinin yüksek olması ve aşırı kilo başlıca nedenler arasındadır. 


     

    ]]>
    Yara Merhemi https://www.yaralar.com/yara-merhemi.html Sat, 20 Oct 2018 22:32:24 +0000 Yara Merhemi; bakterilerin deri üzerinde büyümesini, çoğalmasını engellemek için kullanılan ilaçlardır. Yara merhemleri, iltihaplanmaya yol açan bakterileri yok edici etkiye sahiptir. Yara merhemlerinin, antimikrobiyal ve antisepti Yara Merhemi; bakterilerin deri üzerinde büyümesini, çoğalmasını engellemek için kullanılan ilaçlardır. Yara merhemleri, iltihaplanmaya yol açan bakterileri yok edici etkiye sahiptir. Yara merhemlerinin, antimikrobiyal ve antiseptik özellikleri vardır. Yara merhemi, cilde zarar vermemelidir, kolay hazırlanabilmeli, kolay temizlenebilir olmalıdır. Yara merhemi, suda ve yağda çözünen ilaçlarla karışabilir olmalıdır. Yara merheminin Ph cilde uygun olmalıdır. Erime derecesi vücuduna yakın olmalıdır. Hava, ışık ve ilaçlara karşı dayanıklı olmalıdır. Deride sulanma ve yağlanma hissi bırakmamalıdır. Yara merhemi leke yapmamalıdır.

    Yara Merhemi Türleri;

    Polimisin  Merhem; 

    Etken maddesi oksitetrasiklin hidrokloriddir. Bakteriler tarafından oluşturulan yaralar için çok etkili bir merhemdir. Etken maddeye karşı alerjisi olan kişiler tarafından kullanılmamalıdır. Polimisin deri dokusu tarafından iyi tolere edilen bir merhemdir. Açık yaralara uygulandığı takdirde hafif bir yanma ve batma hissi uyandırabilir. Yanma ve batma şiddetlenir ise tedaviye son verilmelidir. Polimisin deri merhemi lokal olarak ve haricen uygulanmalıdır. Yara olan bölge temizlendikten sonra gazlı bez üzerine konulan merhem yara olan kısma günde 2-3 kez direkt olarak uygulanmalıdır.

    Terramycın Merhem; 

    Etken maddesi oksitetrasiklin hidroklorür dür. Vücutta kızarıklıklara, şişliklere ve iltihaba neden olan yaraların tedavisinde kullanılabilmektedir. Deride görülen yaralar su dolu kabarcıklar sonucunda derinin iltihaplanması tedavisinde kullanılmaktadır. İlacın etken maddesine karşı alerjisi olan kişiler tarafından kullanılmamalıdır. Merhem kesinlikle göze temas ettirilmemelidir. Kullanımı sırasında cildi tahriş edebilecek sert sabunlar, saç şampuanlar, saç boyası, tüy dökücüler ve alkollü ürünler kullanılmamalıdır. Merhemin sürüleceği bölge temizlendikten sonra gazlı bez üzerine koyularak yara bölgesine uygulanmalıdır. Yan etkileri, ilacın kullanımına bağlı yaygın görülen bir yan etki yoktur. Eğer karın ağrısı, nefes almada güçlük, yüzde, dilde, dudaklarda ve boğazda şişlikler görülür ise ilaç kesilmelidir. Günde 2-3 kez yaralı bölgeye uygulanabilir.

    Acnedur Merhem;

    Etken maddesi tetrasiklin hidroklorür dür. Bakterilerin sebep olduğu cilt yaralarının üzerine etkili bir antibiyotiktir. Bakterilerin cilt üzerinde yerleşip çoğalmalarını engeller. İlacın etken maddesine karşı alerjisi olan kişiler tarafından kullanılmamalıdır. İlacın iyileşme belirtileri üç, dört haftayı bulabilir. İlaç kesinlikle gözle temas ettirilmemelidir. İlaç ciltte sarı lekelere sebep olabilir. Sabunlu suyla yıkandığı takdirde leke çıkar. Merhemin tedavi süresi boyunca cilt alkol içermeyen sabunlarla yıkanıp temizlenmelidir. Kesinlikle makyaj yapılmamalıdır. Tedavi süresince  siyah lekelerin oluşumunu önlemek için güneşe çıkılmaması gerekir. İlacın uygulanacağı bölge temizlenmeli ve kurulanmalıdır. İlaç yara olan bölgeye ince bir tabaka halinde uygulanmalıdır. Hafif masaj hareketleriyle cilde yedirilerek tedaviye devam edilmelidir. Günde üç kez uygulanmalıdır. Yan etki olarak, karın ağrısı, nefes almada güçlük, dudaklarda, yüzde, dilde ve boğazda şişlikler olabilir.

    Noacne Merhem; 

    Etken maddesi tetrasiklin hidroklorür dür. Bakterilerin neden olduğu yaralar için etkili bir antibiyotiktir. Bakterilerin cilt üzerinde gelişip çoğalmalarına mani olmaktadır. İlacın etken maddesine karşı alerjisi olan kişiler tarafından kullanılmamalıdır. İyileşme süreci 3-4 haftayı bulmaktadır. Kullanım sırasında ciltte sarı lekelere sebep olabilir. Sabunla yıkandığı takdirde bu lekeler çıkar. Cilt alkol içermeyen sabunlarla yıkanmalıdır. Mümkün olduğunca tedavi sırasında siyah lekelerin önlenmesi için güneşe çıkılmamalıdır. Merhem uygulanacak bölge temizlenip kurulanmalıdır. İnce bir tabaka halinde masaj yaparak cilde yedirilmelidir. Günde üç kez uygulanma]]> Dil Yarası Nasıl Geçer https://www.yaralar.com/dil-yarasi-nasil-gecer.html Sun, 21 Oct 2018 00:00:08 +0000 Dil yarası nasıl geçer, Dil yarasının çok fazla sebebi mevcuttur. Dil üzerinde meydana gelen yaralar küçüktür ancak bireyin yemek yemesinde, konuşmasında, hatta nefes alıp vermesinde dahi şiddetli ağrılara sebep olabilir. Dil yarası nasıl geçer, Dil yarasının çok fazla sebebi mevcuttur. Dil üzerinde meydana gelen yaralar küçüktür ancak bireyin yemek yemesinde, konuşmasında, hatta nefes alıp vermesinde dahi şiddetli ağrılara sebep olabilir. Dilin ısırılması, diş fırçası veya kürdan gibi gereçlerin ağız içerisine sokulması ile iltihap oluşması, yanlış yapılan protezler, B vitamini eksikliği, çeşitli sağlık sorunları, kalıtsal nitelikler, sigara kullanma, ağız hijyenine verilmeyen önem, yemek alışkanlıkları, hamilelik gibi hormonal değişimlerin olduğu evrelerde dil yaraları meydana gelebilir. Çok fazla iyot ve baharat içeren besinler de dil üstünde zedelenmelere sebep olabilir. Dili hassas lan bireyler baharatlı yiyeceklerden uzak durmalıdır. Dil üzerinde meydana gelen yaralar 3-6 gün arasında tedaviye cevap verir. Eğer birey sigara kullanıyor ise sigarayı bırakmalıdır ya da sigara kullanımını en aza indirmelidir. Birey her yemek sonrası sade su ile ağzını çalkalanmalıdır. Çünkü her yemek sonrası sade su ile ağzın çalkalanması dil üzerinde yara oluşumunun önüne geçer. Dil yaralarının önlenmesi için birey bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek adına dengeli ve yeterli beslenmeye özen göstermelidir. 

    Dil Yarası Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir

    İlk olarak ağızda kalan yemek kalıntıları ve kiri temizlenmelidir. Ağız çalkalanmalıdır. Bu çalkalama işlemi tuzlu gargara ile yapılmalıdır. Daha sonra ağız durulanmalıdır.

    Eğer dilde kanama varsa kanamanın durması için soğuk pres uygulanmalıdır. Soğuk pres ağrı, şişme, kanama var ise etkili olan bir işlemdir. Ancak bu uygulanan soğuk pres dil üzerinde çok fazla uzun süre tutulmamalıdır. 

    Başka bir tedavi yöntemi ise eczanelerde kolayca bulunabilen antiseptik özelliğe sahip ağız gargaraları dil üzerinde meydana gelen yaranın iltihabının daha fazla büyümesinin önüne geçecektir. Bununla birlikte antiseptik özelliğe sahip ağız gargaraları ağızda bulunan bakteri sayısını da dengede tutar.

    Dil yarası tedavisinde kullanılan başka bir yöntem ise tuz ve karbonat karışımıdır. Bir bardak ılık su içerisine bir tatlı kaşığı tuz, bir tatlı kaşığı da karbonat ilave edilip karıştırıldıktan sonra bu karışım ile ağızda gargara yapılmalıdır. Tuz ile karbonat karışımı günde 3-4 defa yapılmalıdır. 

    Bir tane aspirin ezilip dil yarasının üzerine koyulmalı ve erimesi beklenmelidir. Yine bir çay kaşığı balı yara üzerine hafifçe sürmek de iyi gelecektir. İçerisinde sodyum laurik sülfat bulunan diş macunlarının kullanılması da dil yaralarına iyi gelecektir. 

    Bir tatlı kabartma tozu ile su karıştırılarak elde edilen macun yaklaşık 5-10 dakika süre ile dil üzerine uygulanmalıdır. Günde 2-3 defa uygulanan bu işlemle dilde meydana gelenin yaranın verdiği ağrıda azalma meydana gelir. 

    Limon ve kaya tuzu karışımının dil yarası üzerine uygulanması antiseptik bir etki oluşturur. Kafein dil yaralarının iyileşme sürecini geciktirdiği için kafeinli yiyeceklerden ve içecekler tüketilmemelidir. Sigara, kahve, çikolata gibi gıdalardan uzak durulmalıdır. Dil yarası vitamin eksikliğinden de kaynaklanabiliyor olabileceği için gerekli olan vitaminler alınmalıdır. Karadut şurubu ağız ve dil yaralarına çok iyi geldiği için günde 3-4 defa karadut şurubu ile gargara yapılmalıdır. Bir litre kaynatılmış ve sonra da soğutulmuş su ile  yarım tatlı karbonat karışımı da dil yaralarında oldukça etkilidir. Birey asitli ve aşırı tuzlu besinlerden uzak durmalı ve mümkün olduğunca stresten kaçınmalıdır. Dil yarası olduğu zaman birey dili tahriş etmeyecek keskin köşelere sahip olmayan besinleri tüketmeli ve sert gıdalardan uzak durmalıdır.  Eğer dil yarası hiç bir tedaviye cevap vermiyor ise mutlaka doktora gidilmelidir. Dil yarası olan birey eğer her gün ağız bakımını yapar ise, düzenli diş fırçalarsa ve gargara yaparsa dil yarası 5-6 gün içerisinde kendiliğinden kaybolup gidecektir. 
    ]]>
    Spiral Rahimde Yara Yaparmı https://www.yaralar.com/spiral-rahimde-yara-yaparmi.html Sun, 21 Oct 2018 23:30:00 +0000 Spiral Rahimde Yara Yaparmı: Spiral, hamilelik oluşmaması için ve  önleyebilmek amacı ile rahim içerisine yerleştirilen ve şekil olarak T harfine benzeyen medikal bir araçtır. Günümüzde bakır içeren, rahim içi araçlar daha Spiral Rahimde Yara Yaparmı: Spiral, hamilelik oluşmaması için ve  önleyebilmek amacı ile rahim içerisine yerleştirilen ve şekil olarak T harfine benzeyen medikal bir araçtır. Günümüzde bakır içeren, rahim içi araçlar daha fazla kullanılmaktadır. Bakır spiraller ile gebelikten korunma süresi 10 sene olarak kabul görmektedir. Rahim içerisine takılan spiraller genellik ile kadınlarda bazı rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Bunlar;
    • Fazla adet kanamaları,
    • Ara kanamalar,
    • Kasık ağrıları dır.
    Bu tarz şikayetler takılan spiral ile beraberinde görülebilmektedir. Spiral in sperm öldürücü bir özelliği bulunur. Hamileliğin oluşmasını önlemektedir. Endometrial kavitede fibrin ve fagositikk hücreler birikir. Rahimde prostaglandin salınımının artmasına yardımcı olmaktadır.. Bakırlı spiraller spermin hareketliliğini ve akrozom etkileşimini sağlamaktadır. Progesteron içeren spiraller, yumurtlamayı önleyerek güce sahiptir. Progesteron ihtiva eden spiraller servikal mukusu kalınlaştırarak bu şekilde spermlerin geçişini önlemektedir.

    Spiral Rahimde Yara Yaparmı: Rahimde yara problemi yetişkin yaşta pek çok kadının problemleri arasındadır. Rahim ağzının yapısallığını bozan bir sorun olan yara servikal erozyon, rahim ağzı iltihabı ya da serviks kanseri ile çok sık karıştırıla bilinir. Rahimde yara genellik ile kadınlarda herhangi bir belirtiye yol açmadan ilerleyebilir. Dolayısı ile rahimde yara tesadüfen uygulanan bir jinekolojik muayene ile fark edilir. Bazı durumlarda rahimde yara sulu ve şeffaf bir akıntıya sebebiyet verebilir. Ancak yara ile beraber enfeksiyon da mevcut ise akıntının rengi yeşil kokusu ise oldukça kötü olabilmektedir. Bu bölge hassas olduğundan ve oluşan yara büyük olduğundan dolayı cinsel birliktelik anında kanama ve ağrıya yol açabilmektedir. Oluşan kanama lekelenme şeklinde oluşum göstermektedir. 

    Spiral Rahimde Yara Yaparmı sorusuna ise; takıldıktan sonraki ilk aylarda genital enfeksiyon görülme olasılığı yüksek olmaktadır. Bu durum özellik ile genital enfeksiyon geçirme açısından yüksek risk grubunda olan kadınlarda çok eşli cinsel yaşam veya eşin çok eşli bir cinsel yaşamının olması, yakın zamanda geçirilmiş veya geçirilmekte olan genital enfeksiyon klinik anlam kazandığından bu sayılan durumlarda spiral uygulanmamalıdır. Enfeksiyon tedavi yapıldıktan sonra yeniden enfeksiyon geçirme açısından yüksek risk grubunda olmayan kadınlara dikkatli bir şekilde spiral uygulanabilmektedir.
    ]]>
    Boğaz Yarası Ne İyi Gelir https://www.yaralar.com/bogaz-yarasi-ne-iyi-gelir.html Mon, 22 Oct 2018 05:21:08 +0000 Boğaz yarasına ne iyi gelir, sık karşılaşılan problemler içerisinde yer alır. Boğaz yarası öncelikle enfeksiyonlar olmak üzere çeşitli sebeplerden dolayı meydana gelir. Enfeksiyonlar bakteriler gibi virüslerin tedavi edilmemes Boğaz yarasına ne iyi gelir, sık karşılaşılan problemler içerisinde yer alır. Boğaz yarası öncelikle enfeksiyonlar olmak üzere çeşitli sebeplerden dolayı meydana gelir. Enfeksiyonlar bakteriler gibi virüslerin tedavi edilmemesi halinde boğazda yara meydana gelir. Öncelikli olarak bademciklere yerleşerek yayılmaya başlar. Boğaz yarası şiddetli ağrı, şişlik, solunumda sıkıntı çekilmesi gibi problemlere neden olur. Uzun süreli bir rahatsızlık olmasının yanında aşırı yorgunluğa neden olur. Boğaz yarası kişinin ortak havlu kullanması, hijyenine dikkat etmemesi gibi sebeplerden dolayı meydana gelir. Boğaz yarasının yanında ağız içerisinde yaralar, ağız içerisinde afların çıkması gözlenirken; kişinin yemek yerken veya bir şeyler içerken acı hissetmesine neden olur. Bu şikayetin ihmal edilmemesi gerekir. Bu sebeple tıbbı destek alması, doktor kontrolünde ilaç kullanması gerekir. İlaç tedavinin yanında dikkat edilecek bazı yöntemler sayesinde kolayca atlatılması sağlanır.

    Boğaz Yarası İçin Yapılması gerekenler
    • Boğazında yara olan kişilerin öncelikle bol miktarda sıvı alması son derece önemlidir. Yutkunmada güçlük çekilmesi gibi problemler sebebiyle kişinin sıvı tüketmemesi vücudunun su kaybetmesine neden olur. Bu sebeple kendini zorlayarak sıvı tüketmesi vücudun direnci için önemlidir. 
    • Boğaz yarası yaşayan kişilerin kuru havada bulunmaması bulunduğu ortamın nemli olması önemlidir. 
    • Boğaz yarası bulunan kişinin dinlenmesi gerekir. 
    • Bu kişilerin bağışıklığının zayıf olması sebebiyle dengeli beslenmesi gerekir.
    • Boğaz yarası olan kişilerin kapalı ortamlarda uzun süre bulunmaması oldukça önemlidir.
    • Ayrıca bu kişilerin ağzına buz alıp bekletmesi yaranın geri gelmesini sağlar. Buzun soğutucu etkisi ağrıların azalmasını sağlar. 
    • Bağışıklık sisteminin zayıf olmasından dolayı oluşan bu yaraların giderilmesinde protein destekleyeceklerinin alınması gerekir. Bu sebepten Protein bakımından zengin yiyecekler yenmesi gerekir.
    • Bir şeyler içerken pipet gibi aparatların kullanılması, yutkunmanın daha kolay olmasını sağlar.
    • Boğaz yarası çeken kişilerin Karadut şurubu, bal, pekmez gibi yiyecekleri tüketmesi vücudun direncini artırmasında katkı sağlar.
    Boğaz yarasına ne iyi gelir

    Boğaz yaralarında ağzın iç kısmında ve boğazın içinde bulunan şişkinlikler sebebiyle bir şeyler tüketirken acı çekilmesi gözlenir. Bu sebepten kişilerin tükettiği yiyeceklere dikkat etmesi halinde boğaz yaralarının geçmesi kolaylaşır. Bu sıkıntıyı yaşayan kişilerin bal tüketmesi veya bal şerbeti içmesi boğazın yumuşamasında etkili olduğu için şifa bulmalarını sağlar. Bal içerdiği mineraller sebebiyle boğaz yaralarını da oldukça etkilidir.
    Boğaz ağrısı çeken kişilerin çay tüketmeleri oldukça önemlidir. Çay ağız içinde oluşan yaraların geçmesine katkı sağladığını için günlük tüketilmesi halinde bu bölgede yumuşama sağlar. Anason çayı, Adaçayı, nane çayı, Ekinezya çayı gibi doğal bitkisel çayların tüketimi boğazdaki yaraların iyileşmesinde oldukça etkilidir. Boğaz yarası çeken kişilerin sarımsak tüketmeleri son derece önemlidir. Sarımsağın içerisinde bulunan antibiyotik özellik sebebiyle vücutta oluşan yaralanma ve iltihaplanmaların giderilmesinde etkili rolü vardır. Bu sebepten boğaz yarası çeken kişilerin günlük bir diş sarımsak tüketmeleri bu bölgede oluşan enfeksiyonunun giderilmesin de oldukça etkilidir. Boğaz yarısı olan kişilerin nar çiçeği kullanmaları boğaz yarısının geçmesini sağlar. Bir tutam nar çiçeğinin bir litre suda kaynatılması ile oluşan suyun sıcak olarak tüketilmesi sayesinde boğazda oluşan enfeksiyonların giderilmesini sağladığı kanıtlanmıştır. 
    ]]>
    Alt Damak Yarası https://www.yaralar.com/alt-damak-yarasi.html Mon, 22 Oct 2018 06:41:11 +0000 Alt Damak Yarası, Damak kolayca tahriş olabilir. Damak vücutta yabancı maddelere sıkça temas eden vücudun hassas bir parçasıdır. Kolayca yara olabilir ve yanma hissi oluşur. Damak yarası genellikle doku bozukluğundan kaynaklanabil Alt Damak Yarası, Damak kolayca tahriş olabilir. Damak vücutta yabancı maddelere sıkça temas eden vücudun hassas bir parçasıdır. Kolayca yara olabilir ve yanma hissi oluşur. Damak yarası genellikle doku bozukluğundan kaynaklanabilir. Bu süreç bazen kısa sürede iyileşirken bazen çok uzun sürede iyileşebilir. 

    Alt Damak Yarası Nedenleri, Doku yanmasıyla oluşabilir. Aşırı sıcak ve soğuk içeceklerin tüketilmesi sonucu damak tahriş olabilir. Tahriş edici maddelerin kullanılması damağın iltihaplanmasına sebep olabilir. Bir başka neden ise enfeksiyon. Eğer vücudunuzda boğaz ağrısı, nezle, bademcik iltihabı, virüs ya da bakterilere temas ederse, enfeksiyon yerleştiğinden damakta yara oluşabilir. Damak bölgesinde sık sık yaralanmalar meydana geliyorsa doktora gitmek gerekir. Damakta oluşan yaralar başka hastalıklara sebep olabilir. Bu sebepten dolayı kısa süre içerisinde doktor muayenesi ile yaranın nedeni kesinleşir ve ilaç tedavisine başlanır. Ayrıca damakta olan yaranın giderilmesi için doğal yöntemlerde kullanılabilir. Bunlardan size kullanıp da etkisini gördüğüm birkaç tane önerecem.

    Alt Damak Yarası Doğal Yöntemlerle Tedavi

    Sirke: Sirke damak yaralarına karşı kullanılabilecek etkili bir alternatiftir. Sirke bir miktar su ile karıştırılarak damak için gargara suyu olarak kullanılabilir.

    Maydanoz: Maydanoz yapraklarını çiğnemek damak yarası için faydalı olabilir. Yaralar demir eksikliğinden oluşuyorsa çok etkili bir yöntemdir.

    Limon: Limon tıpkı sirke gibi yaralara etki ederek iyileşme sürecini hızlandırır. Limon suyu ağızda oluşan bakterilerin yok olmasını sağlar.

    Karanfil: Ağız içi hijyen sağlamak, diş ağrısını gidermek, nefes kokusunu engellemek için kullanılan karanfil damakta oluşan yaralar için de kullanılabilir.




    ]]>
    Açık Yara Kremi https://www.yaralar.com/acik-yara-kremi.html Mon, 22 Oct 2018 13:09:36 +0000 Açık yara kremi; Vücudumuzun herhangi bir yerinde çarpma, düşme ya da herhangi kesici, delici bir cismin vücuda değmesiyle, deride oluşan kesik sonucu meydana gelen yaranın iyileşme sürecini kısaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Açık yara kremi; Vücudumuzun herhangi bir yerinde çarpma, düşme ya da herhangi kesici, delici bir cismin vücuda değmesiyle, deride oluşan kesik sonucu meydana gelen yaranın iyileşme sürecini kısaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Yara izleri deride oluşan bozulmadır. Yaranın olduğu bölgede ölü hücreler bulunur. Yaraların iyileşip, iz bırakmaması için bu ölü hücrelerin bölgeden uzaklaştırılıp, yerine yeni hücrelerin gelmesi gerekmektedir. Derinin bütünlüğü bozulduğunda koruma görevi yitirilir ve mikropların vücuda bir giriş kapısı açılmıştır.
    Mikroplar açılan bu yaradan vücuda girerek enfeksiyon meydana getirirler. Derinin kendi kendine onarma süreci bazı yaralarda çok uzun zaman alacağı için yaranın iyileşmesini hızlandırmak amacıyla eczanelerde satılan açık yara kremi kullanılır.

    Yaralanmalarda ilk yapılacak işlemler:
    Su, gazlı bez, plasterler, makas vb. hazırlanır. Eller su ve sabun ile iyice yıkanıp, alkolle ovulur. Açık yarada kanama varsa, kanın bir süre sızmasına izin verilip, sonra kanın durması için yara üzerine bastırılır. Yarada küçük yabancı cisim varsa ve alınabilecek durumdaysa, gazlı bezle alınarak, cisim yaradan uzaklaştırılır. Bununla beraber, yara içine saplanmış cisim varsa çıkartmayın. Çünkü; bir damara giren veya saplanan bir cam ya da başka bir parça, yarada tıpa görevi yapacağından kanamayı önlemiş olabilir. Bu cismin çıkarılması, yaraya daha fazla zarar verebilir. Yaranın çevresi su ile gazlı bezle yaranın merkezinden çevresine doğru silinir. Yaraya krem veya pomat sürmeyiniz. Yara üzerine gazlı bez konularak yapışkan bantla kapatılır.
    Yaranın kapatılması durumunda 24 saatte bir pansuman yapılır. Gazlı bez yaraya yapışmış olabilir. Pansuman yapılacağı zaman, gazlı bezi yara üzerinden alırken, buna dikkat edip önceden gazlı bezi ılık su ile ıslatın. Yaraya dikiş atılması gerekirse, yara içinde cisim varsa, yara çok kötü durumdaysa vakit kaybetmeden hemen bir sağlık kuruluşuna gitmek gerekir.

    Açık yara kremi seçimi:
    • Derisiv krem: İlacın etken maddesi gümüş sülfadiazindir. Derisiv krem, bakterilerin cilt üzerinde büyümelerini ve çoğalmasını engelleyen bir kremdir. Yara ve yanıklarda enfeksiyona sebep olan bakterileri yok edici etkisi vardır. Yara ve yanık cilt bölgelerinde iltihaplanmanın önlenmesinde ve tedavisinde kullanılır.
    • Fusidas krem: İlacın etken maddesi, fusidik asittir. Fusidas krem, ciltteki bakterileri öldüren veya gelişmelerini engelleyen, bakterilerin sebep olduğu cilt enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan antibakteriyel kremdir.
    • Armathene krem: ilacın etken maddesi dekspantenol' dür. Armathene krem, cilt onarıcı bir kremdir. Cerrahi yaralar, bacak ülseri (bacak yarası), ve yatak yaraları gibi kronik yaralar, meme başı çatlakları, pişikler, anüs çatlakları, enfeksiyona bağlı olmayan yara ve yanıklar, kesik, sıyrık ve çizik gibi yüzeysel yaralar, güneş yanıkları, kuru ve tahriş olmuş derinin iyileştirilmesi için kullanılır.
    • Fito krem: İlacın etken maddesi triticum vulgare sulu ekstresi, etilenglikol monofenil eterdir. Fito krem, doku ve organlardaki yaraları onaran ve ciltteki bakterilere karşı savaşan bir kremdir. Kapanmayan yaralar, her derecede yanıklar, yatak yaraları, sünnet yaraları vb. Gibi yaraların tedavisinde kullanılır.
    • Bactroban krem: ilacın etken maddesi mupirosindir. Cilt üzerindeki bakterilerin gelişmesini önleyerek çalışan, bakterilerin sebep olduğu cilt enfeksiyonları üzerinde etkili bir antibiyotik ilaçtır. Hasar ve zedelenme sonucu oluşan yaralar, kesikler, dikişli yaraların tedavisinde kullanılır.
    • Pantenol plus krem: ilacın etken maddesi, dekspantenol, klorheksidin hidroklorürdür. Pantenol plus krem, ciltteki enfeksiyonlerı ve mikropları öldürücü, gelişmelerini önleyici ve cilt onarıcı bir kremdir. Yatak yaraları, deri çatlakları, ameliyat yaraları, enfeksiyon riski taşıyan yaralar, kesik, sıyrık, çizik gibi yüzeysel yaraların tedavisinde kullanılır.
    • ]]> Şeker Hastalığı Ayak Yarası https://www.yaralar.com/seker-hastaligi-ayak-yarasi.html Mon, 22 Oct 2018 22:52:34 +0000 Şeker hastalığı ayak yarası, şeker hastalığı kanda yüksek şeker değerlerine neden olan, ömür boyu süren kronik bir hastalıktır. Vücudumuz kan şekerini dengelemek için pankreas tarafından insülin adı verilen bir hormon Şeker hastalığı ayak yarası, şeker hastalığı kanda yüksek şeker değerlerine neden olan, ömür boyu süren kronik bir hastalıktır. Vücudumuz kan şekerini dengelemek için pankreas tarafından insülin adı verilen bir hormon üretir. Ancak şeker hastalarında bu insülinin üretimi azalmaktadır. Şeker hastalığına yakalanan bir kişiye zamanında teşhis ve tedavi edilmediği takdirde özellikle ayaklarda geri dönüşümü mümkün olmayan sorunlarla karşı karşıya kalınabilir. 

      Şeker hastalığı ayak yarası sebepleri 

      Şeker hastalığında ayak yarası oluşması için birden çok faktör vardır. Bunların başında ise şeker hastalığından dolayı ayaklarda oluşan hislerin kaybolması, dolaşımın bozulması, ayak yaraları ve sürekli oluşan tahrikler, ayakta oluşan şekil bozuklukları, uzun yıllardır süren şeker hastalarında da yükselen kan şekerinden dolayı oluşan his kayıpları oluşur. Bu his kaybı nedeniyle hasta olan kişi ayağını herhangi bir yere çarptığında, ayağı yandığında, ayakkabı vurduğunda veya ayağına bir şey battığında oluşan yaranın farkına varmazlar. Bu nedenle de yara kendiliğinden oluşur, çoğalır ve ayağa giden damarlarda tıkanmalar oluşturur. Şeker hastalarındaki bu ayak yaraları iltihap kaptığında ise iyileşmesi de zorlaşır.

      Şeker hastalığı ayak yarası tedavisi

      Şeker hastalığındaki ayak yaralarının enfekte olup olmadığına, tahlil ve muayene yapıldıktan sonra nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir. Daha sonra doktorunuzun vereceği antibiyotik tedavisi uygulanır. Ayrıca şeker hastalığında yarayı enfeksiyondan korumak içinde kan şekerini kontrol altında tutmak gerekir. Ayrıca şeker hastası kişinin yara olan ayağı temiz, kuru ve pansumanlı olması ve çıplak ayak ile kesinlikle yere basılması engellenmelidir. 


      ]]>
      Bebeklerde Damak Yarası https://www.yaralar.com/bebeklerde-damak-yarasi.html Tue, 23 Oct 2018 07:21:34 +0000 Bebeklerde Damak Yarası; her on bebekten ikisinde görülmektedir. Bebekte damak yarası, daha çok yeni doğan bebeklerde görülür. Bebekte damak yarası, iki yaşına kadar ara ara devam etmektedir. Damak yarası, özellikle normal Bebeklerde Damak Yarası; her on bebekten ikisinde görülmektedir. Bebekte damak yarası, daha çok yeni doğan bebeklerde görülür. Bebekte damak yarası, iki yaşına kadar ara ara devam etmektedir. Damak yarası, özellikle normal doğumla doğan bebeklerde görülmektedir. Bebekte damak yarası, doğum sırasında bebeğin sindirim ve solunum sistemine bulaşan mantarların ağız yarasını oluşturulmasıyla meydana gelmektedir. Ağız içerisinde yanakta, damaklarda, ağız içerisinde ve dudaklarda görülebilmektedir. İlk başlarda uçağa benzer bir şekilde meydana gelmektedir. Halk arasında buna pamukçuk denmektedir. 

    Bebekte Damak Yarası Belirtileri;
    • Yüksek ateş,
    • Huzursuzluk, 
    • Halsizlik, 
    • Emmede zorluk, 
    • Aşırı Ağlama,
    Bebekte Damak Yarası İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler;

    Bebeğin odasının havalandırılması gerekmektedir. Temiz elbiseler giydirilmelidir. Yeni doğan bebeğe yalancı meme ve biberon kesinlikle verilmemelidir. Bebeğin yattığı yatak, battaniye, araba koltuğu, kundak, gibi eşyaları temiz tutulmalı, havalandırılmalıdır. Bebeklerin emzik, biberon, yalancı meme gibi eşyalarını yıkarken karbonat ile yıkamayınız. Çünkü bu yıkama şekli yaraların artmasına neden olmaktadır.  Eğer bebeğinizde ağız yaraları varsa sivri, keskin ve kırık dişleri var mı muhakkak kontrol edin. Bebeğinizin ağzında beyaz kabarcıklar şeklinde yaralar varsa kuru ve temiz mendil yardımıyla silin.

    Bebeği emzirirken annenin göğsünde kızarıklık, uyuşma, ağrı oluyorsa bu bebekteki mantarın anneye geçtiğini göstermektedir. Annenin hemen doktora danışıp göğüs ucu için gerekli ilaçları kullanması gerekmektedir. Bebeklerdeki damak yarası genellikle on beş günde geçmektedir. Bebekte damak yarasının, on beş gün devam etmesi bebeğin beslenmesinde bozukluklara neden olur ve bebeğin sıkıntısı artar. Bebeğin damak yarası tedavi edilmezse kızarıklık çoğalır ve yayılım gösterir. Kabarcıklar netleşir ve bebeğin sıkıntıları daha da çok artar.

    Bebekte damak yarası varsa, bebeğiniz iştahsızsa, kırmızı lekeler ve küçük kabarcıklar varsa muhakkak tedavi edilmesi gerekmektedir. Bebekte damak yarası teşhisi konulduktan sonra belirtilere yönelik doktor tarafından verilen tedavi uygulanmalıdır. Yaralar geçmiyorsa hemen doktora gidilmeli ve doktordan yardım alınmalıdır.  Çünkü damakta  yarası olan bebek emmede zorlanır ve emmeyi bırakır. Emmeyi bırakan bebeğin beslenmesi bozulur. 
    ]]>
    Ciltte Geçmeyen Yaralar https://www.yaralar.com/ciltte-gecmeyen-yaralar.html Tue, 23 Oct 2018 18:28:15 +0000 Ciltte Geçmeyen Yaralar, Normal bir cilt yarasının iyileşmesi yaklaşık olarak üç haftayı bulur. Bununla birlikte bazı yaralar vardır ki iyileşmesi aylar hatta yıllar almaktadır. Travma, yaranın durumu, ödem gibi etkenler y Ciltte Geçmeyen Yaralar, Normal bir cilt yarasının iyileşmesi yaklaşık olarak üç haftayı bulur. Bununla birlikte bazı yaralar vardır ki iyileşmesi aylar hatta yıllar almaktadır. Travma, yaranın durumu, ödem gibi etkenler yaranın iyileşmesini büyük ölçüde etkilemektedir. Yaş, beslenme durumu gibi etkenlerin yanında genel sağlık durumu da iyileşmeyi etkileyebilir.

    Ciltte geçmeyen yaralar: Bilhassa 1,5-2 ay geçtiği halde iyileşmeyen yaralarda mutlaka bir uzmana görünmekte yarar var. İyileşmeyen cilt yaralarında irinli akıntılar, renk değişimleri, kaşıntılanma gibi tedirgin eden durumlarda uzmana gitmekte geç kalınmamalıdır. Unutulmamalıdır ki her hastalıkta erken teşhis çok önemlidir. Hatta bazı hastalıklarda yaşam kurtarıcı olmaktadır.

    Ciltte Geçmeyen Yaraların Nedenleri

    Bulaşma ve enfeksiyon: Yaranın iyileşmesinin gecikmesinde en yaygın nedenlerinden biri yaranın enfeksiyon kapmasıdır. Bir yara enfeksiyon kaparsa bağışıklık sistemi bu bulaşma veya enfeksiyonun neden olduğu bakteriyle savaşmak için fazlaca enerji kullanır. Bu bakteriler zararlı olan toksinler üretir. Toksinler ise yaraların iyileşme sürecine engel olur.

    Kan dolaşımı bozukluğu: Kan iyileşen yerdeki birikintilerin yanı sıra bakteri ve toksinleri atar. Kan dolaşımı ya da kan akışı ve kan oksijenasyonunu azaltan durumlar, yaranın geç iyileşmesi hatta az iyileşmesinin çok yaygın nedenleridir. Diyabet, ileri yaş, yüksek kan basıncı ve periferik damar hastalığı gibi faktörler dolaşımda bozukluğa sebep olabilir. Kronik akciğer hastalığı ve anemi kandaki yeterli oksijen miktarını engeller.

    İlaç kullanma: Kartikosteroid gibi yangısal yanıtı yerleştirme yeteneğine sahip ilaçlar, yaranın iyileşmesini geciktirir. Kemoterapi, hücrelerin çoğalmasını  durdurur ve yaraların iyileşmesini engeller.

    Yaş: Geçmeyen cilt yaraları ileri yaştaki bireylerde sağlıklı yetişkin ve çocuklara göre daha çok oluşur. Bunun nedeni ileri yaştaki insanların hassas bir bedene sahip olması ve düşük antikor üretimi, yavaş yangısal yanıtı ve yavaş endokrin sistem işlevlerinden dolayı enfeksiyon riskinin yüksek olmasıdır. Bunların hepsine ek olarak ileri yaştaki bireylerin, oksijenasyonun yanı sıra kan dolaşımını engelleyen diyabet ve kalp rahatsızlığı gibi kronik rahatsızlıklara sahip olmaya daha yatkın olmalarıdır.

    Kötü Beslenme: Beden, cilt yaraların iyileşmesi için kalori, protein, A-C vitamini ve çinkoya ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle iyi dengelenmiş bir diyet gereklidir. Vitaminler yaraların iyileşme sürecinde büyük önemi vardır. Bu sebeple vitamin desteği alınması çok önemlidir.

    Erken tanı tedaviyi kolaylaştırır: Cilt geçmeyen yaralarının enfeksiyon kökenli ya da Behçet hastalığı gibi bağ dokusu kökenli hastalıklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ayırt edilmesi gereklidir. Bu maksatla; bazı kan tetkiklerine bakılması, yara yerinden kültür alınması gereklidir. İyileşmeyen yaralı alandan çevreye dağılan mikrobik etkenler, hastalığın başka insanlara geçmesine sebep olabilir. Behçet hastalığı gibi bağ dokusu hastalıklarının teşhisinin erken dönemde yakalanması, hastalığın ilerlemesini ve iç organların tutulmasını önlemek açısından önemlidir.
    ]]>
    Damak Yarasına Ne İyi Gelir https://www.yaralar.com/damak-yarasina-ne-iyi-gelir.html Wed, 24 Oct 2018 06:48:02 +0000 Damak yarasına ne iyi gelir, damak yarası sıcak ve soğuk içecek veya yiyeceklerin tüketimi damağa sert bir cismin batması gibi nedenlerin haricinde kanser, bağışıklık sistemi hastalıkları gibi rahatsızlıklardan dolayı ortaya Damak yarasına ne iyi gelir, damak yarası sıcak ve soğuk içecek veya yiyeceklerin tüketimi damağa sert bir cismin batması gibi nedenlerin haricinde kanser, bağışıklık sistemi hastalıkları gibi rahatsızlıklardan dolayı ortaya çıkabilmektedir. Damak yarası genellikle doku bozukluğundan kaynaklanabilmektedir. Ağız içi temizliğine önem vermemek, aşırı sıcak ve soğuk içecek yada yiyecekler tüketmek yara oluşumunu tetiklemektedir. Damakta oluşan yaralar damakla beraber ağız içi, dil, dudak kenarı, yanak içi yada bademciklerde bile oluşarak acılı veya sancılı bir sürece neden olabilmektedir. Bu süreç bazen kısa bir sürede kendiliğinden geçerken bazen süreç oldukça uzun şekilde olabilmektedir. Damakta oluşabilecek yaraları geçirmek veya riski azaltmak için beslenme düzenine çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Sık aralıklarla farklı hastalıklardan dolayı antibiyotik tarzlı ilaçlar kullanmak da bu yaraları tetikleyebilmektedir. Damakta veya ağızda oluşan yaraları geçirmek için halk arasında en yaygın olarak kullanılan yöntem karbonat veya tuzdur. Karbonat bölgede hijyen sağlayarak bakteri yada virüsleri yok edici etkiye sahiptirler. Başta hafif bir yanma oluştursa da etkili bir çözüm olmaktadır. Tuz yada karbonat haricinde ayva meyvesi damakta oluşan yaralara karşı da iyi gelebilmektedir. Bitkisel poşet çaylar yine damak yada ağızda oluşan yaralara karşı iyi gelebilmektedir. Uygulanan yöntemlere rağmen yara oluşumu hafiflemiyor, her geçen gün artıyorsa altta yatan ciddi bir hastalığın varlığını araştırabilmek için mutlaka doktora başvurmak gerekmektedir. 

    Damak yarasına ne iyi gelir

    Sirke: Sirke damak yaralarına karşı kullanılabilecek etkili bir alternatiflerdir. Sirke bir miktar su ile karıştırılarak damak yarası için gargara suyu olarak kullanılabilmektedir. Sirkenin haricinde kuru üzüm, anason yada bal karıştırılarak yaralara uygulanabilmektedir.

    Kekik: Ağız içinde hijyen sağlayabilmek için etkili olan bir yöntemdir. Kekik damak yaralarına karşı çiğneyerek kullanılabilmektedir. Yara oluşumundan daha çabuk kurtulmak için kekik yağı, susam yağı yada sirke karıştırılarak gargara suyu yapılıp kullanılabilmektedir.

    Dut: Damak yarası için dut şurubundan yararlanılabilmektedir. Dut şurubuna bir parça pamuk batırılarak yaralı bölge bu pamukla silindiğinde yaraların iyileşme süreci kısalmaktadır. Aynı işlem nar ekşisiyle de yapılabilmektedir. Nar ekşisi ağız yada damakta oluşan yaralarda iyileşme sürecini başlatılmalıdır.

    Karanfil: Ağız içi hijyen sağlamak, diş ağrısını gidermek ve nefes kokusunu engellemek için kullanılan karanfil damakta oluşan yaralar içinde kullanılabilmektedir.
    ]]>
    Rahim İçi Yara Yakılması https://www.yaralar.com/rahim-ici-yara-yakilmasi.html Wed, 24 Oct 2018 18:51:34 +0000 Rahim İçi Yara Yakılması, rahim içi yara jinekologların en sık karşılaştığı problemlerden biridir. Genel olarak rahim ağzı dokusunun iltihaplanması sonucunda oluşur. Cinsel yönden aktif olan her kadın için rahi Rahim İçi Yara Yakılması, rahim içi yara jinekologların en sık karşılaştığı problemlerden biridir. Genel olarak rahim ağzı dokusunun iltihaplanması sonucunda oluşur. Cinsel yönden aktif olan her kadın için rahimde yara riski söz konusudur. Spesifik şikayetler yaratmayan rahim içi yara kişinin kendi kendine anlayabileceği bir rahatsızlık değildir. Bundan dolayı düzenli jinekolojik muayene çok önemlidir. Rahim ağzı yarasında belirtiler adet kanamasının bitimini takip eden dönemde kokulu ve iltihabik bir ağrının ortaya çıkmasıdır. Ayrıca vajinada yanma, kaşıntı, ağrılı cinsel ilişki, idrarda yanma ve bel ağrısı gibi şikayetler ortaya çıkabilmektedir. Rahim ağrısı ve yarası olan bir kadında eğer gebe ise düşük yapma riski bulunmaktadır.

    Rahim içi yara yakılması nasıl olur

    Jinekolojik muayene rahim ağzı yarası için fikir vericidir. Serviksteki lezyonları tanımak çok önemlidir. Çünkü bazen rahim ağzı yarası serviks kanseri ile karıştırılabilmektedir. Bundan dolayı smear testi yapılır.

    Eğer rahim ağzı yarası uzun süreden beri devam ediyorsa ve gerekli tedaviler yapılmasına rağmen hastanın durumunda bir değişiklik yoksa anormal hücreleri takip etmek için bir takım cerrahi operasyonlar yapılmaktadır. Bu operasyonlardan biri de koterizasyon adı verilen rahim içi yara yakma yöntemidir. Rahim içi yara yakma en sık kullanılan klasik yöntemlerden biridir.

    İşlem jinekolog masasında yapılabilen basit bir işlem olup maksimum 5 dakika sürmektedir. Rahim içi yara yakma yönteminde lokal yada genel anestezi uygulanmasına gerek yoktur. Hastalar işlemin ağrılı olup olmadığından endişe duyarlar. Ama herhangi bir ağrı hissedilmemektedir. Bundan dolayı muayenehane koşullarında rahatlıkla uygulanabilir. Jinekolojik muayene masasında rahime muayene spekulumu takılarak rahim ağzı açılır. Kaleme benzeyen ucunda elektrik akımından kaynaklı ısı olan, koter adı verilen alet ile, rahim ağzına ısı verilir. Rahim ağzındaki spekulumun çıkarılması ile işlem son bulur. Ve hasta ayağa kalkar kalkmaz günlük yaşantısına devam edebilir. Hastanın günlük yaşamına etki edecek bir ağrı oluşmamaktadır.

    Sadece işlem tamamlandıktan sonra hastaya 1 ay süresince cinsel ilişkiye girmemesi gerektiği bilgisi verilir. İşlemden sonra sulu beyaz pembe karışımı bir akıntı oluşması normaldir. Bu tür şikayetler birkaç hafta içinde normale döner. Takip eden 2 aylık süreçte yakılan yerdeki epitel hücreleri yenilenerek normal görünümünü alır. Nadir de olsa bazen yakma sonrası oluşan rahim ağzı kanalında tıkanmalar oluşabilmektedir.

    ]]>
    Yanak İçi Yara https://www.yaralar.com/yanak-ici-yara.html Thu, 25 Oct 2018 11:07:49 +0000 Yanak içi yarası, hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve çok rahatsız edici bir durumdur. Halk arasında 'aft' olarak bilinen ve ağız içinde oluşan ağrılı yaralar, hastanın yemek yemesi ve içmesi, konuşma gibi gündelik Yanak içi yarası, hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve çok rahatsız edici bir durumdur. Halk arasında 'aft' olarak bilinen ve ağız içinde oluşan ağrılı yaralar, hastanın yemek yemesi ve içmesi, konuşma gibi gündelik ihtiyaçlarını engeller ve gün içinde yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Yanak içinde oluşan yaraların altında yatan neden ya da hastalığın belirlenmesi gerekir. 

    Yanak içi yarası nedenleri

    Ağız içinde sıklıkla tekrarlayan ve çapları beş milimetrenin altında olan ve sayısı bir çok olabilen yaralar yedi ile on gün içerisinde iyileşir. Çapları büyüdükçe iyileşme süreleri altı haftaya kadar çıkabilir. Bu yaraların sebebi vücudu etkileyen hastalıklar ya da ağız içindeki bir sorundan dolayı oluşabilmektedir. Genellikle bu yaraların sebebi çoğunlukla bilinmemektedir. Vücut direncinin azalması ile ortaya çıkan bu yaralar genetik özellikler, ilaç alerjisi, diş ve diş eti problemleri, ağız içi mukozasının bozulması ile ortaya çıkar. Demir eksikliği ve B12 eksikliği de bu yaraların sebebi olabilir. Bu tip yaralar yanak mukozası ile birlikte dil ve dudak içlerine de yerleşebilir. Sık tekrarlanan yaralarda, yara ile birlikte ağız içi kötü koku ve akıntılar da eşlik ediliyorsa ve bu yaralar kendi kendine iyileşmiyor ise mutlaka doktora başvurulmalıdır. Ağız içi hijyenine, düzenli diş fırçalamaya dikkat edilmeli ayrıca altı ayda bir düzenli diş kontrolü yaptırılmalıdır. 

    Yanak içi yarası için ne yapılabilir 

    Ağız içi antiseptik gargaralar ile gargara yapılmalı ve doktor kontrolünde önerilen kortizonlu kremler ile tedavi edilmeye çalışılmalıdır. Beslenme düzenlemesi ile kişinin bağışıklığının güçlendirilmesi böylece yaraların tekrarlaması engellenebilir. Bağışıklık sisteminin zayıflaması ve çeşitli hastalıklara bağlı antibiyotik kullanımı yaraları tetikler. Bağışıklığın güçlendirilmesi ile birlikte stresten uzak durmak, yiyecek ve içeceklere dikkat etmek, kullanılan diş macunu gibi diş bakım ürünlerine dikkat etmek faydalıdır.
    ]]>
    Yara Tipleri https://www.yaralar.com/yara-tipleri.html Thu, 25 Oct 2018 21:27:24 +0000 Yara tipleri, Yara tipleri deri bütünlüğü fiziksel ve kimyasal yollarla  bozulmuş  ve enfeksiyonlar için giriş kapısı açılmışsa açık yara, fiziksel darbeler ve kimyasallar nedeni ile deri bütünlüğü bozulmadan deri alt Yara tipleri, Yara tipleri deri bütünlüğü fiziksel ve kimyasal yollarla  bozulmuş  ve enfeksiyonlar için giriş kapısı açılmışsa açık yara, fiziksel darbeler ve kimyasallar nedeni ile deri bütünlüğü bozulmadan deri altı dokular tahrip olmuşsa kapalı yara olarak adlandırılır. Yara tipleri 6 grupta incelenir.

    Yara tipleri nelerdir

    Sıyrık yara: Sıyrık yarası  derinin herhangi bir cisme sürtünmesi sonucu oluşan yüzeysel yaralanmalardır. Ağrılı olur. Sızıntı şeklinde olan kanama görülür.

    Kesik yara: Kesik yarası cam, jilet, bıçak gibi cisimlerden oluşan yaralanmalardır. Yaralanma olayına göre yüzeysel veya derin olabilmektedir. Deri altında bulunan damar ve sinirler kestiği  için ağrı ve kanama oluşur. Oluşan yarada yara ağızları birbirinden uzaklaşmıştır. Derinlikleri kolay gözlemlenir.

    Ezik yara: Ezik yarası genellikle kapalı yaralardır. Taş çarpması, sopa ile alınan darbede ve yumruk gibi dış etmenin şiddetli olarak çarpması ile oluşan yaralardır. Yara kenarları eziktir. Bazı zamanlarda büyük damarların yırtılması ile kan toplanması görülebilmektedir. Kazalarda en çok karşılaşılan yara tipidir. Deri bütünlüğü bozulmamış yaralardır.

    Ekimoz yara: Ekimoz, deri dibindeki damarların kanaması ile oluşan yara tipidir. Deri dibinde siyah-mavi bir renk oluşur. Kılcal damarların yırtılmasıyla görülür. Hücreler ve doku arasına kan sızar. Kan olduğu yerde birikmez yayılır. Bu yara tipinde oluşan morluk zamanla sarı ve yeşil renge dönüşerek iyileşir. 

    Delici yara: Delici yara sivri, keskin ve delici aletler sebebi ile oluşan yara tipidir. Oluşan delik küçüktür. Bu aletler iç dokulara kadar ilerlediği zaman damar, kas ve sinir kesiklerine neden olurlar. Dış kanamaları çok az, iç kanama riski yüksektir. Bıçak, şiş, tel tornavida gibi malzemeler yüzünden  olur. Ateşli silahla oluşan yaralanmalarda bu yara tipindendir. Giriş deliği düzgün dür. Eğer derinse çıkış deliği de bulunur.

    Parçalı yara: Parçalı yaralar derinin bir kısmı kopmuş yada küçük bir yerinden bağlı kalmış olabilme suretiyle oluşan yara tipidir. Oldukça kanamalı yaralardır. Yara dudakları bir araya getirilerek temiz bir bez ile sarılır ve iyileşme sürecini hızlandırılır. Isırık yaraları da bu bu tip yaraların içinde yer alır. Bu yaralar, hayvan ısırması neticesinde oluşur. 

    ]]>
    Yara Dondurma https://www.yaralar.com/yara-dondurma.html Fri, 26 Oct 2018 19:26:40 +0000 Yara dondurma, tıpta kriyoterapi olarak bilinen bir tedavi yöntemidir. Tedavide prob olarak adlandırılan medikal bir cihazla anormal yapıdaki dokular dondurulup, hücreler öldürülerek tahrip edilir. Yara dondurma kar veya Yara dondurma, tıpta kriyoterapi olarak bilinen bir tedavi yöntemidir. Tedavide prob olarak adlandırılan medikal bir cihazla anormal yapıdaki dokular dondurulup, hücreler öldürülerek tahrip edilir. Yara dondurma kar veya buz tedavisi olarak da bilinmektedir. Yara dondurma, kadın hastalıklarında rahim ağzında oluşan siğil, yara, molluskum kontagiozum gibi lezyonları tedavi etmek için uygulanır. Kısaca özetlemek gerekirse, yara dondurma, rahim ağzında oluşan hücresel farklılıkların ya da yara olarak tanımlanan lezyonların tedavisinde öncelikli olarak tercihe dilen, hasta ve hekim için kolay ve ağrısız bir tedavi şeklidir.

    Yara dondurma öncesi hangi testler yapılır

    Yara dondurma tedavisine karar verilmeden önce PAP smear testi yaptırılmalıdır. PAP smear testi sonucuna gör eyarar dondurma işlemine karar verilmelidir.

    Yara dondurma zor bir tedavi midir

    Yara dondurma, oldukça basit bir tedavi yöntemidir. Hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatırılır. İşlem klinik bir ortamda jinekoloji uzmanı tarafından kolaylıkla gerçekleştirilir. Tıpkı normal vajinal muayenede olduğu gibi, vajinaya spekulum adlı alet yerleştirilerek serviks görülür. İşlem 15 dakika içinde gerçekleştirilir. Rahim ağzında ağrıya yol açan sinir bulunmadığı için hasta için ağrılı bir uygulama değildir. Bu nedenle de işlem sırasında bölgenin uyuşturulmasına gerek duyulmaz. Hasta işlemden önce olası basit ağrıları önlemek için ağrı kesici ilaç alabilir. Operasyon sırası ve sonrasında hasta hafif adet dönemi ağrılarına benzer ağrılar hissedebilir. Bu ağrılar bir iki saat kadar devam eder. Operasyon anında ve sonrasında vajina içinde soğukluk olarak tanımlanan bir his oluşabilir. Bu histe oldukça normal kabul edilir ve ağrı kesici ilaç yardımıyla kontrol altına alınabilir.

    Yara dondurma tedavisine ne zaman karar verilir

    İhtiyaç duyulan testler yapıldıktan sonra doktor yara dondurma tedavisine karar verir. Hasta jinekolojik muayene masasına alınarak, vajinaya spekulum yerleştirilir. Dondurulacak bölgenin genişliğine göre prob seçilir. Seçilen prob tedavinin başarılı olması için oldukça önemlidir. Seçilen prob dondurulacak bölgeden 5 mm daha ufak olmalıdır. Prob seçiminden sonra uzman probu sorunlu bölgeye temas ettirir. İşlemde kullanılacak sıvı nitrojen ya da karbondioksit gazları probun içinden verilir. Gazın proba teması ile ucu -90 derece soğur. Aynı şekilde brobun temas ettiği bölgede soğur. İşlem bölgedeki hücreler tamamen ölene kadar birkaç defa tekrarlanır. Toplam 15 dakika içinde tamamlanır. Tedavide amaç sağlıksız bölgenin hızlı bir şekilde dondurulması ve ağır ağır çözülmesidir. Hücre ölümü bu işlem sayesinde gerçekleşir.

    Yara dondurma tavsiye edilir bir tedavi midir

    Yara dondurma tedavisinde herhangi bir komplikasyon gelişme olasılığı yok denecek kadar azdır. Anesteziye ihtiyaç duyulmadığı için hekimler tarafından da ilk tercihtir. Kanama riski olmadığından hasta operasyon sonrası normal hayatına hemen dönebilir. Hasta açısından da oldukça avantajlıdır. Operasyonun bazı dezavantajları da vardır. Operasyon sonrası bir iki hafta şiddetli vajinal akıntı olabilir. İşlem anı ya da sonrasında adet sancısına benzer sancılar yaşanabilir.

    Yara dondurma işlemi yapıldıktan 3 ay sonra mutlaka smear testi yapılmalıdır. Smear testinde lezyon tespit edilirse biyopsi ya da leep yapılması gerekir.

    ]]>
    Aft Yarasına Ne İyi Gelir https://www.yaralar.com/aft-yarasina-ne-iyi-gelir.html Sat, 27 Oct 2018 08:29:07 +0000 Aft yarasına ne iyi gelir;  aft yarası birçok kişinin yaşadığı ağrılı ve son derece rahatsızlık verici bir durumdur. Aft yarası bazen çok kısa süre içinde oluşup kaybolduğu gibi bazende, sık sık tekrarlayan ve iyileşmes Aft yarasına ne iyi gelir;  aft yarası birçok kişinin yaşadığı ağrılı ve son derece rahatsızlık verici bir durumdur. Aft yarası bazen çok kısa süre içinde oluşup kaybolduğu gibi bazende, sık sık tekrarlayan ve iyileşmesi zaman alan bir yara çeşididir. Bu nedenle de aft yarası çıkan bir kişinin aile hekimine veya uzman bir doktora gidip muayene olmalıdır. Çünkü bazı aftlar sık sık oluşup iyileşme süreci uzuyor ise ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Doktorunuzun uygulayacağı tedavinin yanı sıra aft yaraları için halk arasındaki uygulanan ve iyileşmesine yardımcı olan bir yöntem olan karbonat ile aft yarası olan bölgeyi temizleyerek dezenfekte edilir. Ayrıca aft yarısının üzerine karbonat koyarak ta hem acıyı hemde ağrıyı alarak rahatlama sağlanabilir. Bunun dışında tuzlu su hazırlayıp gargara yapmakta aft yaralarına iyi gelmektedir. Ayrıca ayva meyvesini de ister çiğ olarak ister komposto olarak tüketmekten aft yaralarına iyi gelir. 

    Bitkisel olarak ta aft yarasına ne iyi gelir; kekik çiğnemek, dut şurubunu, nar ekşisini aft yarasının üzerine pamuklu çubuk yardımı ile sürmek, karanfil ve maydanoz gibi besinlerde aft yaralarının iyileşmesinde etkili olur

    Aft yarası nedenleri; aft yaraları genellikle dudak ısırma,dudak yeme, yanak yeme, baharatlar, çikolata, bazı vitamin ve mineral eksiklikleri, darbe sonucu ağız içinde oluşan açık yaralar, bağışıklık sistemini zayıflatan hastalık ve enfeksiyonlar, asitli içenlerde aft oluşmasına neden olur.
    ]]>
    Dudak Yarasına Ne İyi Gelir https://www.yaralar.com/dudak-yarasina-ne-iyi-gelir.html Sat, 27 Oct 2018 09:01:42 +0000 Dudak yarasına ne iyi gelir, Dudak yaraları gerek mevsimsel olarak gerekse virüs kaynakla gerçekleşebilir. Oldukça acı verici olan bu yaralar kişinin beslenme kalitesinin düşmesine de neden olabilir. Erken müdahale edilmeyen du Dudak yarasına ne iyi gelir, Dudak yaraları gerek mevsimsel olarak gerekse virüs kaynakla gerçekleşebilir. Oldukça acı verici olan bu yaralar kişinin beslenme kalitesinin düşmesine de neden olabilir. Erken müdahale edilmeyen dudak yaraları bölgede gerilme ve kuruma yaptığı için kişinin yemek yemesi ve beslenmesini olumsuz olarak etkileyebiliyor.

    Mevsim değişikliğinden dolayı oluşan dudak yaralarının çoğu dudak çatlağı ve bu nedenden dolayı oluşan açık yaralar şeklindedir. Özellikle kış mevsiminde dudak yaraları diğer mevsimlere oranla daha çok görülmektedir. Bu nedenden dolayı dudakların bakımı mutlaka her gün ve dışarı çıkmadan yapılması gerekiyor. Böylelikle mevsimlerden dolayı oluşması mümkün olan dudak yaraları için önlem alınacaktır. Ancak geçmeyen ve iltihaplı olan yaralar için mutlaka bir uzman tavsiye almak daha faydalı olacaktır. İltihaplı olan açık yaralar, enfeksiyon kaynaklı olduğu için tıbbi bir müdahale yahut ilaç tedavisi gerektirmektedir.

    Dudak yarasına ne iyi gelir

    Zeytinyağı: Zeytinyağı cilt sağlığına oldukça iyi gelmektedir. Dudak bölgesi ve dudakları için günlük bakım zeytinyağı ile yapılabilir. Böylelikle dudak yarasını önlenebilir. Eğer olası dudak yarası varsa günde 2 kez dudakların zeytinyağı ile bakımının yapılması yaranın vermiş olduğu ağrı, sızı hissini gidereceği gibi iyileşme sürecini de hızlandıracaktır.

    Aloe Vera jeli: Yaranın hızlı iyileşmesinde etkili olan aole vera jeli, kullanılmaya başladığı günden itibaren etkisini kısa sürede gösterecektir. Eğer doğal aloe vera bulamazsanız bunun yerine içerisinde alea vera bulunan dudak bakım ürünleri de tercih edebilirsiniz.

    E vitamini yağı: Dudaklar da bulunan yaranın hızlı iyileşmesi ve etkili bir çözüm vermesi için mutlaka e vitamini yağından faydalanmak fayda sağlayacaktır. Özellikle dudakların bakımı için de çok etkili olan E vitamini dudağın ihtiyacı olan bakımı sağlayacağı gibi acı hissini de dindirecektir.

    Bal ve limon: Limon ile balı aynı ölçüde bir kabın içerisinde karıştırıp krem kıvamına getirin ve yara olan dudağa bakım yapın. Birkaç gün bu işlemi uygulayın. ancak özellikle gece yatmadan önce kullanılması etkisini daha güzel gösterecektir ve hızlı bir iyileşme gerçekleştirecektir. Eğer bu işlemi gündüz yapacaksanız bir saat kadar bekletin ve ardından dudakları nemli bir pamuk ile silin. Dudağın çatlamış veya üzerinde bulunan ölü deri pamuğun üzerine soyulup gelecektir.

    Bitki çayları: Şifa özelliği bulunan bitki çaylarından zencefil ve fesleğen çayını hazırlayıp biraz ılık olması için bekletin. Ilık olan çaydan pamuğun üzerine birkaç damla damlatın ve yaraları silin. Eğer yaraya temas edildiğinde acıyor ise bu çay ile dudakları ıslatabilir siniz.

    Tuzlu su: Yarayı tuzlu su ile silmek her ne kadar acı hissi verse de bölgede bulunan mikropların kırılmasında etki sağlayacaktır. Aynı şekilde limonlu su ile de dudak yaralarını silmek son derece etkilidir. Eğer acıya karşı dayanaksızım diyorsanız bunun yerine yaranın üzerini salatalık suyu ile de silebilirsiniz.

    Vitaminli dudak kremler: içerisinde E, C, A gibi vitaminlerin yer aldığı dudak bakım kremleri yaranın vermiş olduğu acı hissine iyi gelecektir. Dudağı yumuşattığı için sizinde rahat etmenizi sağlayacaktır. Çünkü dudak yaraları zamanla kuruyabilir ve yemek yemenizi, su içmenizi zorlaştırabilir. Bunu önlemek için içeriği vitamin ve mineralli olan dudak bakım ürünleri tercih edilebilir. 

    ]]>
    Bebeklerde Ağız Yarasına Ne İyi Gelir https://www.yaralar.com/bebeklerde-agiz-yarasina-ne-iyi-gelir.html Sun, 28 Oct 2018 05:03:50 +0000 Bebeklerde ağız yarasına ne iyi gelir, bebeklerdeki ağız yarası bazen ağrılı, bazen de ağrısız şekilde ortaya çıkar. Genellikle dilde, diş etinde, ağız içi ve ağzın kenarında etkili olurlar. Bebeklerin beslen Bebeklerde ağız yarasına ne iyi gelir, bebeklerdeki ağız yarası bazen ağrılı, bazen de ağrısız şekilde ortaya çıkar. Genellikle dilde, diş etinde, ağız içi ve ağzın kenarında etkili olurlar. Bebeklerin beslenmesini büyük ölçüde etkilediği için, gecikmeden tedavi edilmelerinde yarar bulunmaktadır. Ağız yarası genellikle beyazımsı bir renkte olur. Bazen dilin, yanağın yanlışlıkla ısırılması yüzünden, bazen de bir enfeksiyon sonucunda görüleceklerinden öncelikle ağız yarasının neden kaynaklandığı tespit edilmelidir. Buna uygun şekilde bir tedavi uygulanmalıdır. Uygun bir tedavide bile bebeklerdeki ağız yarası en az 10-15 gün sürede iyileşir. Bu nedenle aileler oldukça zorluk çekerler. Tedavi edilmediklerinde ise, kabarcıklar netleşir, kızarıklık artar ve yara yayılım gösterir.

    Bu yüzden bebeklerde ağız yarası görüldüğünde en kısa sürede müdahale edilmelidir. İştahsız olduklarında, kırmızı lekelerde, küçük kabarcıklarda, huzursuz olduklarında mutlaka ağız yarası oluşumlarına bakmak gerekir. Bebekler kendileri sorunlarını anlatamadıkları için, bu görev genellikle annelerine düşer. Tedaviye ne kadar erken dönemde başlanırsa, ağız yarasının iyileşmesi kısa sürer.

    Bebeklerde ağız yarasına karşı ne yapılmalı

    Bebeklerdeki ağız yarasında öncelikle yaraya neden olabilecek sivri, keskin ya da kırık dişlerin olup olmadığı kontrol edilmelidir. Çünkü bunlar tahrişe neden olup, yaranın oluşumunu sağlayabilir.

    Bebeklerde Ağız Yarasına Ne İyi Gelir

    Bebeklerin ağız yarası dışında başka yakınmasının olup olmadığına bakılmalıdır. Ağız yarası henüz küçük beyaz kabarcık şeklinde olursa, bunları temiz ve kuru bir mendil yardımıyla silebilirsiniz. Yaraların üzerine biraz antiseptikli ya da gliserin içerikli merhem sürebilirsiniz. Bebeğiniz emzik emiyorsa ya da biberonla besleniyorsa, ağız yarasının bu yüzden olması da mümkündür. Ağzına sert gelen bu ürünler, bir travmayla birlikte ağız içini tahriş edebilir. Bu durumda bebeklerde ağız yarası daha kolay oluşabilir.

    Bebeklerde bile ağız hijyenine dikkat edilmesi gerekir. Bunu sağlamak için beslenmeden sonra ağızlarının çalkalanması tavsiye edilir. Henüz diş fırçalayamadıklarından, en azından beslenmenin üzerine su içmelerini sağlayın. Ağız yarası aft denilen oluşumlarsa bunu hafif nemlendirdiğiniz bir mendile az karbonat koyarak silebilirsiniz. Tüm bu çabalarınıza rağmen bebeklerde ağız yarası iyileşme göstermezse, ağız yaralarının bakteri ve virüsler nedeniyle olma olasılığı vardır. Bu durumda bebeklerin mutlaka doktora götürülmesi tavsiye edilir.

    ]]>
    Kulak İçinde Yara https://www.yaralar.com/kulak-icinde-yara.html Mon, 29 Oct 2018 02:59:35 +0000 Kulak içinde yara birçok kişide görülen ve müdahale edilmediğinde çok farklı belirtiler göstererek kişilerde rahatsızlıklara neden olan bir durumdur. Bu gibi sorunlar birçok zaman kişilerin zorluklar yaşayarak gündelik hayatla Kulak içinde yara birçok kişide görülen ve müdahale edilmediğinde çok farklı belirtiler göstererek kişilerde rahatsızlıklara neden olan bir durumdur. Bu gibi sorunlar birçok zaman kişilerin zorluklar yaşayarak gündelik hayatlarında kısıtlamalara neden olmaktadır. Kulak içinde oluşan yara bazen son derece büyük tehlikelere neden olabilmektedir. İşitme kaybına gidecek kadar büyük tehlikeleri olan bu gibi durumlar çok eski yıllardan beri insanların büyük problemleri arasında yer almaktadır. Bu gibi yaralar genellikle akıntı kaşıntı gibi son derece rahatsızlık verici ve diğer insanları da rahatsız edici problemlere neden olabilmektedir. Kulak içerisinde oluşan yara, kişilerde sadece sağlık açısından değil estetik açısından da çok büyük olumsuzluklara neden olabilmektedir. Kulağın içi de olsa görünen yaralar kişilerde birçok zaman istenmeyen görüntülere neden olmaktadır. Kulak içi yaraları genç, yaşlı demede hemen hemen herkeste görülebilecek bir durumdur. Fakat her ne kadar herkeste görülse de aslında en çok yaşlılarda ve çocuklarda meydana gelen problemler arasında yer almaktadır. Özellikle meydana geldiğinde bazen ağrılara neden olan bu durum çocuklarda daha şiddetli bir şekilde görüldüğü için bu durum son derece büyük olumsuzlukların meydana gelmesine neden olmaktadır. 

    Kulak içinde yara sorunları kesinlikle hiçbir zaman aksatılmaması gereken önemli sorunlardan biridir. Genel nedeni enfeksiyonlu durumlar olan bu gibi problemler birçok zaman insanların zarar görmesine neden olarak daha büyük hastalıkların meydana gelmesine neden olmaktadır. Özellikle ülkemizde bu gibi durumların önemsenmemesi nedeni ile problemler hızla büyür. Bu nedenle unutulmamalıdır ki kulak hastalıklarından hiçbiri hafife alınmamalıdır. Günümüzde görülen büyük kulak hastalıklarının birçoğu hafife alınarak doktora bile gidilmeyen nedenlerden dolayı meydana gelmektedir.

    Belirtiler:
    Kulak içinde yara belirtisi genellikle kişinin kulağına dokunduğunda yarayı hissetmesi ile anlaşılır. Bazı kişilerde kulak içerisinde çok şiddetli kaşıntılar meydana gelir. Aslında bu kaşıntılar daha çok kulak çeperinde görülür. Fakat bu kısımlarda yaralar olduğu için kişi istese de kaşıyamaz. Yaralarla birlikte oluşan şişlikler de kişilerde çok büyük bir problemdir aslında. İşte bu belirtisi ile kulak yarası anlaşılabilir. 
    Bir diğer önemli belirti ise özellikle gece kişinin uyurken ay da yatarken kulağından sürekli olarak iltihap ya da sıvı gelmesi durumudur. Bu durum direk olarak kulak içinde yara ile bağdaştırılabilir. Eğer sizlerde de bu gibi kulak akıntıları meydana geliyorsa kulak içinde yara probleminden şüphelenerek detaylı bir kulak muayenesinden geçmeniz sağlığınız açısından sizler için çok faydalı olacaktır.

    Kulak İçinde Yara
    Nedenleri:
    Bu hastalığın en büyük nedeni enfeksiyonlardır. Genellikle kişilerdeki hijyen eksiklikleri, bakımsızlık ya da iş nedeni ile sürekli tozlu ortamlarda bulunulmasından dolayı bu tür olumsuz hastalıklar meydana gelebilmektedir. Kulak içerisinde biriken kir ve tozlar gözeneklere nüfus ederek burada iltihaplanmayı ve daha sonra da yara oluşumuna neden olarak kişilerde problem haline gelmektedir.
    Bu durumun yanında bir diğer neden ise aslında enfeksiyon sorununa yakın olan bakteriyel durumlardır. Bu durumda yine enfeksiyonel problemle aynı şekilde gerçekleşerek kişilerde sorun haline gelmektedir. Bunun için doktor tedavisinin yanında kulak hijyenine daha çok önem göstermeniz gerekebilir. 
    Kulak içinde yara oluşumunun nedenlerinden bir tanesi is günümüzde görülen diğer cilt hastalıklarıdır. Öyle ki bazen cilt kanseri gibi çok ciddi problemlerde de bu gibi kulak içinde yara sorunları görülebilmektedir.  Bu nedenle sizlerde kulak içinde yara sorunu ile karşılaşırsanız acil bir muayene olunuz.
    Son olarak insanlarda çok sık görülen alerjik problemler ve böcek ısırmalarından do]]> Sivilce Yarası https://www.yaralar.com/sivilce-yarasi.html Mon, 29 Oct 2018 19:39:39 +0000 Sivilce yarası, sivilcelerin iyileşmeyerek yaraya dönüşmesi durumunda tedavide çeşitli yöntemler kullanılabilir. Bunların bir bölümü sadece estetik operasyonlarla iyileştirilebilirken, bazılarına evde uygulayacağ Sivilce yarası, sivilcelerin iyileşmeyerek yaraya dönüşmesi durumunda tedavide çeşitli yöntemler kullanılabilir. Bunların bir bölümü sadece estetik operasyonlarla iyileştirilebilirken, bazılarına evde uygulayacağınız çözümlerle deva olabilirsiniz. Özellikle kadınları rahatsız eden sivilce yarası, görsel bakımdan hoş olmaz. Sivilceler genellikle cilt gözeneklerinin tıkanması sonucunda oluşur. Eğer zamanında önlem alınmazsa sivilce yarasına maruz kalınabilir. Bu durumda evde uygulayacağınız bazı yöntemlerle bunları tedavi edebilirsiniz. Öncelikle ciltteki kalıntıları hafifçe ovalayarak temizleyin. Cildinizin nem dengesini sağlayacak, kalojen dokusunu oluşturacak bitkisel ürünlerle destekleyerek, bu hasarı onarabilirsiniz.

    Sivilce yarası için doğal çözümler

    Limon tedavisi: Sivilce izleri için limon suyundan yaralanabilirsiniz. Önce cildinizi suyla temizleyin. Limon suyuna batırılmış limon suyu ile cildinizdeki sivilce izlerini silin. Pamuğu 10 dakika kadar izlerin üzerinde bekletin. Bunu gece yatmadan önce yaparsanız daha başarılı sonuç alabilirsiniz. Özellikle beyaz bir cildiniz varsa limon suyu kullanımında ışığa karşı hassasiyet gelişebilir. Ayrıca gece uygulamasından sonra gündüz güneş kremi kullanmanız da iyi olur.

    Soda kullanmak: Sivilce yarası için yemek sodası kullanılabilir. Bu şekilde yapılan dermabrazyon işlemiyle sonuç alabilirsiniz. Bunun için 1 çay kaşığı yemek sodasını 2 çay kaşığı suyla karıştırın. Bunu sivilce izlerinin üzerine sürün. 1-2 dakika bekleyerek, cildinizi bol suyla yıkayın.

    Zeytinyağı kullanımı: Sivilce izleri için cildinize yemek sodası uyguladıktan sonra, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile sivilce izlerini silin. Zeytinyağı cildin yeniden elastikiyet kazanmasını sağlar, yumuşak hale getirir.

    Sivilce Yarası

    Meyve terapisi: C vitamini bakımından zengin meyvelerle cildinizin kalojen yapısını güçlendirebilirsiniz. Bunun yanında meyvelerin suyunu sıkarak, sivilce yarası üzerine tatbik edebilirsiniz. Bunun için, ananas ve limonu tercih etmenizi öneririz. Ananas suyu içeriğinde bulunan askorbik asit sivilce izlerini beyazlatır.

    Su tüketimini arttırmak: Cildiniz içtiğiniz suyla orantılı şekilde sağlıklı görünür. Vücuttan daha kolay toksin atılmasını sağlayan su, adeta bir yaşam kaynağıdır. Bunun için günde 2,5 litre su tüketmenizi öneriyoruz. Cildin elastikiyet kazanmasını sağlar, daha genç ve diri görünen bir cilde sahip olursunuz. Ciltteki hasarı giderir, üstteki ölü derilerin atılmasını kolaylaştırırsınız.

    Sivilce yarası tedavisinde mutlaka sabırlı olmalısınız. Uygulamaların hemen sonuç vermesini beklemeyin. Birkaç hafta içinde emeklerinizin karşılığını almaya başlarsınız. Sivilce izleri önce belirginliğini kaybeder, ardından iyileşmeye başlar. Gerekirse  bir dermatologdan destek almayı da ihmal etmeyin.

    ]]>
    Kulak Yarası https://www.yaralar.com/kulak-yarasi.html Tue, 30 Oct 2018 09:07:33 +0000 Kulak yarası özelikle sezonluk alerjilerin sebep olduğu vaziyetlerde beden alerjene karşın histamin salgılar. Birtakım vatandaşlar da belli şampuanlara, boyalara ya da öbür bakım ürünlerine karşın alerji gösterebilir, B Kulak yarası özelikle sezonluk alerjilerin sebep olduğu vaziyetlerde beden alerjene karşın histamin salgılar. Birtakım vatandaşlar da belli şampuanlara, boyalara ya da öbür bakım ürünlerine karşın alerji gösterebilir, Belirtileri ortadan kaldırmak amaçlı histaminlere karşın etki gösteren antihistamin ilaçlar kullanılır ve kulak kaşıntısı engellenir.Anlık, yüklü ve sıradan harici kaşıntı durumlarında hekime danışılmalıdır.

    Önemli bir besin alerjisiyle birdenbire meydana çıkan kaşıntılar yüklü bir kaşıma gereği doğurur. Bu tür bir kaşıntı soluk almayı zorlaştıran, şişkinliğe ya da çıbana,bayılmaya ve kusmaya neden meydana gelen önemli bir anafilaktik reaksiyonun belirtisi olabilmektedir ve ivedi bir tıbbi müdahaleyi gerektirebilir.  
     
    Mumsu Madde Imalatı İçin Zeytinyağı 

    Özellikle yüzücülerde kulak kanalında fazla miktarda ya da noksan mumsu madde imalatı görülebilir. Bunu iyileştirmek amaçlı pamuk uçlu bir çubuk sayesinde kulak kanalına bir damla zeytinyağı uygulanır. Fazla miktarda mumsu madde bazen duymayı güçleştirebilir ve hasta kulağının tıkandığı hissine kapılabilir. Eczacılarda mumsu maddeyi azaltan ve dışarı atılmasını temin edecek ilaçlar yer almaktadır. Daha kuvvetli vaziyetlerde ise mumsu maddeyi ortaya çıkarmak amaçlı hekime müracaat edilmelidir.

    Kulak Yarası
    Mantar Önleyici İlaçlar 

    Yüzücü kulağı vakalarında kulak içerisinde biriken nemden ötürü mantar enfeksiyonları meydana çıkabilmektedir. Bu vaziyetlere eğilimli vatandaşlar kulak içini kuru tutmalı ve antifungal ( mantar önleyici ) ilaçlar kullanmalıdır.

    Kulak İçinin Yıkanması 

    Bazı beden bölgelerinin kızarmasına ve derinin tahriş meydana gelmesine sebep olabilecek koşullar benzer olarak kulağı da etkileyebilir. Bu koşullar seberoik dermatit, sedef sağlık problemi ve egzama benzeri rahatsızlıklar olabilmektedir. Sedef hastaları işitmede azalma, kulak kanalının bloke olması benzeri meselelerle karşın karşıya kalabilir. Bunun gibi vaziyetlerde kulak içinin yıkanması amaçlı hekime müracaat edilmelidir.

    Kulağı Ilık Suyla Yıkamak 

    Böcek ısırmaları ya da böceğin kulak içerisine kaçtığı vaziyetlerde kulak kaşıntısı meydana çıkabilir. Kulağı ılık suyla yıkayarak haşere öldürülüp, kulak dışına atılabilir.

    Enfeksiyonlar amaçlı Antibiyotik İlaçlar 

    Birçok durum tıbbi müdahale gerektirmeden düzeltilebilir. Belirtileri iyileştirme etmek amaçlı vücudu mevzubahis ten probleminden ya da meseleye neden meydana gelen enfeksiyondan kurtararak kaşıntıya çözüm olabilir. Birtakım hekimler problemi ortadan kaldırmak amaçlı hidrokortizon ve antibiyotik içerir damlalar öneri eder. Antibiyotik enfeksiyona neden meydana gelen bakteriye etki ederek enfeksiyonu ortadan kaldırır.

    Sirke ve Alkol/içki Solüsyonu 

    Bazen türlü ananesel yollar da az ya da orta şiddetteki enfeksiyonlarda kulak kaşıntısı amaçlı çare olabilmektedir. Bir miktar sirke ve alkol/içki solüsyonu kulağa sürülür ve daha ardından durulanır.  
    Bazı Yağlar 
    Hindistan cevizi yağı ve zeytinyağı da gösterişli ananesel yöntemlerdendir ve birtakım vaziyetlerde kulak damlalarının yerini alabilmektedir. Sarımsak yağı da mantar enfeksiyonlarına karşın epeyce etkilidir. 
     
    Kulak kaşıntısına eğilimli kişiler semptomların gelişmesini engelleyici belli tedbirler alabilir. Duştan öncesinde kulak girişlerini tıkamak amaçlı kullanılacak bir miktar pamuk kulak içerisine saç, sabun ya da fazla miktarda su kaçmasını engelleyecektir. Yüzücüler de bir şapka ya da saç bandı faydalanarak kulakları kuru tutabilir.

    Yaşamsal Riziko Taşıyan Önemli Bulgular 
    Yara Kabuğu https://www.yaralar.com/yara-kabugu.html Tue, 30 Oct 2018 11:28:37 +0000 Yara Kabuğu, herhangi bir nedenden deride açık bir  tonda yara oluştuğunda, bazı hastalıklara yol açan mikro organizmalar buraya yerleşip iltihap oluşturabilirler. Bu iltihabı önlemek için vücudumuzda sıra dışı bir
    Yara Kabuğu, herhangi bir nedenden deride açık bir  tonda yara oluştuğunda, bazı hastalıklara yol açan mikro organizmalar buraya yerleşip iltihap oluşturabilirler. Bu iltihabı önlemek için vücudumuzda sıra dışı bir mekanizma devreye girer. Kan pıhtılaşır ve kabuk meydana getirir, böylece kabuk yarayı örter ve altında yeni bir doku oluşmaya başlar.

    Eğer elimiz yada vücudumuzun herhangi bir yerinde bir kesik oluşursa vücudun buna ilk tepkisi, öncelikle kanı durdurmak şeklindedir. Kesilen hücrelerin salgılarından gelen uyarıyı alan kan hücreleri damarlardan ilerleyerek hızlıca  yaranın olduğu noktaya ulaşırlar. Bunlar olay yerine ulaşır ulaşmaz hemen hücreleri birbirine yapıştıracak bir salgı üretirler. Pıhtılaşmayı meydana getirecek hücreler üretilinceye kadar, o an için kan damarlarının daralmasına neden olur ve damardaki delikleri tıkayarak  kan akışını durdurur, kan kaybını ve bulaşacak olan virüsleri engeller. Fibrin adını verilen lifleri salgılayan hücreler, yaranın etrafına adeta bir ağ oluşturmaya başlar. Bu arada akmaya devam eden kan hücreleri birikerek  bu ağ üzerine baskı yapmaya başlar. Kanın pıhtılaşmasını sağlayacak plazma proteinleri salgılanmaya başlayınca, derinin üzerinde bir tabaka oluşur. Bu tabaka kuruyunca yarayı kaplayan ve onu koruyan bir kabuk oluşur.Yara Kabuğu
    Bir sonraki adımda temizleme işlemi başlar. Yaranın etrafındaki ölü hücreleri, kiri, mikropları yiyerek saf dışı bırakmaları için bölgeye yeni kuvvetler yani beyaz kan hücreleri (akyuvarlar) gönderilir.
    Bunlar 6-12 saat içinde görevlerini bitirdikten sonra daha güçlüleri meydana çıkar. Kalan zararlı mikroplara, ölü doku hücrelerine ve görevini bitirmiş olan beyaz kan hücrelerine hücum ederler. Bütün bu gelişmeler kabuğun altındaki yaranın üzerinde irin görüntüsünü oluşturur. Bu görüntü bir enfeksiyon olduğunun ve vücudun bununla savaştığının belirtisi olur.
    Yaklaşık 24 saat sonra yara üzerindeki hücrelerle kan damarları birleşmeye başlar. Kılcal damarların birleşmeleriyle kan akışı yeniden başlar. Gelen kanla birlikte derinin yüzeyindeki hücreler beslenip büyüyerek yaranın etrafını iyice kaplarlar.
    Kabuğun altındaki yapıcı hücrelerde lifler oluşturarak, uçları birleştirip yarayı kapatmaya başlarlar. Bu arada derinin ana maddesini  üreterek doku onarımını ve yeni deri oluşmasını tamamlarlar. Olay bittiğinde ise kabuk kurumuş işlevini tamamlamış olur ve düşer.
    ]]>
    Kafa Yarılması https://www.yaralar.com/kafa-yarilmasi.html Tue, 30 Oct 2018 21:45:36 +0000 Kafa yarılması, kazaları, genel genel olarak trafik kazalarında oluşur. Katı bir cismin başa veya başın katı cisimlere çarpması sonucunda başta yaralanmalar kırıklar beyin sarsıntıları veya kanamaları görülebilir.   Kafa yarılması, kazaları, genel genel olarak trafik kazalarında oluşur. Katı bir cismin başa veya başın katı cisimlere çarpması sonucunda başta yaralanmalar kırıklar beyin sarsıntıları veya kanamaları görülebilir.  
     
    Belirtileri 
    •  Bulantı öğürme en başta şişlik yara kanama 
    •  Çöken kırık hırıltılı nefes alma 
    •  Baş ağrısı vertigo şikayeti ve göz etrafında morluk 
    •  Göz bebeklerinde büyüklük farkı 
    •  Kızarmış surat 
    •  Derinden hissedilen nabız 
    •  Tam veya yarısı felç belli bir süre bellek kaybı  
    İlkyardım 
    •  Sabit yan yatış pozisyonuna alınır.  
    •  Kan geliyorsa kan iştirak eden kulak altta olacak olarak yan yatırılır kanama engellenmez
    •  Başa - beyine batan cisim varsa hiçbir zaman çıkarılmaz 
    •  Beyin görünüyorsa üst kısmına temiz bir bez kapatılır
    •  Yaralının hası soğuk beden ateş gibi tutulur  
    •  Beyin kanaması yoksa baş yara üstüne geliyor olacak olarak yükseltilir   
    •  Az zamanda hemen sevk edilir. En az 2-4 saat hastanede gözetim alt kısmında tutulur  
    Kafa Yarılması
    • Ciddi veya önemli olma ihtimali yüksek tüm baş yaralanmaları sağlık kurumu elemanı aracılığıyla gecikmeden iyileştirme edilmelidir. Kafa derisinin altı dışa kanadığında yaranın meydana geldiği koltuk" kaz yumurtası " benzeri şişer veya yaranın etrafında büyük morluklar meydana gelir.Şunlar çok sık görülür ve yaranın iyileşmesine ilişkili genel olarak ortadan kalkar. Kaza anı sonrasında buz koymak şişliği ve morluğu azaltabilir.  
    • Buzu deriyle direk temas ettirmeyin. Buz en sık sık 20-30 dk tutulmalı, gerektiği müddetçe 2-4 saat denli bir ek olarak edilmelidir. İlk 24 saatten sonra buz çoğalış tesir etmez. 
    • Buzu ince ve temiz bir bezle sarın. Buz yoksa buzluktaki donmuş sebzeleri buz niyetine kullanabilirsiniz. Şunlar başın şekline de ahenk olanağı sağlar.  
    • 1/3 fincan %70 isopropil alkole ardından ayırt edebilmek amaçlı yeşil olanlarını seçim edin, 2/3 fincan su ekleyip fermuarlı buz poşetinde akmaması amaçlı bir poşete ek olarak sarın,  buzluğa koyarak bizzat buzunuzu yapabilirsiniz.Karışım, sulu buz şeklini alır.
    • Dışarıdan aldığınız buz paketlerine soğuğu muhafaza etmesi amaçlı kimyevi maddeler dahil olmak üzere olmuştur. Bunların önce destek kutusunda durmaları yeterlidir ve buzluğa konmaları gerekmez.Şunlar, tek kullanımdan sonra atılmalıdır fakat ivedi vaziyetlerde işe yararlar. 
    • Halıya veya bir başka narin yüzeye düşülerek başa darbe alınmışsa ve düşülen yükseklik bireyin boyundan yüksek değilse, kişi özünden geçmemişse, başka bir deyişle bayılıp kalmamışsa çoğunlukla hekime gitmeye sebep bulunmaz. Şişliği gidermek amaçlı buz koyun.
    • Başına darbe meydan kişi 24 saat tek kalmamalı, otomobil dahil olmak üzere rastgele bir makine kullanmamalıdır. 
    • Tedavi yaralanmanın şiddetine ve çeşidine yönelik tamamen değişebilir.
    • Ufak tefek baş yaraları bireyin yakınında bir tanesi durabildiği müddetçe çoğunlukla hanede iyileştirme edilebilir.  
    • Yatak istirahati, bol sıvı/akışkan ve asetaminofen benzeri hafif bir ağrı kesici verilebilir. Şişliği ve ağrıyı alması amaçlı kafa derisine buz kompresi yapılabilir.
    Kesikler çoğunlukla iğneyle lokal genel olarak uyuşturulur. Sonra temizlenir. Doktor yarada başka madde veya saklı bir hasar olup olmadığını kontrol eder. Yara çoğunlukla zımbayla, dikişle veya özel bir deri yapıştırıcısıyla yapıştırılır. Son aşının üzerinden 5-10 yıl geçmişse tetanos aşısı yapılır.  
    Açık olmamış önemli kafa darbelerinde kişi çoğunlukla kesinlikle hastanede kontrol alt kısmında tutulur ve vaziyetin kötüye gitmediğinden güvenilir olmak amaçlı hasta kişi sıkça incelenir. Bazen başa edinilen darbe, kafatasının basıncını artırır.  
    ]]>
    Başta Çıkan Yaralar https://www.yaralar.com/basta-cikan-yaralar.html Wed, 31 Oct 2018 12:49:24 +0000 Başta çıkan yara, Kafa derisinde sivilce, isilik ve yara çok sık rastlanan bir durum değildir. Daha çok kıl kökünde oluşan iltihaplanma olarak karşımıza çıkar. Normal durumlarda kafada çıkan bu sivilceler ve yaralar cid Başta çıkan yara, Kafa derisinde sivilce, isilik ve yara çok sık rastlanan bir durum değildir. Daha çok kıl kökünde oluşan iltihaplanma olarak karşımıza çıkar. Normal durumlarda kafada çıkan bu sivilceler ve yaralar ciddi sorunlara neden olmadan kendiliğinden geçer ve iyileşir. Ancak insanların kafasında yara ve sivilceler bazı durumlarda bu iltihaplanma saç diplerine kadar iner. Diplere indiği zaman saç köklerine zarar verir. Saç dökülmesine sebep olabilir. Başınızda çok yoğun şekilde yara ve sivilce varsa mutlaka cilt uzmanına muayene olun ve antibiotik tedavisine başlayın. Yoksa yaralar ve sivilceler çoğalarak çok ciddi sorunlara neden olabilir. Kafa derisinde sivilce ve yara olmasının en büyük sebeplerinden biri kullanılan kozmetik ürünkerinin gün sonunda yıkanmamasından sonra olur. 

    Jole ve saç spreyleri ve bunlar gibi kozmetik ürünler kullanıldığında kafa derisinin nefes alması zorlaştırır. Bundan dolayı da kafa derisinde sivilceler ve yaralar çıkmaya başlar. Bu sivilceleri kaşıdığınızda yaralar çoğalır. Bu yüzden bu şekilde kozmetik ürünler kullanıyorsanız mutlaka gün sonunda yıkayın. Şapka, bere ve yazma kullanmak özellikle bere kullanmak saçlarınızı hava almadığı için hızlı bir şekilde yağlanmasına sebep oluyor. Saç derisi zaten hava almadığından terleme yapar. Herhangi bir terlemeden dolayı isilik şeklinde saçınızda sivilcelerin çıkmasına sebep oluyor. 
    İnsan vücudu aslında çok narindir ve sürekli olarak bakteri bulunur. İnsanların vücutları yorulduğu zaman direnci azalır ve bu direnç azaldığı zamanda bakterilerin çoğalmasına neden olur. 

    Başta Çıkan Yaralar
    Bu çoğalan bakteriler insanların vücudunda ve herhangi bir sivilcelere sebep oluyor. Ayrıca yorgunluk stresli bir yaşam yaşayan insanlarda kafada sivilce ve yaralar çıkma olasılığı oldukça yüksektir. İnsan sağlığının düşmanı olan stres kafa derisinde sivilce ve yara oluşturuyor. Çoğunlukla bayanlarda oluyor. Bayanlarda büyük problemlere neden olan saç boyalarıdır. Saç boyaları saç derisinde sivilce ve yara oluşmasına da sebep olabilir. Ayrıca saçların sertleşmesine ve zayıflamasına neden oluyor. Bu yara ve sivilcelerle beraber saç dökülmesinde artma da görülebilir. Bu yüzden kadınlar saç boyası alırken kaliteli olmasına özen göstermeliler.

    Başta yara ve sivilce nasıl geçer

    Başta sivilce ve yaraların olmaması için temizlik çok önemlidir. Genel olarak bu durumlarda hijyen sağlamak lazım. Temiz ve hijyenle bakılan kafada 2-3 gün içinde problem ortadan kalkar. Bu yüzden mutlaka saçınızı güzelce yıkayın ve durulayın. Durularken sabun veya şampuan kalmamasına özen gösterelim. Kafanızı temiz tutmanıza rağmen sivilce ve yaralar geçmiyorsa mutlaka bir cilt uzmanına muayene olun.
    ]]>
    Kalın Bağırsakta Yara https://www.yaralar.com/kalin-bagirsakta-yara.html Thu, 01 Nov 2018 03:59:07 +0000 Kalın Bağırsakta Yara, Öncellikle vücudumuzun sindirim sistemlerinden olan bu orana rektum ve kolon adı da verilmiştir. Kalın barsak yaklaşık 150-180 cm boyunda olup alt kısım ise 15-17 cm büyüklükte olan kısmına Kalın Bağırsakta Yara, Öncellikle vücudumuzun sindirim sistemlerinden olan bu orana rektum ve kolon adı da verilmiştir. Kalın barsak yaklaşık 150-180 cm boyunda olup alt kısım ise 15-17 cm büyüklükte olan kısmına da  rektum adı verilir. Fiziki açıdan tanıdıktan sonra işlevi konusunda da tanımak gerekmektedir. Görevi ise ince bağırsaktan emilerek gelen yiyecek ve içecekleri tekrardan emerek emilmemiş yiyecek ve içecekleri emmek geriye kalan katı yiyecekleri bunlara gaita denir bunlar kolon ve rektumdan ilerleyerek emildikten sonra olarak anüsten dışarı atılır.   Kolon ve rektumda değişik hücrelerden oluşmuş olup gerek duymadıkça organizma içinde çoğalmazlar bu şekilde organizmanın daha sağlıklı bir halde kalmasını sağlarlar. Eğer gerek duyulmadan çoğalırsa o bölgede doku kitlesi olur bunlarda  tıp dilinde ur derler. Bu tümürler  benign (selim) veya malign (habis) olabilirler. Selim tümürü diğer dokulara zarar vermezler bunlar vücuda atılırlar az da zararlı oldukları nadiren görülmüştür. Malign ise kanserli tümür olup diğer doku ve organlar sıçrayarak onlara da zarar verir. Bu kanserli hücreler dokulardan koparak kana karışır ve lenf yollarına girerek kanserin hızla yayılması ve vücudumuzun diğer bölgelerine de yayılmasına sebep olur.

    Tümörler kolon ve rektumun herhangi bir yerde  çıkabilir. Kanser hücreleri kolon ve rektum dışına sık görünen lenf (akkan) yoluyla yayılırlar. Kolon ve rektum kanserleri karaciğer, akciğerler, beyin, böbrekler ve mesaneye kadar oluşan kanserlerdir. Kansere yakalanmanın yanı sıra bunları tedavisinde erken tanı çok önemlidir. Bunun için düzenli olarak check-up'lar yaptırmalıyız. bunla beraber doktorlarda rektal muayene istemeliyiz. Bu muayene sonrası doktor yaptığı müdahale sonunda rektumda herhangi bir anormallik saptar.  Belli bir yaşta yani 45 ve üzerinde ki yaşlarda gaita gizli kan testi yaptırarak da kolorektal  kanserin tedavisinin ne kadar kanamalar olduğunu saptaya biliriz. Gizli kanamaya yol açacak başka nedenlerde vardır bu testin sonucu pozitif olması kanser olduğunun tanısını koymaz.

    Kalın Bağırsakta Yara

    Başka bir test de sigmoidoskop yaptırarak kolon ve rektumun makat dan bir ışıklı tüp yardımı ya girmesi sonucu bağırsaklardaki bu yerlerde  polip ve başka ne varsa saptayabilir.Bunar halsizlik, bağırsaklarda tam boşalmama, büyük abdeste çıka zamanlarında büyük değişiklikler, aşırı kilo kaybı, dışkıda incelmeler, gaz çıkarma, midede şişkinlik kramp olması, gaitada kan görülmesi ve gaitanın çevresini siyahlaşması, isal ve kabızlık olması şeklinde görünür. Sürece göre doktor bu tanılarla ve yapacağı bir takım tetkiklerle bizim gerçek sorunumuzu ortaya koyarak tedaviye başlayacaktır. Genel olarak kanserli hastalarda uygulanacak yöntem kemoterapi ve radyasyonlu ışın yöntemi kullanılmaktadır. Beraberinde birden fazla kombinasyonlar izlemektedir. cerrahi müdahaleyle de hastalığın büyüklüğüne göre de değişir bir halde bağırsağın bir kısmının alınması şeklide görülür. Daha sonra yapılarak sağlam bağırsaklar birbirine bağlanır. Buna da anastamoz denir. bu sağlam kısımlar birbirine bağlanmasa kolostomi denilen bir yöntem uygulanarak kalın bağırsağın içinden dışarı atılmak şartıyla bir delik açılır barsak buraya bağlanarak gaita buradan dışarıya atılır. Kolostomiler  geçici ve kalıcı olabilirler. Geçici hasta iyi olduktan  sonra çıkartılır kalıcı ise kanser üzerine gerekli görüldüğü için kalıcı olarak kalır. Bağırsak hastalığına  yakalanan hastalar tereddütleri nedeniyle doktorlara genel olarak sorulan sorularda ne zaman iyileşirim, eski halime dönerim mi, nasıl yiyecekler yerim, kaç gün hastanede kalırım sorularıdır. Cerrahi işlem sonrası uygulanan kemoterapi yöntemi kanserli hücrelerim ölmesi ve gelişmesini engellemektir. Bu yönteme  "adjuvant kemoterapi denir.  Bir veya birden fazla ilaç kullanılarak önlenmeye çalışılır.

    ]]>
    Kurtlanmış Yara https://www.yaralar.com/kurtlanmis-yara.html Fri, 02 Nov 2018 02:03:01 +0000 Kurtlanmış yara havalar mevsim normallerinin  üzerinde iken ortaya çıkabilmektedir.  Zedelenmiş hayvan gördüğünüzde anında ihbar edip alınmasını temin etmez iseniz anında kurtlanır. Nihai iki gün içerisinde iştirak e Kurtlanmış yara havalar mevsim normallerinin  üzerinde iken ortaya çıkabilmektedir.  Zedelenmiş hayvan gördüğünüzde anında ihbar edip alınmasını temin etmez iseniz anında kurtlanır. Nihai iki gün içerisinde iştirak eden yara almış ve kurtlanmış hayvan olayları çok fazla. 3 köpek üçü de yara almış ihbarı üst kısmına alındı ama, değişiklik edilene denli geçtiğimiz zaman içerisinde üzgünüm sinekler yumurta bırakıp kurtlanmalarına neden olmuşlar.  Yaralarını tedavi etmek öncelik olması gerekirken kurtları temizlemek ardından rehabilitasyona başlamak zorunda kalıyoruz.  
      
    Açık yaralar
    • Köpekler sık sık patilerini kesebilir. Bunun amaçlı patilerini fazla muayene etmeyi bir alışkanlık haline getirmelidir.
    • Yara yerinden koyu bir kan sızıyor ise önemli bir damar yarasına  göstermektedir.
    • Yara yerinden açık kırmızı ve tazyikli  bir kan akışı var ise atardamar yarasına göstermektedir.
    • Küçük ikincil derecede bir yaralanma ise köpeğinizin bu yarayı yalamasına müsaade verin fakat aşırıya kaçmasını engelleyin yarayı hepten büyütebilir.  
    • Derin olmamış yüzeysel yaralanmalarda, yara almış bölgeyi bir parça pamuk  ve antiseptik solüsyon  ile temizleyin. Ya da 1/2 litre suya birçay kaşığı tuz faydalanarak hazırlayacağınız karışımı kullanın.  
    • Köpeğin vücudunu dikkatlice muayene edin yara üzerinde bir cisim olup olmadığını, yaranın derinliği ile ciddiyetini, yaşamsal bölgelere uzak olmamış olup olmadığını  ve olası öbür yaralanmaları aramaya çalışın çok fazla küçük olsalar dahi not edin.
    • Yara kanamaya sürdürür ise yapışmayan steril bir bez ve pamuk yardımıyla yarayı sarın. Çok iyi sarmaktan kaçının.
    • Yara patide ya da bacakta ise yaptığınız bandajın temiz kalmasını sağlamak amaçlı eskiyen temiz bir çorabınızı bu bandajın üst kısmına giydiriniz.
    • Atardamar kanamalarında kanamayı durdurmak  iyi bir bandajı gerektirir. Kanama bandaja nazaran devam etmekte ise bir daha bir bandaj ile daha iyi bir olarak tedbirini alınız.
    • Göğüs kafesi delinmiş ise burun ve oral edinilen soluk akciğerlerden dışarı çıkabilir. Göğüs kafesinden hışırtılı bir ses gelmesi bu olaya işarettir. Anında gazlı bir bez ve havada meydana iştirak eden geçirmeyen temiz bir nesne  ile bu bölgeyi  kapatın ve hışırtı ses  kesilinceye denli basınç uygulayın. Solunumu önlememek amaçlı fazla basınçtan kaçının. Bu bölgeyi bir bandaj ile sabitleyin.
    • Nefes almıyor ve kalp atışı hissetmiyor iseniz. Gözüne parmağınız ile vurunuz eğer yaşıyor ama kendinde değil ise göz kırpacaktır. Şayet yanıt vermiyor ise sıkıntı var. Yapay teneffüs yapın ve hem de kalp masajı yapın. Ne var ki bu sistemler köpeklere uygulandığında asgari başarıyla karşılaşılmıştır.  
    • Acilen veterinere götürünüz. 
    Kurtlanmış Yara
    Yaralı olan köpeği taşıma

    Kötü bir talihsiz kaza ve yaralanmaya maruz olan köpeğiniz korku ve kaygı içerisinde olacaktır. Yaranın vermiş olduğu acı ve ağrı hissinden dolayı düşündüğünüz benzeri davranış etmeyebilir, sizi ısırmaya çalışabilir.    
    • Köpeğiniz yürüyebilecek vaziyette ise güvende olması amaçlı arabanıza yatırın. Şayet yürüyemeyecek vaziyette ise taşımaya  hazır vaziyette olun.
    • Küçük köpekler rahatlıkla taşınır. Taşırken köpeğin yaralarına, kırık olduğu bölgelere ilgi edin ve soluk yöntemini kapatmadığınızdan emin olun.
    • Orta boy köpekler amaçlı bir elinizi göğüs etrafından öbür elinizi  bacakların beden ile birleştiği yerden kalçayı da destekleyerek kaldırın.  
    • Büyük boy köpekler amaçlı destek gerekebilir.Birinci birey köpeğin boynunun altından, öbür elini köpeğin ellerinin beden ile birleştiği yerden tutmalı göğüsü desteklemeli, öbür birey ise ayakların beden ile birleştiği yerden kavramalı ve kalçayı ve vücudu ortada noktadan destekleyerek kaldırmalı.  
    ]]>
    Yara Kremi https://www.yaralar.com/yara-kremi.html Fri, 02 Nov 2018 09:00:08 +0000 Yara Kremi; Yara izleri ciltte meydana gelen deformasyonlardır. Yaranın yer aldığı çevredeki hücreler ölü hücrelerdir ve yaranın iyileşmesi ve iz oluşmaması için bu ölü hücrelerin iyileştirilip yerlerine canlı Yara Kremi; Yara izleri ciltte meydana gelen deformasyonlardır. Yaranın yer aldığı çevredeki hücreler ölü hücrelerdir ve yaranın iyileşmesi ve iz oluşmaması için bu ölü hücrelerin iyileştirilip yerlerine canlı hücrelerin getirilmesi gerekir. 

    Bu işlem bazı yaralarda fazla zaman alacak bir işlem olduğu için bu işlemi hızlandırmak için kremlerden yaralanabiliriz. Eczanelerde oldukça fazla yara izi yok edici krem yer alır. Hangi kremi kullanacağınızı belirlemek için ilk önce yaranın meydana gelme nedenini tespit etmek gerekir. 

    Yara izleri için uygulanacak krem, yanık izleri için uygukanacak krem ile birbirinden farklıdır. Uzman bir dermatoloğa muayene olarak yara iziniz için en iyi kremi önermesini sağlayabilirsiniz. Yara izini iyileştirici kremler;

    Contractubex, Contractubex şu anda piyasada bulunan en iyi yara izi ilacı giderici krem olarak biliniyor. Tabi bu şekilde olup olmadığını bulmak bize düşmez. Daha önce Contractubex kullanımı ve yan etkileri yazımızda detaylı bir şekilde bu ilacı incelemiştik. 

    İlacı kullanırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus güneşe çıkmamak olacaktır. Kullanan oldukça fazla insan yara izi iyileştirm konusunda Bepanthen’e nazaran oldukça daha iyi bir krem olduğunu söylüyor. Çoğunlukla dikişlerin alınmasının ardından kalan dikiş izlerini iyileştirmek için son derece etkilidir.

    Fucidin Krem, Vücutta meydana gelen sivilce ve çıban gibi cilt problemleriyle savaşan fucidin krem bu gibi sağlık problemlerinin meydana getirebileceği yara izlerini iyileştirmek için de etkilidir. Bu ilaç yanık tedavisinde de iz bırakmaması için kullanılabilir. 

    Ciltte uygulanan işlemler sonrasında ödem meydana gelmesininin önüne geçmek için de bu krem kullanılabilir. Epilasyon işlemi yapıldıktan sonrada ciltte tahriş, sivilce gibi istenmeyen durumlar meydana gelmemesi için Fucidin kullanılabilir. Kremin içerisinde antibiyotik yer aldığı için enfeksiyon meydana gelebilecek olaylarda kullanılan cilt dostu bir ilaçtır.

    Yara Kremi

    İlvina salyangoz özlü krem, özellikle leke biçiminde ki izleri iyileştirmekte etkin olan İlvina salyangoz özlü bir kremdir. Genellikle eczanelerde sivilce izleri için en fazla satılan ve aranılan ilaçlardandır. Lekeler için kullananlar da çoğunlukla ilaçtan oldukça fazla memnun kalmaktadırlar. 

    Kremi uygularken göz bölgesi ve göz altı kapaklarına sürmemeye dikkat edin. Bu ilacın aynı zamanda yaşlanmayı önleyici etkisi de yer alır. Kullananlar ciltlerini sıkılaşmış, parlak ve canlı gösterdiğini belirtiyorlar.

    Madecassol Krem, bağ dokusunun meydana gelmesini hızlandıran bu krem çoğunlukla 1. ve 2. dereceli yanık tedavisinde ve yanık izi tedavisinde kullanılır. Meme başı çatlak ve yaralarında, lokal deri ülserlerinde, küçük cerrahi olan durumlarda, sünnet sonrası yara iyileşmesinde, perine yırtılmalarında, radyo terapi sonrası tedavide kullanılabilir. 

    Özellikle yanık izleri için uygulananlar fazla olumlu neticeler aldıklarını söylüyorlar. Meme başı çatlakları için uygulayan kadınlar, emzirme işlemi öncesi meme başını ilaçtan temizlemelidir.

    Expigment krem, cildi soyarak hücrelerin yeniden oluşmasını sağlayan bu krem yara izlerinin iyileşmesi konusunda etkin olan ilaçlardan birisidir. İçinde hidrokinon yer alır. 

    Hidrokinon miktarı fazla olanı doktor tavsiyesi olmadan kullanmanız önerilmez. Cilt lekelerinin rengini açma mevzusunda da son derece etkindir. Uygulandığında da güneş yanıklarına benzer cilt soyulması oluşur. Güneş lekeleri ve çil tedavisi için de uydulanabilir.

    Fenirepair jel krem, 5.5 pH değeri ile hücre yenilenmesini hızlandıemak için gerekli olan nem ortamını oluşturan bu jel krem yara izi meydana gelmesini azaltıcı etkisi vardır. Bu ilacın diğer iyi bir yönü de soğutucu etkisi ile aynı zamanda ağrı kesici görevi görerek ağrıyı azaltmasıdır.

    ]]>
    Göbek Deliğinde Yara https://www.yaralar.com/gobek-deliginde-yara.html Fri, 02 Nov 2018 18:05:45 +0000 Göbek deliğinde yara, çok sık karşılaşılan bir problemdir. Son derece yaygın bir şekilde insanlarda görülen bu durum kişilerde görünmeyen bir bölge olan göbekte olduğu işçin estetik açıdan çok büyük prob
    Göbek deliğinde yara, çok sık karşılaşılan bir problemdir. Son derece yaygın bir şekilde insanlarda görülen bu durum kişilerde görünmeyen bir bölge olan göbekte olduğu işçin estetik açıdan çok büyük problemlere neden olmamaktadır. Fakat sağlık açısından ve kişide gösterdiği belirtiler nedeni ile son derece büyük problemlere neden olan bu sorun genellikle aşırı kilolularda görülmektedir. Sürekli olarak terleyen göbek deliği şişman kişilerde çok daha fazla terlediği için diğer insanlara göre çok daha fazla görülebilmektedir. Gelişen tıp ve tıbbi ilaçlar sayesinde genellikle iltihap şeklinde görülen bu yaralar çok kolay bir şekilde ortadan kaldırılabilmektedir. Fakat bilinmesi gereken bir şey vardır ki bu gibi durumların tam olarak ortadan kalkması için doktorun vermiş olduğu ilaçları aksatmadan sonuna kadar kullanmalısınız. Çünkü deri altında kalan en küçük yara bile tekrar yara oluşumuna neden olarak sorunun tekrar görülebilmesine neden olmaktadır. Göbek deliğinde küçükte olsa oluşan yaraların kişide çok şiddetli belirtiler göstererek rahatsızlıklara neden olmaması nedeniyle kişiler bu gibi durumlarda doktora gitmeyi ihmal ederek yaraların kendiliğinden geçmesini beklemektedir. Bu nedenle yaralar genellikle ilerledikten sonra tedavi amacıyla doktora gidilir. Unutulmamalıdır ki birçok hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da erken teşhis çok faydalıdır. 

    Belirtileri:

    Göbek deliğinde yara kişiler tarafından göz ile görülebilir bir durum olduğu için genellikle bölgede kızarıklıklar şişmeler ve şiddetli kaşıntılar görülebilmektedir. Bu gibi durumlar genellikle hastalığın ya da yaranın oluşumunda ilk belirtiler ve ilk evredir. Bu durumlarda kesinlikle bölgeyi kaşımamanız sadece gıdıklayarak kaşımanız gerekmektedir. Aksi durumlarda enfeksiyon durumlarının başlamasına neden olarak yaranın şiddetini arttırabilirsiniz. İşte bu belirtiye bakarak meydana gelecek olan durumu tahmin edebilirsiniz. 

    Bu durumun yanında bir diğer belirti ise göbek deliğinde yara nedeniyle oluşan kokulardır. Bu gibi durumlar her yarada görülmese de göbek deliğinde yara sorunlarında çokça karşılaşılan ve kişilerin rahatsızlık duydukları bir durumdur. Meydana gelen kokular ikinci kişileri rahatsız edecek kadar yoğun değildir. Sadece kişinin kendisinin fark edeceği kadar bir koku oluşumu çokça karşılaşılmaktadır. 

    Göbek deliğinde yara probleminde belirtilerden birine de kanamalar örnek verilebilir. Bu durum genellikle yaranın oluşumunun tamamlanmasından daha sonra görülebilen bir sorundur. Tamamen oluşmuş olan bu yaralarda kanamalar görüldüğünde bazen kişinin giymiş olduğu ince kıyafetlerin batmasına neden olmaktadır. Bazen kanamalar yerine iltihap akıntıları görülebilmektedir. 
    Göbek Deliğinde Yara
    Nedenleri:
    • En büyük nedeni hijyen eksikliği olan bu durum yaz aylarında bakterilerin çok daha hızlı bir şekilde çoğalması nedeni ile çok daha büyük bir sorun olarak karşımıza çıkabilmektedir. 
    • Bu duruma neden olan bir diğer durum ise kişilerin sık sık terlemesi durumudur. Kişilerin terlemesi ile göbek deliğinde sıcaklığın vücut sıcaklığından bir derece daha fazla sıcak olması nedeni ile bu bölge daha fazla terlemektedir.
    • Göbek deliği ve etrafı aslında oldukça hassas bölgelerdir. Bazen kişiler özellikle ev içerisinde göbek deliğine ve etrafına dokunmaktadır. Ellerde birikmiş olan bakteriler bu hassas bölgede çok büyük etkiler meydana getirerek yaralara neden olmaktadır. Bu gibi durumlara dikkat etmeniz sizleri göbek deliğinde yara sorunundan koruyacaktır.
    Tedavisi:

    Göbek deliğinde yara sorununda birçok zaman tıbbi ilaç ve krem tedavileri uygulanmaktadır. Bölgedeki bakterilerin öldürülerek iltihabın kurutulması için kullanılan bazı ilaçlar ile bu gibi durumlar çok kısa bir sürede ortadan kaldırılabilmekt]]> Yanık Yarası https://www.yaralar.com/yanik-yarasi.html Sat, 03 Nov 2018 12:56:28 +0000 Yanık yarası, birçok farklı gruba ayrılmış olan yaralardandır. Yarık yaraları kişinin cildindeki yanığın derecesine göre değişebilmektedir. Fakat yaranın olduğu bölgede yanık nedeni ile yüksek bir doku deformasyonu olduğ Yanık yarası, birçok farklı gruba ayrılmış olan yaralardandır. Yarık yaraları kişinin cildindeki yanığın derecesine göre değişebilmektedir. Fakat yaranın olduğu bölgede yanık nedeni ile yüksek bir doku deformasyonu olduğu için bu yaralar diğer yaralara göre çok daha şiddetlidir. Yanık yaraları diğer yaralar kadar basit değildir. Bu nedenle ilk yardım bilgisi olmayan kişiler kesinlikle bu yaralar üzerinde herhangi bir acil tedavi yapmamalıdır. Yanık yaralarının bakımı ve tedavisi diğer yaralara göre çok büyük farklılıklar gösterdiği için kesinlikle farklı krem ve ilaçlar bu bölgeler üzerinde kullanılmamalıdır. Yanık yarası oldukça uzun sürelerde iyileşme göstermektedir. Genellikle 1-2 ay olmak üzere iyileşme gösteren bu yaralar son derece şiddetli ağrılara neden olabilmektedir. Yanık yarası sorununun iyileşmesi için yaranın bol bol hava alması gerekmektedir. Bunun için bu yaralar tıbbi olarak açık pansuman yapılmaktadır. Açık pansuman ise yine bilgili kişiler tarafından yapılması gerektiği için kesinlikle evde kendiniz yapmaya çalışmayın. Aksi halde yanık yarasından sonra kalıcı olarak iz kalma durumları ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Fakat yanık yaralarında enfeksiyon riski diğer yaralara göre %25 oranında daha yüksektir. Bu nedenle kişilerin bu yaraları hijyen kuralları çerçevesi içerisinde dış ortamdan saklaması şarttır. Aksi durumlarda meydana gelen enfeksiyonlar hem hastalığın iyileşme sürecini etkileyecek hem de iyileşme sonrasında kalıcı izler bırakacaktır. 

    Yanık yarası, boyutuna göre hastalarda yine farklı şekillerde değerlendirilmektedir. Küçük yaralarda hastalar güvenli bir şekilde taburcu edilirken yanık yaraları büyük ise hastalar temiz bir hastane odasında bir süre tutulur. Çünkü çok sıkı bir bakım gerektiren bu gibi yanık sorunları hastanede en iyi şekilde yapılmaktadır. Bazı yanık yaraları ikinci derece olarak sınıflandırılır. İkinci derece yanıklarda yanık yarası derinin altına da ulaşmış demektir. Bu durumlarda yanık yarası üzerinde bazı yanık kremleri uygulamaları yapılmaktadır. Bu kişilerde en iyi yanık tedavisidir. Yanık yarası iyileşme süreci yanığın derecesinin ve bakımının yanı sıra birde kişilerin yaşına bakılarak değişebilir. Bu gibi durumlar yaşlılarda çok daha fazla zaman almaktadır. Bunun nedeni bu kişilerde deri hücrelerinin yenilenmesinin daha fazla zaman almasıdır. Yanık yarası, çocuklarda da çok daha yavaş bir şekilde iyileşme göstermektedir. Çocuklarda bu durumların yavaş olmasının nedeni ise bu yaştaki insanlarda vücut bağışıklığının düşük olması durumudur. Bu gibi durumlarda iyi bir bakım hastalar için çok iyi olacaktır. Yanık yarası, sıcak ortamda çok daha fazla ağrılar gösterecektir. Bu nedenle yanık yarası olan bölge soğuk tutulmalıdır. Bu sayede ağrılar azda olsa azaltılmış olacaktır. 
    Yanık Yarası

    Yanık yarası tedavisi:
    Yanık yarasında daha öncen de söylediğimiz gibi tedaviler yanığın oluşum şiddetine ve derecesine göre değişiklikler göstermektedir. Bu nedenle kişide yapılacak olan tedavi yanığa göre farklılıklar gösterir. Fakat genel olarak yanıklarda pansuman tedavileri uygulanmaktadır. Bu tedaviler ise daha çok açık ve kapalı pansuman olmak üzere farklı şekillerde yapılmaktadır. Açık pansumanın özelliklerinden en önemlisi yaranın sürekli olarak hava alması sağlanır. Fakat bu tedavi yönteminin dezavantajı, yanık yarası daha fazla enfeksiyon riski taşır. Kapalı pansuman ise daha çok büyük yanıklar için geçerlidir. Kapalı pansuman yapılan kişiler her gün ya da iki günde bir yaranın hava almasını sağlar. Bu sayede enfeksiyon riski çok daha azdır.
    ]]>
    Köpek Yarası https://www.yaralar.com/kopek-yarasi.html Sat, 03 Nov 2018 19:12:50 +0000 Köpek yarası,köpeklerin çok fazla fazla enerjik ve meraklı hayvanlar olmasından kaynaklanır. Köpek sahiplerinin tüm dikkatine ve önlemine nazaran bir talihsiz kaza geçirmelerine ve başlarını derde sokmalarına şaşmamak ger Köpek yarası,köpeklerin çok fazla fazla enerjik ve meraklı hayvanlar olmasından kaynaklanır. Köpek sahiplerinin tüm dikkatine ve önlemine nazaran bir talihsiz kaza geçirmelerine ve başlarını derde sokmalarına şaşmamak gereklidir. Berbat neticelere neden verecek olaylara parklarda, nehir veya deniz kenarlarında, yollarda, bahçede üstelik ev içerisinde karşılaşabilirsiniz. En iyi yol ufak veya kocaman her çeşitli  ilçenin başınıza gelmeyeceğini tahmin etmek değil önlem alıp kendinizi hazırlamanızdır. Bir talihsiz kaza hemen elbette köpeğinizi veterinere götüreceksiniz. Fakat öncelikli köpeğinize ve veterinerinize destekçi olmak, köpeğin daha fazlı acı çekmesini engellemek,  kanayan bir yarayı durdurmak ve yaranın daha berbat bir durum almasını engellemek amaçlı yapacaklarınız vardır.

    Altın öneriler
    • Sakin olun. Köpeğiniz panik olduğunuzu anlar ve aynı olarak yanıt verir.
    • Yiyecek, içecek şüphesiz vermeyin.
    • Yavaşça ve dikkatlice taşıyın, yatıştırıcı bir ses tonu ile konuşun.
    • Veterinere gitmeden öncesinde telefon ederek köpeğinizin hali ile ilgili detaylı haber verin.
    Kırıklar
    • Köpeğinizin ayağı veya vücudunda bulunan bir başka kemik açık veya kapalı model kırılmış olabilir. Başka bir deyişle kemik kırılarak derinizi parçalamış ve dışarıdan yaşanıyor olabilmektedir veya  içeride kırılmış olabilmektedir. Köpeğiniz inliyor, ayağa kalkamıyor, vücudunda şişkinlik, deforme ile dokunmada duyarlı bir acı duyuyor ise bir kırık ile karşın karşıyasınız demektir. 
    • Köpeğinizin hareketini kısıtlayın.
    • Eğer açık bir kırık var ise bu yeri yapışmayan bir bandajdan faydalanarak sarın ve katı zeminden muhafaza etmek amaçlı pamuk kullanın.
    • Ayakta bir kırılma var ise; bacağını pamukla güzelce  sarınız ve bandajlayın. Bandajı iki kat yapabilirsiniz bu bandaj veterinere gidene civarı idare etmelidir.
    • Tahta düzgün bir spatula veya katı ve düzgün bir plastik yardımıyla ayağın düzgün bir durum almasını ve davranış etmemesini sağlayın. Pamuk ile bandaj yaptığınız ayağın altına bu düzgün sathı koyunuz ve yepyeni bir bandaj ile ayağa sabitleyin.
    • En kısa zamanda veterinere götürün.
    Köpek Yarası
    Yanıklar
    • Deri ve kürk üstünde ateş veya kaynamış bir sıvının verdiği zararlar model tanmlayabiliriz. Derin yanıklar o bölgedeki siniri sistemini öldürdüğü amaçlı köpeğiniz acı çekmeyebilir fakat bir şokun içerisinde olabilmektedir.
    • Yanan bölgeyi acilen ilgisiz su dökünüz. Fakat vücudun hepsi ile çok fazla fazla ilgisiz suyun temasına kaçınınız. Sıcak olmayan sudan dolayı köpeğinizi bir başka şoka sokabilirsiniz.
    • Yanan bölgedeki deri ve kürk parçalarını eliniz ile kaldırmaya çalışmayın ve rastgele bir krem veya merhem sürmeyin.
    • Yanan bölgeyi yapışmayan steril bir bezle sarın. Bu şekilde bir steril bez yok ise yiyeceklerimizi saklamak amaçlı kullandığımız strech filmler ile yanık bölgesini kaplayın ve yara üst kısmına ilgisiz su ile ıslattığınız bezi koyun.
    • Yangından kurtulan bir köpek ise, duman soluk borusu ve ciğerleri tahriş etmiş olabilmektedir. 
    • En kısa zamanda veterinere götürün.
    Nefes borusunda yabancı cisim
    • Köpeğiniz kusmaya çalışır iken bununla birlikte aralıklar ile elini ağzına götürüyor ve soluk alma zorluğu çekiyor ise muhtemelen soluk borusunda bir başka cisimden şüphelenilmelidir.
    • Köpeğinizi oturtun ve rastgele birinin yardımını isteyiniz.
    • Bir elinizi ağzının üst aracılığıyla diğer elinizi ise aşağı aracılığıyla bulundurarak ağzı açınız ve cismi sunmaya çalışınız. Bunu yaparken köpeğin burnunu kapatmadığınızdan emin olun.
    • Dilini dışarı çıkarın ve başka cismi muayene edin.
    • Asla ufak parçalar ile tekrardan ufak ve kaygan toplar ile oynamasına müsaade vermeyin. Kocaman boy köpeklerde tenis topunu yakalaması amaçlı  havaya dikey model]]> Yüzdeki Yara İzleri Nasıl Geçer https://www.yaralar.com/yuzdeki-yara-izleri-nasil-gecer.html Sun, 04 Nov 2018 16:57:05 +0000 Yüzdeki yara izleri nasıl geçer, Yüzde yara izleri yaşam boyunca farklı nedenlerden dolayı oluşabilir ve bu izler kalıcı olabilir. Bu tür izler çoğu zaman kişinin dış görünüşünü etkilediğinden dolayı kişi Yüzdeki yara izleri nasıl geçer, Yüzde yara izleri yaşam boyunca farklı nedenlerden dolayı oluşabilir ve bu izler kalıcı olabilir. Bu tür izler çoğu zaman kişinin dış görünüşünü etkilediğinden dolayı kişi kendini estetik anlamda kötü hissedebilir. Yüzde oluşan yara izlerini geçirmek için farklı yöntemler bulunmaktadır.

      Yüzdeki Yara İzleri İçin Bitkisel Öneriler

      Yüzdeki Yara İzleri İçin Limon Tedavisi

      Yüzde oluşan yara izi için, izin bulunduğu yere limon sürülebilir. Limonun içeriğinde barındırdığı hidrosi asit ciltte oluşan ölü hücrelerin temizlenmesini ve yeni hücrelerin oluşmasını sağlar. Bu sayede de yara izlerinde azalma görülebilir. Limonun  ayrıca cilt beyazlatıcı özelliği vardır. Dolayısı ile yaranın olduğu bölgeye sürüldüğünde yara izinin renginin açılmasını sağlar. Bu sayede zamanla yara izinin kaybolduğu gözlemlenir.

      Yüze limon sürmeden önce yüzün hijyenik olarak güzelce temizlenmesi gerekir. Ardından bir parça pamuğa birkaç damla limon suyu damlatılır ve pamuk ile yara izinin olduğu bölge silinir. 10 dakika kadar yüzde bekletildikten sonra cilt temizlenebilir. Yüzdeki yara izleri için limon her gün 2 defa, yara izleri azalana ya da kaybolana kadar sürülmelidir.

      Yüzdeki Yara İzleri İçin Bal Tedavisi

      Yüzde oluşan yara izleri için kullanılacak bal mutlaka organik olmalıdır. Aksi halde sonuç istenilen gibi olmayacak ve zaman kaybı yaşanacaktır. Bal yara izlerinde etkili olduğu kadar doğal bir nemlendiricidir. Hücrelerin onarılmasını ve yüzdeki yara izlerinin giderilmesini sağlar.

      1 tatlı kaşığı kadar organik bal, 1 tatlı kaşığı kabartma tozu ile harmanlanır. 5 dakika boyunca elde edilen karışım ile yara izlerine masaj yapılır. Ardından ufak bir havlu ısıtılarak yaralı bölgeye bastırılır. Isıtılan havlu soğuduğunda cilt baldan arındırılabilir.

      Yüzdeki Yara İzleri Nasıl Geçer

      Yüzdeki Yara İzleri İçin Soğan Tedavisi

      Yüzdeki yara izleri için soğan kullanılacaksa, mutlaka soğanın özü tercih edilmelidir. İltihap giderici özelliği olan soğan, yara izlerinin bulunduğu yerde doku üretimi için salgılanan protein oranını azaltır ve yara izlerinin hafiflemesini ve zamanla kaybolmasını sağlar. Soğan özü yara izinin üzerine masaj yapılarak sürülmelidir. Eğer sonuca ulaşmak isteniyorsa soğan suyu düzenli olarak her gün, 1 ay boyunca uygulanmalıdır.

      Yüzdeki Yara İzleri İçin Kozmetik Ürünler

      Kozmetik olarak temin edilebilecek farklı ürünler yüzdeki yara izleri için tedavi edici olabilir. Shea yağı ya da kakao yağı içerikli kozmetik kremler yüzde oluşan yara izleri için tedavi edici özelliğe sahiptir. Ayrıca lavanta yağı, aloe vera yağı, çay ağacı yağı gibi yağlar içeren kremler de yara izleri üzerinde etkili sonuçlar alınmasına yardımcı olur. Özellikle aloe vera jeli tek başına kullanıldığında da izler üzerinde etkili olur.

      Yüzde ya da ciltte oluşan yara izlerinin tedavisi oldukça uzun zaman alabilir. Bu nedenle tedavi sürecinde aceleci olunmamalı ve sabırla sonuca ulaşılmayı beklenmelidir. Yukarıda verilen tarif ve uygulamalar hayatın bir parçası olarak sürekli alışkanlık haline getirilmelidir.

      ]]>
      Diş Eti Yaralarına Ne İyi Gelir https://www.yaralar.com/dis-eti-yaralarina-ne-iyi-gelir.html Mon, 05 Nov 2018 03:56:34 +0000 Diş eti yaralarına ne iyi gelir, Öncelikle diş eti yaraları olmaması için ağız sağlığı çok önemlidir. Diş eti hastalığı, diş etinin iltihaplanmasıdır. Diş eti hastalğı çoğunlukla bakterilerin oluşturduğu, pila Diş eti yaralarına ne iyi gelir, Öncelikle diş eti yaraları olmaması için ağız sağlığı çok önemlidir. Diş eti hastalığı, diş etinin iltihaplanmasıdır. Diş eti hastalğı çoğunlukla bakterilerin oluşturduğu, pilak denilen tabakadır. Ağız sağlığı, vücut sağlığı ile paralel bir çizgidir. Çünkü mikroplar önce ağızda başlar. Ağız sağlığına ne kadar çok önem verirsek ve güzel bakım yaparsak, vücudumuzun da sağlığı o kadar çok sağlıklı olur. Ağız içi sağlığımız hem dişlere hem diş etimize hemde vücudumuzun sağlığı için çok önemlidir. Ağız sağlığı kötü olursa ağız yarası ve diş eti yaralarına sebep olur. Bunun için günde en az 2 kere dişinizi fırçalayın ve diş ipi kullanın. Çünkü bakterilerin olmaması için. Çocuklarada küçük yaşta ağız bakımını öğretmeniz gerekir. Diş fırçalamayı alışkanlık haline getirmesini sağlayın.

    Mikroplara en açık bölgemiz  olan ağzımızdır. Ağzımızda belli dönemlerde yaşanan enfeksiyonlar veya mikrobik durumlardan dolayı diş eti yaraları oluşabilir. Diş eti yaraları diş taşı, diş çürükleri ve bunlar gibi hastalıklara neden olabilir. Hangi sebepten olursa olsun, insanların yemek yemesi zor olur ve rahatsızlık verir. Diş eti yaralarınız varsa ve bunlar geçmiyorsa öncelikle doktora gitmek gerekir. Sonra bitkisel çözümlerde uygulayabilirsiniz.

    Diş Eti Yaralarına Ne İyi Gelir
    Diş eti yaralarına ne iyi gelir konusuna evde uygulayabileceğiniz kolay bitkisel bakımdır.
    • Ağıza bakım olarak gargara yada ağız yıkama suyu kullanmak istiyorsanız mutlaka ılık olmasına dikkat etmeniz gerekir. Dolaptan çıkardıysanız  oda sıcaklığına  gelene  kadar belektikten sonra kullanın.
    • Adaçayı kürü: Bu çay diş etlerindeki yaraların temizlenmesinde çok etkili üründür. Çayını demleyin, sonrada da çay demlendikten sonra çıkan suyu ılık bir şekilde ağzınıza alın ve gargara yapınız. Bunu düzenli olarak birkaç gün sıralı yapın. Yaparsanız, diş eti yaranızın iyileştiğini göreceksiniz.
    • Altınmühür tozu: Bu tozu aktarlardan alabilirsiniz. Suya bir miktar bu tozdan karıştırın ve haşlayın. Sonrasında gargara yapmak için bu karışımı kullanın.
    • Ayva meyvesi: Ayva haşlayarak suyuyla gargara yapınız. Hem ağız için yaralarınıza hemde diş eti hastalığınıza çok iyi gelecektir. 
    • Böğürtlen yaprağı: taze yapraklar ve kurusu karıştırılarak çay demlenir. Sonra da çok demlenen çay ile gargara yapın. 
    • Çay ağacı: Normal çay demler gibi demleyin ve sonra su ile gargara uygulayın.
    • Diş otu: Normal çay gibi demleyin ve her gün bir fincan için. Fazlası zararlı olabilir.
    • Ebegümeci: Doğadan ya da aktarlardan bulabilirsiniz. Bu şifalı bitkiyi de haşlayın ve ılışınca gargara yapın. 
    • Meyan kökü tozu: Bu da kuru olarak diş eti yaralarına sürerek kullanın. 
    • Nar: Günde bir bardak nar suyu için. Nar suyu içmeniz ve içerken de ağzınızı çalkalamanız diş eti rahatsızlığına iyi gelir.
    • Yeşil çay: Normal çayı demleyin ve günde 3 fincan içiniz. Ağız içindeki tüm yaraların temizlenmesine yardımcı olur.
    • Papatya: Barındırdırdıgı antiseptik ve antiinfmatuar  bileşikler nedeniyle,diş etleri hastalıklarının tedavisinde ve korunmak için de kullanabilmektir
    • Karadut gurubu: Karaduttan yapılan şurup ağızda gargara yapılarak içilir.Ağız ve diş eti yaralarında etkilidir.
    • Zeytin yaprağı: Zeytin yaprağının bir çok faydası vardır. Zeytin yaprağını çiğneyerek, diş eti ve ağız yaralarına karşı etkili bir tedavi sağlar.
    • Tuzlu su: Gargara yaparak, antiseptik özelliği sayesinde ağız ve diş eti temizlelenir.
    • Sirke gargarası :Üzüm ya da elma sirkesi ile periyodik aralıklarla ağız gargarası yapılır. Ağız ve diş eti yaralarına iyi gelir.
    ]]>
    Yara Bandı https://www.yaralar.com/yara-bandi.html Mon, 05 Nov 2018 05:52:47 +0000 Yara Bandı, vücut üzerinde yara olan yerlere yapıştırılarak yaraları korumak amacıyla özel olarak üretilmiş, üzerinde ilaç barındıran ve küçük şerit şeklinde hazırlanmış olan bir yara koruyucu banttır.  Yara Bandı, vücut üzerinde yara olan yerlere yapıştırılarak yaraları korumak amacıyla özel olarak üretilmiş, üzerinde ilaç barındıran ve küçük şerit şeklinde hazırlanmış olan bir yara koruyucu banttır. 

    Yara bandı dünyada ilk kez Earle E. Dickinson tarafından yapışkanlı bandaj olarak 1920 yılında icat edilmiş ve 1921 yılında Johnson Johnson tarafından J&J Band- Aid adı ile piyasaya sürülmüştür. Zaten Dickinson da ameliyat pansuman ürünleri ve cerrahi bant, gazlı bez gibi ürünler üreten Johnson&Johnson firmasında bir çalışandır. Bunun yanı sıra, bu yapışkanlı bant uzun çalışmalar sonucunda araştırılıp bulunmamış, Dickinson’ın eşi Josephine’in sürekli ufak kazalar geçiriyor olmasından dolayı Dickinson’ın zekâsının bir ürünü olarak ortaya konmuştur.

    Dickinson, eşinin bu ufak kazalar sonucunda oluşan yaraları için her defasında pansuman yapmak zorunda kalmış ve bu durumun fazla zamanını almasından dolayı da şirkette mevcut bulunan yapışkanlı bandajı ile gazlı bezlerini kullanarak hazır halde bir bandaj yapma fikrini ortaya koymuştur. Bunu yapabilmek için ilk olarak, yapışkanlı bandaj rulosundan bir miktar açıp, rulonun açtığı kısmının üzerine kısa gazlı bezleri yerleştirmiştir. Sonrasında ise, yapışkanlı bandajın sararken kendisine de yapışmaması için önlem olarak üzerini krinolin ile kaplayıp, ruloyu yeniden sarmıştır. Tüm işlemler bittikten sonra rulo artık eşinin kaza geçirmesi durumunda pansuman için hazır hale getirilmiş durumda olmuştur.

    Yara Bandı

    İlk zamanlarda, Dickinso’ın yapmış olduğu ve şimdilerdeki yara bandı dediğimiz bu icat pek tutulmamıştır. Bunun yanı sıra, 1924 yılına gelindiğinde Johnson&Johnson, bu ürünleri rulo olarak satmak yerine farklı bir fikir ortaya koymuş ve bundan sonra ürünü rulo yerine kesik şeritler halinde satmaya karar vermiştir. Ürün bu şekilde satılmaya başladıktan kısa süre süre sonra ise, her evde bulunan ve evlerin vazgeçilmez sağlık ürünleri arasında yerini alan bir ürün halini almıştır. Daha sonra ise, 1928 yılında İngiltere’de bir başka yapışkanlı bandaj türü icat edilmiştir. 1856 yılında Thomas Simith tarafından analitik ve farmakolojik kimyager olarak Hull’da kurulan bir firma kurulmuş ve bu firmanın kurucusunun yiğeni olan Horatio Nelson Smith bundan kırk yıl sonra şirkete ortak olarak girmiştir. Daha sonra ise, yani 1928 yılına gelindiğinde Horatio bu yapışkanlı bant icadını geliştirmiş ve ortaya yeni bir elastik yapışkanlı bant çıkmasını sağlamıştır. Ancak, Horatio’nun bu icadı ilk zamanlar ilgi görmemiştir. Bunun yanı sıra ilk zamanlar ilgi görmeyen bu yeni icadın daha sonraları bir cerrah tarafından varikoz ülser hastalarına fayda sağlayacağını yazmış olduğu bir makalesinde duyurmuştur. Horatio Nelson Smith bu makaleden haberdar olmuş ve zeki bir tavır sergileyerek, bu makalenin tıp dünyasında elden ele dolaşmasına vesile olmuştur. Bu sayede, kısa bir süre içerisinde bu yeni yara bandı modeli olan elastik yara bandı Simith&Nephew şirketinde genel kullanım için satılan ürünler arasında en çok satan ürünlerden biri olmuş ve patentteki tanıtımı benimseyip, Elastoplast ticari markasını almıştır.

    ]]>
    Ağız Yarası https://www.yaralar.com/agiz-yarasi.html Mon, 05 Nov 2018 19:52:50 +0000 Ağız Yarası, neredeyse birçok kişinin yaşadığı rahatsızlıklardan biridir. Önemli ağız hastalıklarından birisi olan ağız yaraları oldukça sinir bozucudur. Ağızda yara çıkmasının birden fazla nedeni bulunur, fakat e Ağız Yarası, neredeyse birçok kişinin yaşadığı rahatsızlıklardan biridir. Önemli ağız hastalıklarından birisi olan ağız yaraları oldukça sinir bozucudur. Ağızda yara çıkmasının birden fazla nedeni bulunur, fakat en yaygın sebebi ağzın yemeklerden sonra, sigara, kahve, çay içtikten sonra fırçalanmaması temiz tutulmamasıdır. Bundan dolayı, bu rahatsızlığa engel olmak için ağız temizliğine dikkat edilmelidir. Genelde ortası beyaz, sarı renkte olan ve çoğunlukla bir hafta içerisinde iyileşen yaralardır. Kimi zaman ağız yarası ile uçuk birbiriyle  karıştırılır ama, bu iki durum birbirinden tamamen farklıdır. 

    Ağız Yarasının Olası Sebepleri

    Aft olarak da bilinen bu yaralar ağızdaki doku bozukluklarına denir. Ağız yarasını neden olabilecek etkenlerin başında ağzın temiz tutulmaması bulunur. Ağız yaralarının nedenleri arasına fiziksel temaslarda girebilir. Yanağın iç taraftan farkında olmadan ısırılması,  asitli içeceklerin çok sık tüketilmesi de bu rahatsızlığı tetikleyen bir durumdur. Gazlı içecekler ( kola, meyve suları, sprite vb.) ve genelde aşırı acı olan besinler ağız yaralarına neden olur. İnsan vücudunda bulunması gereken B 12 vitaminin eksikliği de yaraların oluşmasına neden olur. Ayrıca demir eksikliği de ağız yarası sebeplerindendir. Sigara kullanımı ve kullanımdan sonra dişlerin düzenli olarak fırçalanmaması ya da sigara bırakmakta ağız yaralarını etkiler. Gözlemlerimize dayandıracağımız bir neden daha vardır; sigara kullanıcılarında yaş sınırı yok diyebiliriz. İşte sigara kullanan kişilerde de belirli bir süre sonra bu yaralar oluşabiliyor ve daha sonrasında sigarayı bırakan kişilerde de ağız yarası meydana geliyor. Sigarayı bıraktıktan sonra vücutta yaşanan gelişmeler aft oluşumuna yol açar ancak bu durum geçici bir durumdur ve belirli bir süre sonra kendi kendine iyileşir. Aftların iyileşmesi için kullanılan kimi gargara ve diş macunu ürünlerinin bazıları da bu yaraların çıkmasına neden olabilir.Kullanılacak bu ürünlerin kimyasal içeriklerinin mümkün olduğunca az olmasına dikkat edilmelidir. Bazı macun veya gargaralar da ağız dokusunu bozup yara oluşuma neden olabilir. Vücuttaki meydana gelen hormon değişiklikleri de aft oluşumuna yol açar. Kadınların adet dönemlerine ve ergenlik döneminde olan kişilerde bu rahatsızlığın görülmesi ihtimali yüksektir. Genetik etkenler de bu yaraların oluşumu sebepleri arasındadır. Yapılan araştırmalar geçmişinde daha önce aft şikayeti geçirmiş yakını olan kişilerde de bu yaraların  oluştuğunu göstermiştir.

    Ağız Yarası

    Ne İyi Gelir ve Tedavisinde Neler Kullanılır

    Ağız yarasına ne iyi gelir sorusuna, bilinen çözümlerden bir tanesi karbonat tır. Bununla birlikte daha etkili olan bitkisel çözümler de vardır. Meyan kökü ve ada çayı gibi yararlı, asit bakımından zengin olan bitkilerin suları ile gargara uygulanması da bu durumun ortadan kaldırılması için denenebilecek doğal yöntemlerden biridir. Ayrıca bitkisel çaylardan arta kalan tortuların yara olan kısmın üzerinde tutulması da yaraların iyileşmesini hızlandırır. Çevremizden görmüşüzdür belki, diş etlerde enfeksiyon yada yara durumlarında insanlar tuzlu su yaparak bununla gargara yaparlar. Evet, buda iyi gelecek çözümler arasındadır. Ayrıca ayva ve ayva kompostosu tüketmekte iyi gelebilir. Bunlarla çözüm bulunmazsa şayet kesinlikle doktora başvurmak gerekir. Her vücutta yaraların iyileşme süreci daima farklıdır bunu da göz önünde bulundurmakta fayda var. Yaraların büyüyüp büyük sağlık sorunlarına yol açmaması için doktora başvurmak önemlidir. Bu konuda uzmanlığı olan hekimler bazı gargaralar veya yara kremleri ile yaraların tedavisini sağlayabilir. Hiçbir çözüm bulunamazsa eğer doktor gerek gördüğünde antibiyotik tedavisi de uygulayabilir.

    ]]>
    Vücutta Çıkan Yaralar https://www.yaralar.com/vucutta-cikan-yaralar.html Tue, 06 Nov 2018 00:20:41 +0000 Vücutta Çıkan Yaralar, genel olarak bir çok faktöre bağlı olarak vücudumuzun en üst tabakası olan derilerde meydana gelen yaralardır. Yara genel olarak tanımı ise derinin bütünlüğü ve şekil olarak etkileyen görüntülere Vücutta Çıkan Yaralar, genel olarak bir çok faktöre bağlı olarak vücudumuzun en üst tabakası olan derilerde meydana gelen yaralardır. Yara genel olarak tanımı ise derinin bütünlüğü ve şekil olarak etkileyen görüntülere yara denilmektedir. Vücutta çıkan yaralar genel olarak kendiliğinden çıkar ve uzman bir doktor kontrolünde mutlaka gerekli tedavisi ve tedbiri yapılmalıdır. Vücutta çıkan yaralara neden olan faktörlerin başında stres yer almaktadır. Strese bağlı olarak ufak ve kırmızımsı şişkinlikler şeklinde yaralar meydana gelebilmektedir.

    Vücutta Çıkan Yaralara Neden Olan Faktörler; Vücutta çıkan yaralara neden olan bir çok faktörler mevcuttur. Fakat bu faktörlerde dikkat edilmesi gereken bazı hususlar mevcuttur. Bundan dolayı, bizde sizler için vücutta çıkan yaralara neden olan faktörleri ve dikkat edilmesi gereken hususları maddeler halinde açıklayacak olursak;

    Strese Bağlı Yaralar; Strese bağlı olarak vücutta çıkan yaralara genel olarak stres egzaması adı verilmektedir. stres egzaması genel olarak vücutta çıkan yaraların kronik bir hal alarak hastalığın geçmesi zor durum olduğundan genel olarak hastaları çileden çıkarmakta ve görüntü olarak ciddi rahatsızlık veren yara tipidir. Genel olarak en yaygın bölge olarak kollarda bacaklarda ve saç altı altında ki derilerde meydana gelen kırmızımsı şişkinlik halinde çıkan yaralardır. Verdiği çirkin görüntünün yanında bitmek bilmeyen kaşıntılara da neden olmaktadır. Tedavi aşaması ise genel olarak uzman bir doktor kontrolünde gerekli tedavisi mutlaka alınmalıdır. Aksi takdirde kronik bir hal almakla birlikte hastalık ilerlediği takdirde kırmızımsı birer şişkinlikle beraber çıkan yaralar bir süreden sonra deride dökülme ve soyulma gibi belirtiler baş göstermeye başlar.  

    Vücutta Çıkan Yaralar

    Organ Hastalıklarına Bağlı Yaralar; Organ hastalıklarına bağlı olarak vücutta çıkan yaralar genel olarak karaciğer rahatsızlıklarında ve böbrek hastalıklarında kırmızımsı şişkinlikler meydana gelmektedir. Çıkan bu yaraların genel olarak vücudun bir çok bölgelerinde kırmızımsı bir şişkinlikler olarak baş göstermektedir. Bu yaralar genel olarak içeri kısımında kanların birikmesi sonucu oluşur. Ve genel olarak en sık görüldüğü bölge ise vücutta sırt kısımında görülmektedir. Bu yaraların geçmesi için ise genel olarak bu yaralara neden olan organsal rahatsızlığı tespit etmeli ve organın eski sağlığına kavuşması amaçlanarak tedavisi gerçekleşmelidir. Aynı zamanda uzman bir cilt doktoru kontrolünde çıkan bu yaraların çirkin görüntüsü minumum seviyeye çekmek amacıyla yardım alınabilir. 

    Akneler Ve Diğer Hastalıklara Bağlı Yaralar; Akneler ve diğer hastalıklara bağlı olarak vücutta çıkan yaralar genel olarak ergenlik dönemi çıkma riski yüksek olsa da ileri yaşlarda da görülmektedir. Aknelere bağlı olarak genel olarak vücudun hassas derilerinde çıkmaktadır. Bundan dolayı, vücudun en hassas olan bölgesi yüzlerde aknelerin çıkması ile birlikte hastalarda oldukça çirkin görüntülere neden olmaktadır. Aynı şekilde diğer hastalıklarda da özellikle kan hastalıkları ve vücudun yağ dengelerinde hasar meydana gelmesi ile birlikte aynı şekilde vücutta çıkan yaralar meydana gelmektedir.

    ]]>
    Ağız Yarasına Ne İyi Gelir https://www.yaralar.com/agiz-yarasina-ne-iyi-gelir.html Tue, 06 Nov 2018 05:19:34 +0000 Ağız Yarasına Ne İyi Gelir, Ağız yaraları hemen hemen pek çok kişinin sıkça yaşadığı rahatsızlıklardan bir tanesidir. Önemli ağız hastalıklarından biri olan ağız yaraları oldukça sinir bozucu bir durum olurlar.  Ağız Yarasına Ne İyi Gelir, Ağız yaraları hemen hemen pek çok kişinin sıkça yaşadığı rahatsızlıklardan bir tanesidir. Önemli ağız hastalıklarından biri olan ağız yaraları oldukça sinir bozucu bir durum olurlar. Tıp dünyası olarak nedeni henüz tam olarak bilinmeyen doku bozuklukları olarak bilinir. Ağızda yara çıkmasının birden fazla nedeni vardır, fakat en yaygın nedeni ağzın temiz tutulmamasından kaynaklıdır. Bu sebeple ağız temizliğine dikkat etmek gerekir. Ağız yaraları genel olarak ortası beyaz veya sarı renkte olan ve çoğunlukla bir hafta içinde iyileşen yaralardır. Halk arasında ağız yarası ve uçuk birbiriyle karıştırılır fakat bu iki durum tamamen birbiriyle aynı değildir. Bayanlarda ağız yarası çıkma olasılığı erkeklere  oranla daha fazladır. 

    Ağız Yarasına Ne İyi Gelir
    Ağız yarasına sebep olan etkenler arasında ağzın pis tutulması vardır. Ağız yaralarının sebepleri arasında fiziksel temaslarda olabiliyor. Yanağın bilinmeden ısırılması, aşırı sıcak olan yiyecekler veya içeceklerin tüketilmesi ya da protez dişlerin yol açtığı etkenler fiziksel travmaya örnek olan durumlardır. Sürekli şekilde asitli içecekler tüketilmesi de ağız yaralarına yol açan bir durumdur. Kola, gazoz, portakal suyu gibi içecekler ve genel olarak acı olan yiyecekler ağız yaralarına sebep olurlar. İnsan vücudunda olması gereken B12 vitaminin eksikliği de ağızda yara oluşmasına yol açar. Aynı zamanda demir eksikliği de ağız yarası nedenlerinden biridir. Sigara kullanılması veya sigaranın bırakılması da ağız yaralarını tetikler. Sigara kullananlarda ağız yarası olma ihtimali var iken, belli bir süre sigara kullanan ve daha sonra sigarayı bırakan kişilerde de ağız yarası oluşabilmektedir. Sigarayı bıraktıktan sonraki sürede vücutta gelişen değişimler yara oluşumunu sağlar fakat bu durum geçici bir durumdur ve belli bir süre sonra kendi kendine iyileşecektir. Genellikle yaraların iyileşmesi için kullanılan gargara ve diş macunu ürünlerinden bazıları da ağızda yara çıkmasına yol açabilir. İçinde sodyum loril sülfat bulunan macun veya gargaralar ağız dokusunu bozacağından ağız yaralarına yol açabilirler.

    Vücuttaki hormon değişikliği gibi durumlar da ağız içinde yara oluşmasına sebep olur. Kadınların adet dönemlerine ve ergenlik dönemlerinde ağız yaraları çıkma ihtimali daha yüksektir. Yine genetik etkenler de ağız yaralarına sebep olur. Yapılan araştırmalara göre geçmişinde daha önce ağız yarası şikayeti geçirmiş yakını olan kişilerin de mutlaka ağız yarası sorunuyla karşılaştığını göstermektedir. Domates, fıstık, kahve, çikolata gibi bazı gıdalar da kimi insanlarda ağız yaralarına neden olabilmektedir. Bu alerjik bir durum olacağından olabildiğinde hızlı bir biçimde doktora danışmanız gerekir. Mide ve ağız içerisinde ülsere neden olan Chron hastalığı sebebi ile de ağız yaraları olabilir. Bu yaralar hastalık sebebi ile çoğu zaman bitti zannedilse  bile yeniden çıkabilirler. Ayrıca aspirin gibi ağrı kesiciler de ağız yaralarına yol açabilirler. Bu tarz ilaçları alırken yan etkilerini iyi araştırmak gerekir ve olası bir sıkıntıda doktora başvurmak şarttır. Bütün bunların yanında tabi ki de stres ve kaygı yaşadığınız zamanlarda ağzınızda yara çıkması da kaçınılmazdır. Ağız yarası şikayeti ile doktora başvuran hastaların yaklaşık olarak %50 si aile üyelerinde de bu tarz yaralar görüldüğü bilgisini verilmiştir.
    ]]>
    Sünnet Yarası https://www.yaralar.com/sunnet-yarasi.html Tue, 06 Nov 2018 20:31:21 +0000 Sünnet yarası, Çocuklarda yara iyileşmesi çabuk olduğu için sünnet yarası çabuk iyileşir. Çocukların pipisinde damarlanma çok olmadığı için sünnet sırasında kanama pek çok olmaz. Çocukların s
    Sünnet yarası, Çocuklarda yara iyileşmesi çabuk olduğu için sünnet yarası çabuk iyileşir. Çocukların pipisinde damarlanma çok olmadığı için sünnet sırasında kanama pek çok olmaz. Çocukların sünnet derisi darlıklarında acil sünnet gerektirecek durumu önlenmiş olur. Genelde bir çok insan sünnetin küçük yaşlarda yapılmasını tercih eder. Eğer bebeğinize mutlaka sünnet yaptıracaksanız; bebeğinizin sağlığı sizin için önemlidir. Bu yüzden 2 yaşından sonra sünnet yaptırın. Buda uzmanlar tarafından öneriliyor. Sünnet olacak çocuklarınızı korkutmadan ikna edin .Sünnet kıyafetlerinin yakışmasını sağlayın. Çocuğunuzun sünnet merasiminden zevk almasını sağlayın ve tüm ilginin onda olduğunu hissettirin. Çocuğunuza hediye alın. Çocuğunuzun sağlıklı bir sünnet olması için uzman doktoralara yaptırın. Böylece bir çok sünnet hastalığını, oluşacak sünnet yarasını önlemiş oluruz.
    Sünnet Yarası
    Pilastik klips yönteminde, yara iyileşmesi dikişli yönteme göre çeşitli farklılıklar gösterir. Bu yöntemlerde dikiş atılmaz. Bu yöntemle sünnet olan çocuklar da pastik klips, kesilen sünnet derisini uç uca tutarak kaynamasını sağlar. Yani açıkta yara bulunmadığı için enfeksiyon olmaz. Olursada yok denilecek kadar az olur. Sünnet yarası, ilk 3-4 günü pilastik kıskaç içinde geçer. Sünnet yarasının en önemli iyileşme aşaması  olan bu günlerden sonra kaynamış olur. Sonra kıskaç çıkartılır. Pilastik kılips çıkartıldıktan sonra sünnet yarası ilk defa dış ortamla temas eder. Sünnet olan çocuklarınızın pipisi, iç çamaşırın sürtünmesine ve idrara alışana kadar bir kaç hassasiyet olur. Sünnet sonrası 7. Günden itibaren yarayla ilgili hassasiyet giderek azalır ve kaybolur. Bu aşamadan sonra çocuklarınız her türlü günlük faaliyetlerini yapabilirler. Görüntü olarak iyileşme aşaması 2-3 haftaya kadar sürer. Kolunuzu duvara sürttüğünüzde, elimiz kesildiğinde hatta yüzümüzde sivilce çıktığında olan yara iyileşme aşamaları sünnet sonrası da aynen devam eder. Yani vücudumuzun yaraya karşı verdiği tepki genel olarak aynıdır. Nerdeyse sünnet yarasında olduğu gibi tüm yara iyileşmeleri aynı aşamalarda olur. 

    Sünnet olan çocuğunuzun pipisinden plastik klips çıkarıldıktan sonra kesilen yerde, pipiyi çepe çevre saran, yüzük şeklinde ve 3-4 milimetre kalınlığında kahverengi bir kabuk oluşur. Bu kapuğun altındaki pipi derisinde hafif orta derece şislikler ve kızarıklıklar görülebilir. Kabuğun altında kalan ve "mukoza" denir. İnce cilt, plastik çıktıktan sonra serbest kalarak kabuğun üstüne çıkıp şişer. Dudak renginde olan bu doku, plastik çıktıktan 2-3 gün şişmeye devam eder. Sünnet olan çocuğunuzun pipisinin etrafında simit tarzında mukoza yani kabarıklığı dökülür. Mukoza şişliği inerek, çocuğunuzun pipisi normal görüntümüne döner. Sünnet olan çocuğunuzun pipisi tüm şişlikleri 2-3 hafta içerisinde yavaş yavaş iner. Bazı çocuklarda 5-6 hafta şişlikler sürebilir. Çocuğunuz dikişli sünnet yaptırırsanız sünnet kesişinde düzensizlikler olur. Dikiş izleri olur. Çocuğunuzun pipisindeki dikiş izleri hatta yıllarca ya da ömür boyu kalabilir. Çocuğunuzu klips yöntemiyle, sünnet olduğunda doku çabuk iyileşir ve tam olarak kozmetik görünüm dikişliye göre çok daha iyi olur. Kesi hattı çizgi şeklinde kalır ve kenarlarında düzensizlik, pürtükler yani dikiş izleri kalmaz. Çocukların bünyesi ve pipi yapısı birbirinden farklı olur. Çocuğunuzun pipisini başka çocuklarla asla kıyaslamayın.
    ]]>
    Varis Yaraları https://www.yaralar.com/varis-yaralari.html Wed, 07 Nov 2018 04:21:05 +0000 Varis yaraları, aslında birçok hastalık gibi zarar vermeyecek türden sorunlardır. Fakat bu gibi sorunların çok fazla önemsenmemesi durumunda insanlarda bu sorun hızlı bir şekilde büyüyerek bu hastalıkların zamanla daha tehlikel Varis yaraları, aslında birçok hastalık gibi zarar vermeyecek türden sorunlardır. Fakat bu gibi sorunların çok fazla önemsenmemesi durumunda insanlarda bu sorun hızlı bir şekilde büyüyerek bu hastalıkların zamanla daha tehlikeli bir hal almasına neden olmaktadır. Son derece önemli sorunları meydana getirebilen varis yaraları, gerekli önlemler alınmadığında kişilerde enfeksiyonel sorunların oluşmasına neden olarak kişilerin bu durumdan son derece olumsuz bir şekilde etkilenmesine neden olabilmektedir. Varis yaraları durumu görülen kişilerden en önemli şey tabi ki erken teşhislerdir. Erken teşhis bu hastalıkta hastalığın sorunlarının bölgede daha fazla yayılmadan çok daha kolay bir şekilde ortadan kalkmasına neden olarak hızlı bir tedavi imkanı sunmaktadır. Fakat insanlardaki boşvermişlikler nedeni ile varis yaraları hızla büyüyerek sorun haline gelmektedir. Varis yaraları, yapılan tıbbi tedaviler ile her ne kadar ortadan kolayca kaldırılsa bile bu gibi durumlar birçok zaman sorun haline gelmektedir. Bu durumun nedeni ise direk olarak kişilerin tedavi sürecinde sürekliliği sağlayamaması durumudur. Yani kişide uygulanması gereken ilaç tedavilerinde hastanın tam zamanında gerekli ilaçları kullanması bu tedavilerin çok daha hızlı bir şekilde ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Bu nedenle unutulmaması gereken bir durum vardır ki varis yaraları tedavi sürecinde çok dikkat edilmelidir.
    Varis Yaraları
    Varis yaraları genellikle ileri yaşlarda görülen durumlar arasında olsa bile bazen gençlerde de aşırı kilolar nedeniyle meydana gelebilmektedir. Birçok zaman kollarda ve daha çok ayaklarda görülen bu gibi durumlar kişilerin çok olumsuz bir şekilde etkilenmesine neden olmaktadır. Kolda görülen varis yaraları sağlık problemlerinin yanında kişilerin estetik olarak ta zarar görmelerin neden olabilmektedir. Varis yaralarında çok büyük enfeksiyon riskleri bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle ilerlemiş olan varis yaralarında çok dikkatli bir şekilde ve aynı zamanda büyük bir titizlik istemektedir. Bu gibi durumlar enfeksiyon riskini yüksek oranda taşıdığı için en küçük hijyen eksikliğinde bile kişilerde problemin büyümesine neden olmaktadır. Sizlerde de bu gibi varis yarası var ise çok büyük bir hijyen kurallarına uymanız sağlık açısından çok daha iyi olacaktır. Varis yarası müdahale edilmediğinde hızlı bir şekilde ilerleyerek farklı problemlere ve daha da devamında kişilerin hayatı tehlikeler ile karşılaşmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle en küçük belirtilerde bile acilen doktora giderek gerekli müdahaleleri yaptırmanız gerekmektedir. Genellikle damarların çatlaması nedeni ile ortaya çıkan varislerde yara haline gelen bir sorundur. Damarlarda meydana gelen dolaşım bozuklukları kimi zaman kişinin sinirsel problemler yaşamasına neden olabilmektedir. 

    Varis yaraları bazen kanamalara neden olabilmektedir. Bu durum ise kişilerde genellikle korku durumuna neden olarak hastalığın kişiyi psikolojik olarak ta etkilemektedir. Bu durumlarda herkesin düştüğü yanlışa sizlerde düşmemek için bu gibi problemlerin kendiliğinden geçmesini beklemeyiniz.

    Peki bu denli bir problemin tedavisi nasıl yapılır

    Varis yaraları son derece büyük problemlere neden olmaktadır. Bu nedenden dolayı birçok doktor bu gibi sorunlarda müdahale etmekten kendilerini uzak tutarlar. Sürekli olarak kendisini yenileyen bu hastalık bazen doktorlar tarafından da durdurulamayan daha da artmaktadır. Bu nedenle bazı hastalar suçu doktora yüklerler. Fakat günümüzde gelişmiş olan tıp sayesinde bu gibi yara sorunlarına kolay yöntemler gelmiştir. Ameliyatsız bir şekilde ortadan kaldırılan bu sorun yapılan küçük operasyonlarla ortadan yavaş yavaş kaldırılabilir. 
    ]]>
    Kesik Yara Tedavisi https://www.yaralar.com/kesik-yara-tedavisi.html Wed, 07 Nov 2018 21:27:25 +0000 Kesik Yara Tedavisi, Kesik yaralar her zaman camimizin yanmasını sağlayan ve sürekli baş belası olan yara türü olup kişilerin canını oldukça yakmaktadır. Bıçak kesiği, çivi kesiği, jilet kesiği ve bunun gibi bir çok kesik y Kesik Yara Tedavisi, Kesik yaralar her zaman camimizin yanmasını sağlayan ve sürekli baş belası olan yara türü olup kişilerin canını oldukça yakmaktadır. Bıçak kesiği, çivi kesiği, jilet kesiği ve bunun gibi bir çok kesik yaraları oluşabilmektedir. Fakat önemli olan yaranın iltihap kapmadan sarılması ve temizliğinin, bakımının iyi yapılmasıdır. Kesik ciltte herhangi bir yaralanma nedeni ile meydana gelen yırtılma veya açılmalar olmaktadır. Yüzeysel olup sadece cildin yüzeyini etkileyebilir veya tendonlar, kaslar, ligamanlar ve kemiği etkileyecek kadar derin de olabilmektedir. Delinme yarası, çivi gibi sivri ve keskin bir şeyin neden olduğu derin bir yara türüdür. Ciltteki açıklık küçüktür ve ponksiyon yarası ise hiç kanamayabilir. Ponksiyon yaraları kolayca tedavi olabilmektedir. Derin bir kesik yarasını sürekli doktor muayene etmelidir. Kesik dışarıya ve içeriye doğru kanama oluşturabilmektedir. Önemli olan bir kesik acil ve uygun bir şekilde tedavi edilmez ise çok kanamaya yol açabilir ve aynı zamanda esik dışarıya ve içeriye kanamaya yol açabilir. Önemli bir kesik hemen ve uygun şekilde tedavi edilmezse çok kanamaya yol açabilir ve ayrıca önemli sorunlar geliştirebilir. Aşırı kanamaya neden olan veya organlara zarar veren kesikler ve delinme yaraları ölümcül olabilmektedir. Aşırı kanamaya neden olan veya organlara zarar veren kesik yaraları ölümcül olabilir.
    Kesik Yara Tedavisi
    Ayrıca kesik yara tedavisi olarak ilk yapılması gereken kesiğin bir uzman tarafından kontrol edilmesi ve uygulamaya daha sonra başlanması. Fakat derin olan kesiklere ilk yapılması gereken işlem ise kanı durdurmak olmaktadır. Kesiklerde oluşan kanamaların çoğu, yara üzerine direk uygulanan basınç ile belli bir süre sonra durdurulabilir. Ayrıca kesilen yeri kalp hizasından yukarıda tutmak ise oldukça faydalı olmaktadır. Yarayı su ve doğal bir sabun ile yıkayarak bakterilerin yol açacağı ve mikrop kapılacağı olası bir enfeksiyon ilk olarak önlenmelidir. Kesik bölgeye antibiyotikli bir krem sürüp gazlı bez ile sarılması, yaranın kabuk bağlayana kadar oluşacak enfeksiyon riskini ve yaradan akacak olan sızıntıyı önlemeye yaramaktadır. Kesik tedavisinde kesik yerin direk olarak üzerine oksijenli su ve tentürdiyot sürülmemelidir fakat kesilen yere değmeyecek şekilde kesik yerin çevresine tentürdiyot sürülmelidir. Kesik yerin üzerine, dışarıdan görebildiğiniz yabancı olan bir şey var ise kesik yarasına değmeden cisimleri alın. Görülmeyen parçalar olabilir düşüncesi ile kesik içini kesinlikle bir şey ile araştırmayın ve ete batan parçaları kesinlikle çıkarmaya çalışılmamalıdır.

    Ayrıca kesik yara tedavisi olarak bir kaç yöntem ise şöyledir:
    • İlk olarak yaraya dokunmadan önce eller temiz bir şekilde yıkanmalıdır.
    • Kesik olan yeri ılık bir su ile durulayın.
    • Steril gazlı bir bez ile kesiğe hafif dokunacak şekilde kesiği durulayın ve üzerine bir kaç dakika boyunca bastırarak bekleyin.
    • Küçük bir kesik ise yarabantı ile kapatın.
    • Kesik büyük şekilde ise steril olan gazlı bezle sararak bantlayın.
    Kesik çok kanıyor ve hiç durmuyor ise üzerine temiz bir bez basarak kalp hizasının üzerine kalkacak şekilde tutarak acil bir uzmana gösterilir. Birde kesikler herhangi bir cisimden dolayı olmuş ve cisim hala kesilen yerde bulunuyor ise kesinlikle çıkartılmamalıdır ve en yakın hastahaneye gidilmelidir. Örneğin bir bıçak saplanmış ve kesik oluşmuş ise bıçak vücuttan çıkartılmadan doktora götürülmelidir.
    ]]>
    Makatta Yara https://www.yaralar.com/makatta-yara.html Thu, 08 Nov 2018 07:21:48 +0000 Makatta Yara; Bunlar meydana geldiğinde doktorunuza başvurun. Tedavi sonrası yükselen ağrı, ateş, üşüme, titreme, pansuman yapılmasına karşın durmayan kanama, idrar yapmada zorluk, 3 gün üst üste dışkılama meydana gelmemesi Makatta Yara; Bunlar meydana geldiğinde doktorunuza başvurun. Tedavi sonrası yükselen ağrı, ateş, üşüme, titreme, pansuman yapılmasına karşın durmayan kanama, idrar yapmada zorluk, 3 gün üst üste dışkılama meydana gelmemesi, 24 saat içerisinde üçten çok sulu dışkılama, bulantı, kusma. Sevgili okuyucularımız, iki hafta önce başladığımız ve sizden gelen fazla miktarda soruların da anlaşılacağı gibi birçok insanın ortak sorunu olan makat hastalıklarının öbür formlarından da bahsetmeye devam edeceğiz. Anüs ve rektum çevresinin en çok gözüken ve en dertli hastalıklarından birisi de Anorektal Apseler ve Fistüller olup neden ve başlangıç biçimi muhtelif olmakla beraber apse ve fistüllerin ortak noktası, tedavisi ve kontrolü genellikle zor, ara sıra akut ataklarla seyreden akıntılı, kronik seyirli ve kişiyi biyolojik, anatomik, fizyolojik ve psikolojik olarak yoran, oldukça fazla komplikasyonları bulunabilen bakteriyel enfeksiyonlardır.

    Anorektal apseler çoğunlukla gürültülü ile başlar ve cerrahi drenajın hemen ardından belli olan bir rahatlama oluşur. Fakat akıntıda azalma olsa bile tamamen bitmez. Drenaj yerinde sürekli yada ikide bir akıntı meydana getiren delik biçiminde, yani fistüle dönüşür. Apse ve fistül, aynı hastalığın iki yüzüdür. Apse, anüs yada rektum bölgesindeki bir anatomik boşlukta cerahat toplanmasıdır. Fistül ise, bu apsenin cilde yada başka bir komşu anatomik bölgeye açılarak sürekli bir şekilde akması ve apsenin kronikleşmesidir. 

    Makatta Yara
    Fistüllerin yüzde 199 nedeni apselerdir. Perianal Apse, anüs (makat) bölgesinde içi cerahat ile dolu boşluk olup anüs (makat kanalı) içerisindeki ufak bir salgı bezinin bakteri ile enfekte olması yada tıkanması sonucu meydana gelen akut (ani) enfeksiyon tablosudur. Anal kanal (makat) bölgesinde ağrı, üşüme, titreme, ateş perianal apse yada fistül varlığını akla getirmelidir. Bu çevredeki iltihabi hastalıklar genellikle anal kanaldaki bir salgı bezlerinde başlar. Kalın bağırsağın iltihabi hastalıkları, kolitler, uzun zaman süren ishal gibi durumlar buna zemin hazırlayabilir. 

    Apse, kendiliğinden oluşabileceği gibi bunun önüne geçmenin de mümkünatı yoktur. Çoğunlukla şiddetli makatta ağrı ve şişlikle kendini belli eder. Dışkılama alışkanlığı ile alakası bulunmayıp beraberinde ateş oluşabilir. Ayrıca makat çevresinde kaşıntı, iltihabi akıntı, halsizlik de meydana gelebilir. Kendiliğinden yada dıştan kesi ile apsenin boşaltılması ağrı ve baskıyı azaltır. Fistül olan hastalarda genellikle kanlı yada sarı renkli cerahat akıntısı olmasına karşın çoğunlukla ateş, halsizlik ve ağrı meydana gelmez. 

    Bunların meydana gelmesi ise tekrar apseleşmeyi akla getirir. Perianal apselerin yaklaşık olarak yüzde 50’sinde kalıcı fistül oluşur. Yaraların böyle meydana gelmesinin en sık nedeni, anal kanalın 2 cm kadar ilerisinde, sfinkter kasları arasındaki, barsakların kayganlığını oluşturan sümüksü muküs denilen bir salgı salgılamakla görevli olan dişe benzeyen ufak cep bezlerinin içerisine giren gaita (dışkı) ve bakterilerin, bir biçimde içerisinde hapsolup kalması, burada üremeye oldukça uygun bir ortamda hızla çoğalması neticesinde cerahat ve apse meydana gelmesidir. 

    Cerahat ve apseler, her hastada değişik yönlere ilerleyerek, anüs ve rektum boşlukları dışında anüs bölgesi (perianal) ve çevreleri ile komşu yerlere ulaşabilirler. Perianal apseler, en yüzeyel ve en çok gözükenidir. Ayrıca anal çevreye yönelik iğne, bistüri ve benzeri cerrahi yada travmatik herhangi bir delici alet ve cisimlerle yapılan müdahaleler yada muhtelif kazalar ile de apse meydana gelebilir. Anüsün yaygın bir hastalığı olan kronik anal fissürler de apseye dönüşebilir.
    ]]>
    Bası Yarası https://www.yaralar.com/basi-yarasi.html Thu, 08 Nov 2018 17:12:19 +0000 Bası yarası, ciltte sürekli şekilde basınç oluşması halinde meydana gelir. Kronik yaraların % 40 kadarı bası yaralarından kaynaklanır. Yatağa bağımlı olan hastalarda ortaya çıkan yaralar bası yaralarıdır. Yat Bası yarası, ciltte sürekli şekilde basınç oluşması halinde meydana gelir. Kronik yaraların % 40 kadarı bası yaralarından kaynaklanır. Yatağa bağımlı olan hastalarda ortaya çıkan yaralar bası yaralarıdır. Yatalak hastalardaki yaralarda daha çok kemik çıkıntısı olan yerlerde yani kalça kemiğinde, dirseklerde, topukta, kulaklarda etkili olur. Hastadaki uzun süreli ya da sürekli basınç nedeniyle böyle yaralar oluşmaktadır. Bunlar yatak yarası olarak ta adlandırılır. Dekübit ya da dekübitüs tıptaki adıdır.

    Hastalarda kemik çıkıntısı ile yatağın arasındaki yumuşak dokulara vücudun verdiği ağırlıkla oluşan basınç yüzünden bölgeye kan gitmez. Bu yüzden bölgedeki dokularda beslenme bozukluğu ortaya çıkar. Bu durumda hücrelerde ölüm ve dolayısıyla bası yarası oluşur. Bunu tetikleyen etkenler basınç, vücut sıcaklığı, sürtünme ve ciltteki nemliliktir. Yaşlı yatalak hastalarda, felçli olanlarda, vücudunda kırıklar olanlarda, alzheimer hastalarında bası yarası olma riski yüksektir. Ayrıca şeker hastalarında, kan değerlerinde bozulma olanlarda, vitamin ve mineral eksikliğinde, kan dolaşımında sorun olanlarda da yara oluşma riski vardır. Bu durumdaki hastalarda nedenler ortadan kalkmadıkça yaralarda iyileşme olmaz. Yaralar uzun süre etkili olabilir.

    Bası Yarası

    Hastaların cildine uygun olmayan ürünlerin kullanılması da, bası yarasına yol açabilir. Cildin pH dengesinin bozulması yara oluşmasına uygun ortam hazırlar. Bu yüzden hastaların hem temizliğine dikkat edilmeli, hem de çarşaf, çamaşır seçiminde özenli olunmalıdır. Hastaların çarşafları kırışmamalıdır. En küçük kırışıklık bile, vücudun ağırlığı nedeniyle yara oluşumuna neden olabilir. Normalde insanları etkilemeyen bu sorun yatalak olanlarda ciddi sorunlara neden olur. Hareket kısıtlılığı nedeniyle ciltteki hassaslık bu etkiyle yaralara maruz kalır.

    Bası yaraları gereken önlemler alınmazsa oldukça hızlı gelişebilir. Bunun süresi, ile yaranın şiddeti, cildin maruz kaldığı basıncın süresiyle yoğunluğuna göre değişir. Hastalarda 24-48 saat içinde bile bası yarası meydana gelebilir. Bunlara önlem alınmazsa, yaraların şiddeti artar.

    Bası yarası nasıl önlenir

    Yatalak hastaların cildinin temiz tutulması gerekir. Bu neden cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlayacak, cildi koruyan ürünler kullanılmalıdır. Yatan hasta 2 saatte bir pozisyon değiştirilmeli, cildine besleyici ürünler sürülmelidir. Yaşına uygun nemlendiricilerle masaj yapılmalı ve bası yarası oluşumuna engel olunmalıdır. Bu hastalarda havalı yatakların kullanılması da faydalıdır. Ancak bunun için kaliteli yatak seçimi yapmaya özen gösterin.

    Doktorun önereceği şekilde yüksek kalorili, protein oranı yüksek besinlerle, damardan verilen vitamin ve elektrolit içerikli solüsyonlarla hastalara destek olunmalıdır. Bu şekilde bası yarası oluşumu önleneceği gibi, mevcut yaralarda kısa sürede iyileşebilir. Bu hastalara gösterilecek ihtimam, özen ve nazik yaklaşımda hastaların daha rahat olmasını sağlayacaktır. Onları psikolojik bakımdan rahatlatacaktır.

    ]]>
    Vücutta Yara https://www.yaralar.com/vucutta-yara.html Fri, 09 Nov 2018 08:43:24 +0000 Vücutta Yara, oluşumu cilt bütünlüğünün bir hastalık sebebiyle yada herhangi bir dış etkenden darbe almasıyla, vücudun bozulması sonucunda yara meydana gelir. Yara iyileşmesi belli bir doğal süreci olan, yaklaşık olarak 1 Vücutta Yara, oluşumu cilt bütünlüğünün bir hastalık sebebiyle yada herhangi bir dış etkenden darbe almasıyla, vücudun bozulması sonucunda yara meydana gelir. Yara iyileşmesi belli bir doğal süreci olan, yaklaşık olarak 1 haftada tamamlanmaktadır. Bazı durumlarda ise yaraların geç iyileşmesi, hiç kapanmaması ve kendiliğinden meydana gelmesi, çeşitli hastalıkların işareti olmaktadır. Özellikle de vücutta oluşan yara 6 haftayı tamamladığı halde hala kapanmasa kabuklanma belirtisi, kaşıntı oluşumu yada akıntıyla beraber belirti gösteren deri değişiklikleri olursa eğer, mutlaka dermatoloğa başvurmak gerekmektedir. Vücutta yara belirtisi nasıl ortaya çıktığı, yaranın yeri, ne zamandan beri devam ettiği, ağrı oluşumu, kanamanın olması önemli belirtilerden olmaktadır. Bazı bulaşıcı hastalıklardan, cilt kanseri belirtilerinden, cildin damarsal yapısının bozulmasına sebep olan iç organ hastalıklarından uzun süre devam eden allerjik belirtiler, güneş hassasiyetine bağlı olan bazı hastalık belirtileri, vücutta iyileşmeyen yaralarla kendini göstermektedir. Vücutta yara oluşumu vücudun kapalı bölgelerinde yada benlerin üzerinde başlayan renk ve şekil değişikliği belirten vücut yaraları melanom adı verilen tehlikeli ve öldürücü olan cilt hastalığının işareti olmaktadır. Bu nedenden dolayı mutlaka cilt doktoruna görünmek gerektirir. Dermoskopik uygulaması gerektiği zaman patolojik inceleme sonrasında tanı koyulmaktadır. Cilt kanserinde başlangıç evresine yakalanması, yaşam süresi ve tedavinin devam etmesi açısından çok önemli olmaktadır. Haftada bir olacak şekilde bütün vücudun tepeden tırnağa kontrol edilmesi, değerlendirilmesinin yapılması, yeni çıktığı yada büyüdüğü renginin koyulaştığı farkına varılan benlerin, kabuklu olması, kanamalı olan ve iyileşmeyen yaraların mutlaka cilt doktoruna gösterilmesi gerekmektedir.

    Vücutta Yara

    Vücutta yara belirtisi genel olarak şeker hastalığı nedeniyle pek çok yönden organlarımızı olumsuz yönde etkilerken cildimizde yaralarla kendini göstermektedir. Bazı hastalıklar damar yapısına zarar vermesi nedeniyle vücutta yara oluşumunu kolaylaştırır. Şeker hastalığı belirtisinde bakteri ve mantar oluşumu daha kolay enfeksiyon oluşturduğundan dolayı vücut yarası iyileşmesi de gecikecektir. Özellikle de ayaklarda iyileşmeyen yaralar ve 3 haftadan fazla süre kapanmayan vücut yaraları varsa eğer şeker hastalığı akla getirilmelidir ve acil olarak uzman bir hekime başvurulmalıdır. Derinin beslenmesini sağlayan ve toksik olan  maddelerden arınmasını sağlayan, sağlıklı kan dolaşımı olmasıdır. Damarların tıkanması, damar sertliği oluşumu, varislerin belirmesi, bacaklar başta olmak üzere bütün vücutta yara oluşturabilir. Sigara içilmesine bağlı olarak meydana gelen damarsal hastalıklar da vücutta  yaralarla kendini göstermektedir. Sağlıklı ve dengeli beslenme yapılması, vücut yaralarının iyileşmesi için oldukça önemlidir. 

    Vücutta Yara İzlerine Tedavi

    Vücutta yara izlerinin oluştuğu bölgeye limon uygulaması yapılabilir. Limon içerisinde var olan hidroksi asit sayesinde cilt üzerindeki ölü hücrelerde temizlenme gerçekleşir ve yeni hücreler oluşum gösterir. Vücut yaralarında limon kullanımı aynı zamanda bir ağartıcı etkisi olduğundan dolayı vücutta olan yara izlerinin rengini açmaktadır. Bundan dolayı vücutta beliren yara izlerini hafifletir ve zaman içerisinde düzgün ve duyarlı olarak uygulandığında vücuttaki yara izleri günden güne azalma gerçekleştirir ve en son görüntüsünü kaybeder ve böylece limonla vücut yarası doğal bir çözüm yolu olarak tedavi edilmiş olur.

    Vücutta Yara İzlerine Bal İle Tedavi Uygulaması

    Balla vücutta yara tedavisi yönteminde kullanılacak olan balın saf ve hakiki olduğundan emin olmanız gerekir. Aksi halde istenilen sonuç alınmaz. Vücutta kullanılan doğal bal aynı zamanda doğal bir nemlendirici görevi görür. 1 yemek kaşığı hakiki balla 1 yemek kaşığı kabartma tozunu karıştıralım. Yaklaşık olarak 10 dakika b]]> Yara İzi Kremi https://www.yaralar.com/yara-izi-kremi.html Fri, 09 Nov 2018 12:37:52 +0000 Yara İzi Kremi, Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasına  yara denmektedir. Aynı zamanda kan damarları, kas  ve sinir gibi yapılar da etkilenebilir. Yara sonucu derinin koruma özelliği azaldığı iç Yara İzi Kremi, Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasına  yara denmektedir. Aynı zamanda kan damarları, kas  ve sinir gibi yapılar da etkilenebilir. Yara sonucu derinin koruma özelliği azaldığı için enfeksiyon riski artar. Yaraların ortak belirtisi, ayrılmış deri, ağrı, kanamalardır.  Yaralarda çeşitlerine göre ayrılmaktadır. Kesik yaralar,  delici yaralar, ezikli yaralar parçalı yaralar, enfekte olmuş yaralar dır. Vücudumuz da oluşan yaralar ın yapısı, olduğu bölge, ne tür bir yara olduğuna göre de yaranın iyileşme süresi ve iz kalması gibi durumlar söz konusudur. Yatak yaraları, anüs çatlakları, meme başı çatlakları, ameliyat yaraları, yanıklar, güneş yanıkları, çizik ve sıyrıklar, pişik yaraları, egzema yaraları gibi yara izlerinin tedavisi mümkündür. 

    Yara İzi Kremi

    Yara izi kremi, Yara izi ciltte bulunan deformasyonlar dır. Yara izinin yok edilebilmek için burada bulunan ölü hücrelerin yenilenmesi gerekmektedir. Bu işlem bazı yaralarda çok zaman almakta veya iz kalıcı olmaktadır. Bunun  için de piyasada bulunan değişik içerikli yara izi için kremler bulunmaktadır. Fakat bu kremlerin etken maddeleri farklı olduğu gibi  etkili oldukları izlerde farklıdır. Tabi ki yara izi kremi kullanmadan önce  uzman bir dermatoloğa muayene olmak ve onun vereceği ilaçları kullanmak gerekmektedir.

    ]]> Yara Lekeleri Nasıl Geçer https://www.yaralar.com/yara-lekeleri-nasil-gecer.html Fri, 09 Nov 2018 16:28:54 +0000 Yara lekeleri nasıl geçer, yara izleri hayatımız boyunca çeşitli vakalar sonucunda cildimizde kalır. Yara lekeleri bazen dış görünüşümüzü etkiler ve kendimizi kötü hissetmemizi sağlar. Yara lekelerini evdeki doğal yönteml Yara lekeleri nasıl geçer, yara izleri hayatımız boyunca çeşitli vakalar sonucunda cildimizde kalır. Yara lekeleri bazen dış görünüşümüzü etkiler ve kendimizi kötü hissetmemizi sağlar. Yara lekelerini evdeki doğal yöntemlerle limon, zeytin yağı ceviz yapraklarını kullanarak tedavi gibi kullanabilirsiniz. Lekelerin olduğu bölgeye limon sürebilirsiniz. Limon içerisinde hidroksi asit olduğu için cildinizi ölü hücrelerden temizler ve yeni hücreler oluşur. Limon aynı zamanda bir ağartıcı olduğundan dolayı lekelerin rengini açar. 
    Yara Lekeleri Nasıl Geçer
    Limon tedavisini şu şekilde uygulaya bilirsiniz. Leke izinin bulunduğu bölgeye hijyen açısından iyice temizlemeniz daha iyi olur. Daha sonra bir çay kaşığı limon suyunu pamuğa dökerek, leke izinin olduğu bölgeyi ovun. Ovma işlemi bittikten sonra limon suyu yüzünüzde 10 dakika kalmasını sağlayın. Sonra yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Bu tedaviyi yaklaşık 1 ay boyunca günde 2 kere uygulasanız size yeterlidir. Doğal tedavi olarak yara lekelerine zeytin yağı da kullanabilirsiniz. Bu işin asıl doğal yöntemi saf zeytin yağıdır. Zeytin yağının içerisinde bulunan E ve K vitamini sayesinde cildinize antioksidan etkisi yapar ve içerisinde bulunan yüksek asit sayesinde yara izlerini açmasına yardımcı olur. Cildin iyileşmesini sağlar. Zeytin yağını direk leke üstüne dökebilirsiniz. Yaklaşık 10 dakika kadar masaj yapın. Sonra cildinizi temizleyin. Eğer lekeleriniz çıkmazsa mutlaka bir doktora danışmanız tavsiye edilir. Taze olarak seçilen ceviz yapraklarını ezerek ve aloevera suyu ile gliserini katarak yüzünüz uygulaya bilirsiniz. Bu karışımı ağzı kapalı bir kavanoza koyup buzdolabında 1 hafta boyunca bekletin. Sonra leke izi olan bölgeye sürün. Her gün yatmadan önce bu karışımı uygularsanız mükemmel bir sonuç alırsınız. Eğer bu tedaviler sizde bir sonuç vermezse o zaman kendi doktorunuza gitmeniz tavsiye edilir.
    ]]>
    Dövme Yarası https://www.yaralar.com/dovme-yarasi.html Fri, 09 Nov 2018 23:09:37 +0000 Dövme yarası, Kalıcı dövmeler yapıldıktan sonra dövmenin iki haftalık bir iyileşme süreci vardır. Dövmenib iyileşme sürecinde gerekli dövme bakımının ve ilaç tedavisinin mutlaka yapmalısı gerekir.Dövme bakı Dövme yarası, Kalıcı dövmeler yapıldıktan sonra dövmenin iki haftalık bir iyileşme süreci vardır. Dövmenib iyileşme sürecinde gerekli dövme bakımının ve ilaç tedavisinin mutlaka yapmalısı gerekir.Dövme bakımı ile ilgili kurallara kesinlikle uyulmalıdır. Bu dövmenin güzel bir görünüme kavuşması ve enfeksiyon kapmaması için gereken bir bakımdır. Dövme yapılırken vücudun  belirlenen noktalarına binlerce iğne girmekte olduğu için dövme bölgesinde açık yara meydana gelir. Dövme yara kabuğunuun iyileşme sürecinde iyileşmeyi hızlandırmak için dövme bölgesinin yara kabuğunun yumuşak tutmak için kozmetik içeriğe sahip olmayan nemlendirici kremler sürülmelidir. Kalıcı dövmenin yapım işlemi sona erdikten sonra dövme stüdyolarında gerekli ilaçlar sürülür kalıcı dövmenin üstü streç film ile kapatılır. Bu şekilde oluşacak enfeksiyonlar, dışardan yara oluşumuna neden olacak faktörler engellenmiş olur.

    Dövme Yarası

    Döme işlemi bittikten yarım saat sonra streç filmin dövmenin üzerinden alınması gerekir. Öncesinde eller temiz bir şekilde yıkandıktan sonra nemlendirici kremlerle nemlendirilmelidir. Bu nemlendirici kremler dövmenin iyileşme sürecini hızlandırır ve dövme bölgesinde oluşacak kabuklanmayı en az seviyeye indirir. Bu kremlerin diğer bir özelliği ise dövme bölgesine dışarıdan enfekte olacak bakterileri engellemeyi sağlamaktadır. Nemlendirici kremleri iki hafta boyunca günde beş defa sürmek gerekiiyor. Dövme (tattoo) iyileşme süresinde oluşacak kabuklanmadan doğan hafif kaşınmadan dolayı dövmenin üzerindeki kabuklarla kesinlikle oynamamalı ve kaşınmamalıdır. Kalıcı dövmenin üzerindeki yara kabukları doğal bir şekilde yaklaşık on gün içinde ortadan kalkacaktır zaten. Yeni yapılmış kalıcı dövmelere bakma maksatlı arkadaşlara el teması kurulacak şekilde elletilmemelidir. El gün içerinde birçok yerle temas ettiğinden dolayı dokunacak olan kişinin elinde bulunan bakteriler bu el teması yoluyla açık yara olan dövmeye bulaşabilir. Bu temas sonucunda dövme enfeksiyon kapabilir. Yapılan dövmelere ilk üç gün su teması olmaması gereklidir. Bunun sebebi günlük hayatta kullandığımız şebeke sularında dövme bölgesinin enfeksiyon kapmasına neden olacak bakterilerin barınmasıdır. Dövme bakımı kurallarına uyulduğu zaman dövmen sağlıklı bir şekilde iyileşir ve doğal görünümüne kısa bir sürede kavuşur. Yapılan dövme kalıcı olacağından sizinle bir hayat geçirecektir. Dövme yeni yapıldığından ilk bir ay direk güneş temasından uzk durmak gerekir. İlk on beş gün havuz ve denize girmemek gerekir. Deniz ve havuzda ne kadar engel olunmya çalışsada (güneş kremleri, üzeri kapatılarak) vücut bir şekilde güneşe maruz kalır. İlk on on beş gün dövmeli bölgye güneş ışınları ciddi zararlar verebilir. 

    ]]>
    Göğüs Ucu Yaraları https://www.yaralar.com/gogus-ucu-yaralari.html Sat, 10 Nov 2018 08:47:36 +0000 Göğüs Ucu Yaraları, yeni doğum yapan annelerin bütün güzel duygularını alt üst edecek derecede acı vererek her emzirme saatini kabusa dönüştürmektedir. Hemen her annenin yaşadığı bu sorunu en az seviyeye indirmek mümkün o Göğüs Ucu Yaraları, yeni doğum yapan annelerin bütün güzel duygularını alt üst edecek derecede acı vererek her emzirme saatini kabusa dönüştürmektedir. Hemen her annenin yaşadığı bu sorunu en az seviyeye indirmek mümkün olmaktadır. 

    Yeni doğan bebekler diğerlerine göre daha sık emdikleri için özellikle anneliğin ilk dönemlerinde bu sorun yaşanmaktadır ve neredeyse anne adayını bebeğini emzirmekten vazgeçirecek seviyeye getirmektedir. Bu göğüs yaraları bazı kimselerde o kara şiddetlidir ki, bazen yaralar meme ucunun neredeyse tamamını kaplar ve oldukça da derin olabilir. Göğüs bu halde olduğu halde emmek isteyen bir bebek ve bebeğin ağzına alıp göğüs ucunu damaklarıyla her sıktığında ağrının şiddetinden dişlerini sıkmaktan çenelerin ağrıdığını, meme ucundan et koptuğunu söyleye anneler bile vardır.

    Meme Uçları Neden Çatlar

    Meme uçlarının en önemli çatlama nedeni, emzirme yöntemidir. Özellikle ilk defa anne olan kadınlar emzirme işlemini hamilelik döneminde ne kadar eğitim alsalar da gerektiği gibi becerememektedirler. Bebek  ağzına sadece meme ucunu aldığı zaman hem süt gelmez aç kalır, hemde meme ucunu tahriş ederek memenin yara olmasına neden olur. Bebek emzirirken meme ucu ile birlikte kahverengi bölgenin tamamı, iki parmak ucu ile yaslıtarak bebeğin ağzına vermek gerekir. Bu şekilde hem süt gelerek bebeğin karnı doyacak dır. Hemde meme ucu daha az tahriş olacaktır.

    Meme uçlarının çatlamasını önleyen bir diğer yöntem ise, hamileliğin son ayında vitamin içerikli nemlendiriciler ile meme ucunun sürekli nemli kalmasını sağlamaktır. Bu şekilde meme ucu esnek olacaktır ve doğum olup göğüslere süt geldiği vakit gerginlikten dolayı göğüs uçlarının çatlaması önemli ölçüde önlenmiş olacaktır.

    Meme Uçları Yara Olan Anne Ne Yapmalıdır

    Meme uçları yara olan kimse ağrıların şiddetine dayanamayarak kesinlikle bebeğini emzirmekten vazgeçmemelidir. Çünkü emzirme yöntemi sağlıklı oluşunu bir kenara bırakın o konuları herkes biliyor zaten ama özellikle yeni anne adaylarına belirmek isterim ki, en kolay bebek besleme yöntemidir. Diğer besleme yöntemleri gibi hazırlama ısıtma gibi, sıkıntılar ile uğraşmazsınız. Meme ucunun yara olması dışında emzirirken başka hiç bir sorunla karşılaşmazsınız. Emzirmenin rahatlığını düşünerek bile bu acıya katlanıp bebeğinizi mutlaka emzirmeyi başarmalısınız. Zaten bir kaç hafta sonra geçecektir. 

    Meme ucunuz yara olmuşsa, her emzirmeden sonra pamuklu bir bez ile meme ucunuzu kurulayın. Göğsünüzden emzirdiğiniz zamanların dışın da da süt geliyorsa, meme ucunuzu kurulamayı ihmal etmeyin. E vitamini içerikli nemlendirici sürün ve  bebeğinizi her emzirmek istediğinizde meme ucunuzu sadece su ile yıkayın. Doktorunuz önermediği sürece her hangi bir ilaç kullanmayın. Bebeğinizi sık sık emzirin çünkü bebeğinizin tükürüğü ve salyası dezenfektan görevi görecektir. Meme ucunuzu sürekli kuru tutarsanız, meme uçlarınız kısa sürede iyileşecektir.

    Meme Çatlaklarını Tedavi Etmenin Doğal Yöntemi:

    Meme uçlarının hem yara olmasını önlemek hemde mevcut olan yaranın hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlamak isterseniz ayva çekirdeğinden faydalanabilirsiniz.

    3.4 Ayvanın iç kısmında bulunan çekirdeklerini çıkararak, ılık bir fincan suyun içine atın. Bu şekilde en az iki gece bekletin. Bu su iki gecenin sonunda jel kıvamı alacaktır. Bu karışımı meme uçlarınızda oluşan çatlaklara sürerek hen daha rahat bir emzirme sağlayabilir, hemde en kısa zamanda iyileşmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca bu karışımı vücudunuzun her hangi bir yerinde oluşan diğer tahriş ve yaralar içinde kullana bilirsiniz. Çok doğaldır ve hem size hemde bebeğinize her hangi bir zararı olmaz.
    ]]>
    Bacakta Çıkan Yaralar https://www.yaralar.com/bacakta-cikan-yaralar.html Sun, 11 Nov 2018 08:18:33 +0000 Bacakta Çıkan Yaralar; Venöz bacak ülserleri fazla ağrılı, yaşam kalitesini alçaltan kötü kokulu ve çoğunlukla iltihaplı yaralardır. Ortalama nüfusun % 8 inde varis mevcuttur ve varis hastalarının % 1 i yaşamlarının bi Bacakta Çıkan Yaralar; Venöz bacak ülserleri fazla ağrılı, yaşam kalitesini alçaltan kötü kokulu ve çoğunlukla iltihaplı yaralardır. Ortalama nüfusun % 8 inde varis mevcuttur ve varis hastalarının % 1 i yaşamlarının bir yerinde bu ülserlerle tanışırlar. Venöz yetmezlik adın verdiğimiz hastalıkta toplardamar içerisindeki basınç şahıs ayakta durduğu zaman yükselir. Yükselen basınç kanın kırmızı hücrelerinin damar dışına sızmasına ve burada kalmasına sebep olur. Kırmızı hücrelerin de belli bir yaşam süresi mevcuttur ve yaşamını tamamlayan kırmızı kan hücreleri içerisindeki oksijen taşıyıcı boyanın burada kalmasına neden olurlar. 

    Bu biçimde ayak bileğinin ön iç kısmında renk koyulaşması meydana gelir. Bu koyu renk bölgesinin kenarlarında kaşıntı, sertleşme  ve egzamaya benzer cilt bozuklukları da oluşur. Zamanla yarada sulanmalar da oluşmaya başlar. Cilt altı dokusu da zaman geçtikçe sertleşir ve ödem de oluşmaya başlar. Koyu renk bu bölgeye oturan kanın boya maddeleri ile belirir. Atardamar kalpten çıkan kanı bütün vücuda yayar. Toplardamarlar organlar tarafınca kullanılmış olan kanı kalbe geri döndürürler. 

    Bacakta Çıkan Yaralar

    Atardamarlar içerisindeki kan kalpten çıkmasının ardından üstündeki basınç ile dokulara yayılır. Toplardamarlar içerisindeki kanda geri dönüşe yardım edebilecek bir basınç yoktur. Yalnızca bacak hareketlerinin meydana getirdiği kas basıncı, bu kaslar içerisinden geçen kanı kalbe doğru pompalar. Atardamar içerisindeki kan basıncı bacak alt kısımlarına ulaştığında çok fazla azalmıştır. Toplardamar içerisindeki basınç ise tam tersine venöz bir yetmezlik olduğu için artmıştır.

    Hastalığın ilerlemesi ile beraber atardamarın dokuyu besleyen uç bölgesindeki basıncı ile toplardamarın yükselmiş basıncı birbirini dengeler. Dokuda kan duraklar beslenme yüzeysel dahi olsa durur. Bu sebeple o  bölgedeki ciltte dökülme yani venöz ülser meydana gelir. Venöz ülser (bacak yarası) fazla ağrılıdır. Toplardamarlara bağlı bir şekilde oluşanların hemen hepsinde yara bölgesinde koyu renk ve ödem gözükür. Tanıda hastanın şikayetlerinin ne olduğu ve hangi süreden beri şikayetlerinin meydana gelmiş olması önemli bir rol oynar.

    Klinik muayene ve bu muayenenin daha sonrasında yapılan Renkli Doppler Ultrasonografi tanısı ilk etapta tamamlar. Bacak ülseri şikayetleri oluşan hastalarda venöz ülserler, atardamar hastalıklarına bağlı oluşan ülserler  ve diabetik ülserler birbirlerinden dikkatli bir şekilde ayrılmalıdır. Varis ülserleri seyrek bir şekilde ayak bileğinin dış kısmında da meydana gelebilir. Yaranın üst kısmında daha önce tedavi sonucu iyileşenlerin izleri gözükmektedir. Ayrıca bazı enfeksiyon hastalıklarının ve vaskülitlerin de bacaklarda ülser oluşturduğu hatırlanmalıdır.

    Bazı metabolik hastalıklarda ve cilt kanserleri gibi habis hastalıklarda da bacaklarda ülser meydana gelebilir. Cerrahi tedaviye uygun olmayan hastalıklarda çoğunlukla yükselmiş olan venöz basıncı düşürmek amaçlı olarak kompresyon tedavisi yapılabilir. Bu tedavinin amacı yükselmiş olan venöz basıncın azaltılması ve bu biçimde atardamar içerisindeki, doku beslenmesini, sağlayan kanın bu bölüme rahat bir şekilde gelerek dokunun beslenmesinin sağlanmasıdır. Bu şekilde yara kapanmış olur.

    Bu kompresyon tedavisinin dikkatli konulan bir tanı neticesinde uygulanması gerekir. Damar hastalığı bulunan şahıslarda kompresyon tedavisinin meydana geleceği basınç, yeterli olan atardamar basıncı oluşmayan şahıslarda ayak beslenmesini daha da bozabilir. Kalp yetmezliği bulunan şahıslarda yapılan kompresyon bandajına bağlı olarak bacaktan vücuda yüklenen kan oranı kalbin yükünü ani bir şekilde yükselteceğinden, tedbir de alınmazsa tehlikeli olabilecektir. Şekeri bulunan hastalarda kompresyon tedavisini doğru bulmuyorum. Çünkü şekeri bulunan hastalardaki nöropati (ayakların kısmen hissizleşmesi) sebebi ile yükselen basınç sebebi ile meydana gelebilecek doku hasarını hasta farkına varamıyabilir.

    ]]>
    İnce Bağırsakta Yara https://www.yaralar.com/ince-bagirsakta-yara.html Mon, 12 Nov 2018 07:04:30 +0000 İnce bağırsakta yara, aslında çok sık karşılaşılmayan bir durumdur. Fakat meydana geldiğinde kişilerde çok büyük sorunlara neden olarak özellikle ağrıların şiddetlenmesi gibi durumlardan dolayı problemi ortaya çıkarmakta İnce bağırsakta yara, aslında çok sık karşılaşılmayan bir durumdur. Fakat meydana geldiğinde kişilerde çok büyük sorunlara neden olarak özellikle ağrıların şiddetlenmesi gibi durumlardan dolayı problemi ortaya çıkarmaktadır. İnce bağırsakta yara sorunu görüldüğünde kişilerdeki en büyük şikayetler bağırsak bölgelerinde şiddetli ağrılardır. Bağırsak yaralarında alışagelmiş bir durum olan kalın bağırsak yaralarının yanında ince bağırsakta yara çok daha az karşılaşılan bir problemdir. İnce bağırsakta yara genellikle 40 yaş ve daha üstü kişilerde görülebilmektedir. Gençlerde ve çocuklarda çok karşılaşılmayan bu durumun nedeni eğer farklı hastalıklar ise bu durumda ince bağırsak yaraları genç yaştaki insanlarda da görülmektedir. Meydana geldiği zaman öncelik sancı ve ağrılar olmak üzere kişilerde problemlere neden olan bu gibi durumlarda hastalar şiddetli rahatsızlık nedeni ile doktora gitseler de ince bağırsakta yara genellikle ilerledikten sonra farkına varılan bir hastalıktır. İnce bağırsak hastalıklarında yaralarda dahil olmak üzere birçok hastalığın birbirinden ayırt edilmesi son derece zordur. Fakat günümüzde oldukça geliştirilmiş olan tıbbi görüntüleme cihazları sayesinde bu gibi sorunlar bu cihazlarla canlı görüntüleme yapılarak çok kolay bir şekilde teşhisi gerçekleştirilmektedir. 
    İnce Bağırsakta Yara
    İnce bağırsakta yara belirtileri:
    İnce bağırsakta yara son derece büyük belirtiler gösteren ciddi bir hastalıktır. Bakteri açısında çok etkin olan bağırsaklarda görülen yaraların kendiliğinden geçmesi kesinlikle beklenmemelidir. Aksi durumlarda çok büyük sorunlar karşınıza çıkabilmektedir. Hastalığın oluşum sürecinde kişiler genellikle çok fazla bir belirti hissetmezler. Fakat hastalık ilerledikten sonra yavaş yavaş kişilerde karın sancılanmaları ve hafif hafif mide bulantıları gibi durumlar meydana gelebilmektedir. Bu durumlarda kişinin hemen doktora gitmesi hastalığın ilerlemeden çok daha hızlı bir şekilde iyileşmesi gibi bir fayda sağlayabilmektedir. Fakat bu durum sadece bayanlarda bu şekilde olmaktadır. Bunun nedeni ise bayanlar bu gibi mide bulantısı ve karın ağrısı sorunlarına kadınsal ve tehlikeli bir hastalık şüphesi ile yaklaşırlar ve doktora giderler. Durum erkeklerde böyle değildir. Hastalığın bir diğer belirtisi ise daha gelişmiş evrelerinde görülür. Kişide sürekli olarak ishal sorunları ve kusma sorunları görülmektedir. Bu durumda ince bağırsakta yara sorunu olan kişinin vücudunda hızlı bir su kaybı görülür. Görülen su kaybı ise birçok farklı hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. 

    Nedenleri:
    • Bu hastalığa neden olan en temel etken tabi ki bakterilerdir. Bakteriler ise genellikle yiyeceklerin ve içeceklerin hijyenine göre değişiklikler göstermektedir. Bilindiği gibi bağırsakta bulunan faydalı bakterilerin azalması durumunda bu tür yaralar meydana gelmektedir. Bu bakterilerin azalmasının nedeni de tabi ki zararlı bakterilerin bağırsak içerisinde artması durumudur. 
    • Bu durumun diğer nedeni ise genellikle ailede görülen kalıtsal sorunlardır. Eğer annede ya da babada ince bağırsakta yara gibi bir problem görülüyorsa bu durumda aynı sorunun ileri ki yaşlarda çocuklarda da görülmesi ihtimali oldukça yüksektir. Bunun için gerekli önlemleri almanız sizler için çok daha iyi olacaktır. 
    Bağırsakta yara tedavisi:
    Bu hastalığın tedavisi günümüzde en etkin olarak kortizon ile tedavi edilmektedir. Bu tedavi yönteminin tek kötü yanı birçok yan etkisinin olmasıdır. Kişiden kişiye değişiklikler gösteren yan etkiler nedeni ile kullanılan ilaçların bırakılması şarttır. Aksi durumlarda bu tedavi yöntemi farklı yan etkiler göstererek vücut bütünlüğünüzü bozabilir. 
    ]]>